1937- 1964
Tom Riddle ile birlikte yükselişe geçen karanlığın Meissa Black gözünden anlatımı.
Meissa biraz dengesini yitirmiş gibiydi. Capella'nın kollarını tuttu ve sarstı.
"Senden başka kimsem yok lütfen yardım et."
Capella'nın gözlerinde kırmız...
[Uyarı: Kitapta hiçbir şekilde Tom Riddle güzellemesi olmayacaktır. Tam olarak o dönemi yazmak istediğim için yazıyorum.]
⋆•°•⋆-★-⋆•°•⋆
Oops! This image does not follow our content guidelines. To continue publishing, please remove it or upload a different image.
★Meissa L. Black ★ ★Slytherin ★ ★ Black ailesinin gözdesi★
["Sen," Dedi Meissa ilk defa gözlerinden duygusu anlaşılmıyordu. Ama sesi her şeyi açıklıyordu. Korkuyla karışık inanmazlık vardı."İnsan değilsin. "]
⋆•°•⋆-★-⋆•°•⋆
Oops! This image does not follow our content guidelines. To continue publishing, please remove it or upload a different image.
★Capella H. Black★ ★Slytherin★ ★Black ailesinin parlayan son yıldızı★
[Düpedüz ihanet diye düşündü Capella. Asasını cübbesinin yeninden çıkarırken düşüncelere daldı. Meissa'nın başına gelenlerden sonra hala inanıyor muydu? Yaptığı işin arkasında mıydı yoksa?]
⋆•°•⋆-★-⋆•°•⋆
Oops! This image does not follow our content guidelines. To continue publishing, please remove it or upload a different image.
★Tom M. Riddle ★ ★ Slytherin ★ ★ Lord Voldemort ★
[Voldemort gülümsedi. Bu yüzünü aydınlatan bir gülümse değildi. Korkutucu yanı ağır basan bir gülümsemeydi. "Evet ben Meissa," Duraksadı tekrar sırıttı "şanslısın ki iyi bir gün geçiriyorum. İkinci söylediğini zevkle iltifat olarak alıyorum. " Dedi yüzü sırıtmayı bıraktı "senden en kısa zamanda toparlanmanı istiyorum. Çünkü bir kez daha bu kadar iyi bir gün geçiriyor olmayabilirim. "]
⋆•°•⋆-★-⋆•°•⋆
Soğuk bir aralık gecesiydi. Londra sokakları karanlıkla kaplı ve neredeyse bomboştu. Küçük bir kız çocuğu evinin bahçesinde kardan adam yapıyordu.
Küçük bir "pop" sesiyle kız irkildi ve çitlerin arkasından dar sokağa baktı. Yeniyetme, güzel bir kız yoktan var olmuştu. Kimlerin gördüğüne pek aldırmıyor gibiydi.
Cübbesinin yenini çekiştirip kukuletasını başına örttü. Şehir merkezine giden yolun tam aksine dar ve eğik kanyona doğru yola koyuldu.
Yol ıssızdı, dağlık araziye doğru çıkıyordu ama o pek aldırış ediyor gibi görünmüyordu. Elini cübbesinin cebine soktu, içinden boş cam bir küre çıkardı. Cam küre saydamdı.
Genç cadı elini tekrar cübbesinin cebine soktu; bu sefer pis, kanlı bir mendil çıkardı. Mendili vakit kaybetmeden küreye bastırdı.
Küre bir anda dumanla dolmaya başladı ve dumanlar bir kadının silüetini aldı. Küreden gür ve net bir ses yerine aceleci bir ses yankılandı:
"Capella, defterimi bul. Tek çaresi bu. Biliyorum, sen de benimle aynı şeyleri düşünüyorsun. Lütfen defterimi bul; ilk doğduğumuz yerde."
Kadının silüeti bir anda dumanlara ayrılarak yok oldu. Genç cadı etrafına baktı. İleride ormana ayrılan iki yol vardı. Sağdakine girdi ve ilerlemeye devam etti.
Yol şimdi ağaçların arasından geçiyordu. Kar daha kalındı ve yürümesini zorlaştırıyordu. Yirmi dakikalık bir yürüyüşün ardından, ileride ağaçların arasına saklanmış küçük bir dağ evi göründü.
