Sabah saat 05.00 suları ben yine uyanığım ve düşündüğüm tek şey odamın en güzel manzarası olan Galata'dan süzülüp buralardan sakin , sessiz , hiç kimseyi kızdırmadan , kimseden azar işitmeden , kimseden şiddet görmeden bu pahalı ama ucuz hayattan sıyrılıp gitmek. Ben bu gibi daha çok düşünce içine girmişken saat 07.00 olmuştu. Tam uyumak üzereydim ki annemin çığlık sesleri yükseldi aşağı kattan, sanki biri ölmüş gibiydi sonradan anladım biri ölmedi ama bu çığlık bu sefer gerçekten ölümün habercisiydi. Nefes alamıyordum, ellerime sanki elektrik vermişlerdi o derece titriyordu yatağımdan kalktım kapımı açtım korka korka aşağı indim. Annem yerde kanlar içinde babam öldüresiye dövmüştü onu. Annemi yerden kaldırdım hemen yanımızda bulunan küçük odaya kilitledim. Her yer kandı ne yapacağımı bilemedim çok fazla korkuyordum ama az da olsa ağzımdan bir kaç sözcük çıkıyordu. Arkamı döndüğümde elleri kan içinde olan babamı gördüm "baba, baba yeter baba bizden niye bu kadar nefret ediyorsun?! Kadını ölümden beter ettin sen daha ne istiyorsun. Yapma yalvarıyorum yapma . Çık git bu evden bizim yüzümüze bakma git kimle yaşıyacaksan yaşa, kiminle eğlenmek istiyorsan onunla eğlen kiminle hangi yatakta yatmak istiyorsan yat be adam! Ama sal bizi artık ya sal. Senden ne adam, ne baba, ne koca senden hiçbir halt olmaz. Defol git bizi bizimle bırak baba defol git! " dedim o an aklıma dank etti bugün ölecek kişi bendim. Babam hiç konuşmadı sadece bir bakışı vardı içimden hani azraili sadece ölen görürdü dedim. Babam sürekli elindeki bıçağa ve bana bakıyordu sonra tekrar bana baktı ve " gel babana güzel kızım" dedi. Koşarak odama çıkmaya başladım ama sanki bacaklarımda sorun vardı sürekli düşüyordum ve babam bana bir adım daha yaklaşıyordu. Babamın bağırışları artık çok yakınımdaydı " Kumsal! Kaçma kızım babandan. İnsan babasından korkar mı? Gel buraya seni en güzelinden sevicem gel kızım gel babacım!" dedi ve son sözü oydu sevicekti beni, beni en güzelinden sevdi. Uyandığımda odamdaydım yatağımdan çıktım boy aynam vardı annemle yenilediğim ona doğru gittim. Ruh benimdi evet ama bu beden bana ait olmamalıydı. Kollarım baştan aşağı jiletlenmişti, dudaklarım mosmordu , karnımda diş izleri vardı . Haykıra haykıra ağlamaya başladım. Beni bu şekilde babam mı sevdi diye düşünürken aşağı kata indim annemle konuşmaya annem babama " nasıl böyle bir şey yaparsın şerefsiz herif o senin kızın nasıl kıydın ona" diye diye ağlayarak babama sövüyordu ellerimi başımın üzerine koydum saçlarımı tuttum ve yere çöktüm tam o sırada babamı duydum " abartma be kadın çok ileri gitmedim o benim kızım onun iyiliğini isterim tabii ki onu hiç unutamayacağı şekilde sevdim sadece" dedi. Başımdan aşağı kaynar su dökülmüştü. Bu olayı yaşadığım gün çok kötüydü ama o günün tek iyi tarafı Atlas ile tanışmış olmamdı. Adı Atlastı ama o abiydi, babaydı, anneydi o benim her şeyim , o benim hayatta kalma sebebim , o benim hayatım boyunca tanıyacağım her şey için en güzel rol modeldi hâlâ da öyle. Benim hikayem, hikayelerin en kötüsü fakat tanınabilecek en güzel insanı barındıran bir hikaye benimkisi... Babam dışarıya çok iyi biriydi belki başkalarının çocuklarına davrandığı kadar nazik davransaydı bana da bunların hiçbiri gerçekleşmezdi. Beni başkalarını sevdiğin kadar sevmeni istedim her zaman baba. Senden nefret ediyorum ama bana Atlası kazandırdığın için her şeyden çok minnettarım. Bugün size anlattığım her şeyi aynı anda Atlasa anlattım. Atlas o kadar güzel yaklaştı ki bana kafamı göğsüne yasladı öpmeye, okşamaya başladı daha sonra benden bir tarak istedi. Ben gülerek sordum:
- Hayatım ne yapacaksın bununla?
