1.

28 1 1
                                        

kasved kahvedeydi Atlas ise camdan her zamanki gibi yüzündeki gülüş ile izliyordu sevdiği adamı.

Adam biliyordu izlendiğini lakin bakmadı o tarafa bakınca kaçıyordu çünkü, bu onun 4 yılda edindiği bir tecrübeydi. 4 yılda da olduğu gibi görmezden geldi ve umursamadı, çayını içmeye ve sohbet etmeye devam etti.

Yarım saat bu böyle devam etti ve ezan okunduğunda adam oradan kalktı, 'cuma namazına gidiyor' diye geçirdi içinden Atlas. Adamın kalkmasıyla atlas ta kalktı annesinin eve gelmesine az kalmıştı gitmeliydi.

Atlas iyice eskimiş mavi renkli hırkasını ve tek arkadaşı olan kedisini alarak evden çıktı, yolda bazı ona selam veren yaşlılar hariç kimse yüzüne bile bakmadı Atlas burukça gülümsedi ve 3 yıldır kimsenin gelmediği terk edilmiş inşaata girdi. Burası onun hayalleriydi, umuduydu her bir köşesinde kasved ile yaşamak istediği hayaller ile doluydu. Sevinçle gülümsedi yaşamak istediklerini düşününce.

Bir gün oda beni severse düşüncesiyle kurduğu hayallerin haddi hesabı yoktu. bu inşaatı yeniden başlatıp burada yaşamak istiyordu onunla, sadece ikisi ha birde çocukları tabi onu kasvette isterse evlat edineceklerdi. Adımlarını küçük odaya yöneltti, burası çocukları içindi sonra evin en büyük ana salonuna girdi burada karşılarında bir televizyon olacak kanepede kasvedin omzuna başını yaslayarak izleyecekti ve daha nicesi...

Buruk bir gülümseme takınarak 2. Katta tuğlası dahi olmayan yere gitti ve bacaklarını sarkıtarak oturdu, her zamanki gibi.

Bir süre sonra kedisi de kucağına geldi ve atlasa iyice sokularak uykuya daldı.
Kedisinin ismi yoktu, evet onu da kasved ile birlikte koymayı planlamıştı.

Bir süre orda oturduktan sonra camiden çıkan insanları gördüğü gibi ayaklandı, kasvedi görebilirdi belki bir iki kelime dahi konuşabilirdi!

Hızlıca caminin çıkışına gitti ve bekledi. Arkadaşı ile hararetli bir şekilde konuşarak camiden çıkan kasvedi görünce gülümsedi lakin aynı şey kasved için geçerli değildi.

Atlası görünce sinirle soludu ve kaşlarını çattı çocuk resmen bakışlarıyla aşkını köye duyuruyor "ben bu adamı seviyorum" dermişçesine haykırıyordu, sinirle adımlarını ona yöneltti. Tam karşısına geçti başını eğmek zorundaydı çünkü aradaki boy farkı biraz fazlaydı "gel benimle" diyerek sertçe elinden tuttu ve atlasın zayıf bedenini sürüklemeye başladı. Adam ona her ne kadar kızacak olsa da atlasın tek düşündüğü elinin eline ne kadar yakıştığıydı.

Kasved kimsenin olmadığına emin olduktan sonra çocuğun karşısında durdu sakince cebinden sigarasını çıkardı ve hiç aceleci bir tavır göstermeden yaktı, sigaradan derince içine çektikten sonra dingin bir sesle konuştu "gözlerine hakim olmalısın" dedi. Atlas hem yüzüne üflenen duman hem de yakınlık dolayısıyla ağzını dahi açıcak gücü bulamamıştı kendinde, masumca adamın gözlerine bakıyordu.

Adam çocuğun yüzünü dikkatle inceliyordu, ilk defa bu kadar yakın duruyorlardı ve ilk defa bir diyaloğa gireceklerdi. Kasved her ne kadar atlası tanımasa da Atlas kasvedi çok iyi tanıyordu.

Uzun süre birbirinin gözlerine kenetlenmiş olacaklar ki kasvedin eline sigaranın külü düşmüştü. Kasved bir şey olmamış gibi külü düşürmüş ve yeniden atlasa dönmüştü. Atlasın endişeyle eline baktığını görünce gülümsemiş "bir şeyim yok ufaklık" diyerek eliyle atlasın çenesinden tutarak kafasını yukarı kaldırmış tekrardan ciddi bir ifadeye bürünerek konuştu "bak çocuk bakmana bir şey demiyorum az çokta anladım zaten içindekileri günahı, sevabı beni ilgilendirmez" demiş ve çenesini bırakmıştı "bak tabi bakmana bir şey demiyorum ama lan neden herkesin içinde aşkını haykırır gibi bakıyorsun" demesiyle Atlas yaptığı hatayı anladığında başını eğdi.

You've reached the end of published parts.

⏰ Last updated: Jun 24, 2024 ⏰

Add this story to your Library to get notified about new parts!

PERESTIŞStories to obsess over. Discover now