Cadı adımlarını hızlandırarak eve yöneldi. Yaklaştıkça ev daha net seçiliyordu. Bahçesi bakımsızlıktan dökülüyordu. Yerdeki yabani otlar kurumak yerine hâlâ ayaktaydı; üzerlerine kar yağmıştı.
Kapıda hiçbir değişiklik olmadı. Genç cadı aklına gelmiş gibi mendilini bir kez daha çıkardı. Kanlı kısmını kapı deliğine sürdü.
İlk başta işe yaramamış gibi görünse de ardından gelen bir tık sesiyle kapı aralandı. Asasını daha sıkı tutarak kapıyı ardına kadar açtı.
Kimse yoktu. Bunu hem bekliyor hem beklemiyordu. Yerdeki kalın toz tabakasına bakılırsa uzun süredir kimse uğramamıştı.
İçeriye bir adım attı. Yerdeki toz bir anda havalandı ve bir insan şeklini aldı. "Kimsin?"
Bunu hiç beklemeyen cadı, şekle baktı: "Capella. Capella Black."
Şekil, sanki birisi içinden fitil yakmış gibi patladı ve tekrar toz parçaları hâlinde yere serildi.
Capella asasını tekrar cübbesinin yenine soktu.Yavaşça sağ kolunu kaldırıp saatine baktı. Normalde sayıların olması gereken yer bomboştu; içerisi küçük beyaz noktalar haricinde ıssız görünüyordu. Kolunu hafifçe sallayınca içindeki noktaların yeri değişti ve merdivenleri gösterdi.
Tozlu basamakları gıcırdatarak hızla üst kata çıktı. İçeride bir koridor değil, bir çalışma odası karşıladı onu. Odaya girince asasını çıkarıp aydınlattı.
Cübbesinin başlığını indirip hızlıca masaya eğildi. Çekmeceleri açmaya çalıştı ama başaramadı, kilitliydiler. Tekrar kilit açma büyüsünü denedi ama işe yaramadı. Dizlerinin üstüne çöktü ve çekmecenin üzerinde küre şeklinde bir oyuk fark etti. Ne yapması gerektiğini anlamıştı.
Kristal küreyi tekrar eline aldı, oyuğa yerleştirerek hafifçe çevirdi. Çekmeceden güven veren bir tık sesi geldi.
Genç kız, yavaşça çekmeceyi kendine doğru çekti. Oradaydı işte: kahverengi, kenarları soyulmuş deriden yapılma bir defter.
Capella defteri eline aldı. İçinde bu kadar önemli ne olabilirdi? Yavaşça yere, rahat bir pozisyonda oturdu ve defterin ilk sayfasını açtı:
Sevgili Capella, Öncelikle senden böyle bir şey istediğim için özür dilerim. Bilmeni isterim ki böyle bir istekte bulunacağım benim bile aklıma gelmezdi ama bu durum hayati önem taşıyor. Bu defteri yapabileceğin en kısa sürede Dumbledore'a ulaştır. Senden başka sadece Dumbledore'un haberi olmalı bu yazdıklarımdan. Senden başka kimseye güvenemem. Bu senden ilk ve son isteğim. Onu sadece Dumbledore durdurabilir. Lütfen önyargını bir kenara bırak.
Sevgiler, Meissa
"Düpedüz ihanet," diye düşündü Capella. Asasını cübbesinin yeninden çıkarırken düşüncelere daldı. Meissa, başına gelenlerden sonra hâlâ inanıyor muydu? Yaptığı işin arkasında mıydı yoksa?
Capella odanın köşesine, şöminenin olduğu yere baktı. Gözlerini sımsıkı kapattı. Damla damla yaşlar tahta döşemeye süzüldü.
Yerden kalkıp şömineye doğru yürüdü, tam önüne gelince durup gözlerini dikerek yere baktı.
Meissa bu defteri Dumbledore'a vermeyi neden bu kadar çok istiyordu? Daha da önemlisi, kendisi neden vermemişti? Tam bunu düşünürken aklına bir şey geldi; içini yakan bir gerçekti bu. Hafızasını ne kadar zorladıysa da kaçamadığı bir gerçek...
Meissa bu notu ölmeden hemen önce yazmıştı. Kendisi verememişti çünkü öyle bir vakti olmamıştı.
Gerisin geri masaya yürüdü ve sandalyeye oturdu. Okuduktan sonra Dumbledore'a vermenin ne zararı olabilirdi ki?