- Bugün internette bir video gördüm saç örgüsü onu yapıcam güzelim.
- Canımın içi sen hiç uğraşma bugün çok yorulduk zaten bence hiç gerek yok.
- Aşkım bak söz çok güzel yapıcam bu sefer.
- Yok hayır güzel yapmazsın demedim zaten hani yorulma diye yoks-
- Tamam tamam anladım aynen sadece yorulmamam için istemedin tamam. Ee bari taramama izin ver hatunum.
- Tara bakalım hadi ne hünerleriniz varmış görelim.
- Kumsal şu ipeksi altın saçlarını kimseyle değişmem biliyorsun değil mi?
- Noldu şimdi birden bire Atlas korkutma beni bu sorun varsa söyle bileyim.
- Şşş sakin ol bebeğim hiçbir şey yok hem ben senden bir şey saklar mıyım?
- Atlas bir şey var , var bir şey hadi hayatım söyle lütfen. Ne oldu sizinkilerle mi tartıştın yine yoksa patronla mı bişey oldu işle alakalı mı hı Atlas hadi söyle endişelendirme beni.
Atlas elleri ile Kumsalın saçlarını kavradı gözünden akan elmasları elleri ile sildi.
- Kumsal bana bak ağlama bak bana
- Atlas ben, ben saçmalıyorum özür dilerim..
- Aşkım gözlerime bak ben seni anlıyorum tamam mı? Dünya senin gibi bir prenses için çok fazla iyi. Sen çok güçlü bir kızsın birçok şeyi tek atlattın ama artık ben varım o yüzden tabii ki aklında seni rahatsız eden her neyse söyleyeceksin özür dileme . Bak ben herz şeyini kaybetmiş biriyim. Biz çok kötü hikayelerden birbirimizi tanıdık keşke yaşamasaydık ama iyi ki tanıdık birtanem. Kumsalım huzurunda hayat bulduğum ömrümü vereceğim gerçekten hiçbir şey yok ama yine söylüyorum saçının tek bir teline dünyayı yakarım, akan her göz yaşına evreni sorguya çekerim. Ben seni her şeyden herkesden daha çok seviyorum sen benim mucizemsin bebeğim...
- Hayatım ben çok özür dilerim aklıma şey geldi de...
- Aklına bizden başka hiçbir şey gelmesin sevdiğim daha fazla üzme kendini kızıcam bak yoksa.
- Tamam sustum. Senden bir şey rica edebilir miyim?
- Söyle bakalım.
- Bu gece burada terasta uyuyalım mı? Sen uyut beni göğsünde..
- Bu benim için büyük bir zevk hanım efendi...
Böylelikle terasta uyuduk. Ben hâlâ anlam veremiyorum o cehennem gibi evden nasıl kurtuldum nasıl buradayım bilmiyorum. Tam da uykuya dalmışken ayşe abla geldi. Benn birden gelen irkilmeyle:
- Ayşe abla ay sen miydin
- Korkuttum mu canım kusura bakma
- Ablaa sessiz ol Atlas daha yeni uyudu
- Biliyorum biliyorum bana uyumadan mesaj attı Kumsalımın ilacını unutma diye hadi sen şunu iç de uyuyun siz bölmiyim ben.
- Teşekkür ederim ablacım iyi geceler.
Ayşe abla gözü yaşlı bir şekilde içeri gitti sanırım eskileri hatırladı... Bense huzur bulduğum kokuya, yaşama sebebim olan bedenin yanına geri döndüm. Atlas giderse ne yaparım bilmiyorum o benim oksijenim çünkü insan oksijensiz yaşar mı hiç? O değilde doğduğum ev kaderim olmadı ama kaderimi buldurdu...
YOU ARE READING
ATLASANKAM
General Fictionbir baba, bir anne, bir abi, o kumsalın her şeyi ve asla ölmeyecek olan tek kişi...çok kötü bir çocukluk geçiren Kumsal maalesef gençliğinde çocukluğunda yaşadığının bin katını yaşamıştır. baba kelimesinin ne anlama geldiğini bilmeyen,annelerin her...
