0.0

37 1 11
                                        

  "Endişelenmene gerek yok , Alyssa. Arkadaşlarım çok rahattır. Uyum sağlamakta zorluk yaşayacağını düşünmüyorum."
  
  "Beni biliyorsun abi, yeni ortamlara hiç bir zaman kolay uyum sağlayamamışımdır."
 
  "Biliyorum Alyssa. Ama sadece bir ay. Hem annemleri duydun , seni evde bırakamam."
  
   "Evde kalmama neden izin vermediler anlamış değilim. On sekiz yaşındayım sonuçta ... Reşitim ve kendi başıma kalabilirim..."
  
   "Alyssa!"
 
   "Tamam , pekala . "
 
   Bıkkınlıkla nefes verdim. Abim ve arkadaşlarının evine doğru giderken neden onlarla kalmak zorunda olduğumu sorguluyordum. Annem ve babam bir aylığına Kaliforniya'ya iş seyahatine gideceklerdi ve bu bir aylık süreçte abimlerin yanında kalmamı istiyorlardı. On sekiz yaşındaydım ve normal reşit bir birey gibi sadece bir aylığına evde kalamayacak olmam elbetteki beni sinirlendiriyordu. Küçük bir kız değildim ama onların gözünde evde tek başına kalacak kadar büyümemiştim. Ne harika ama !
 
  Dolayısıyla da bir ay boyunca abim ve arkadaşlarıyla kalmak zorundaydım. Abimin yedi kişiden oluşan bir arkadaş grubu vardı. Ortaokul yıllarından beri birbirlerini tanıyorlardı. Birbirlerine sıkıca bağlıydılar. Ortaokuldan mezun olmalarının üzerinden seneler geçmesine rağmen hala ayrılmamışlardı ve eskisinden daha da yakındılar.
 
  Bundan yaklaşık iki sene önce, üniversiteye başlayacakları zaman, beraber bir eve taşınmayı düşünmüşler ve ailelerinin de onayını aldıktan sonra sahil kenarında bir ev satın almışlardı. Genellikle yazın burada beraber kalıyorlardı , bir bakımdan tatil evi gibi kullanıyorlardı burayı. Her sene yazın buraya gelirler ve dersler başlayıncaya kadar burada kalırlardı. Dolayısıyla abimi yazın evde görmeniz pek te mümkün değildi.
 
   Yıllardır arkadaş olmalarına ve annemlerin hepsini tanımasına rağmen hiç birini tanımıyordum. Abim onlardan bahsederdi ancak pek te önemsemediğim için adlarını bile hatırlamıyordum. Şimdiyse bir ay boyunca onlarla kalmak zorundaydım. Aman ne kadar eğlenceli !
 
  Nihayet evin önüne geldiğimizde şaşkınlıktan dudaklarımın o şeklini almasına engel olamadım. Ne kadar da büyük bir evdi. Abim yolda gelirken evlerinin büyük olduğundan bahsetmişti ama bu kadar büyük olacağını tahmin etmemiştim.
 
   Bir tatil evinden çok villayı andıran evin beyaz dış cephesi oldukça iç açıcıydı. Dışarıdan bakınca bile ne kadar ferah ve geniş olduğunu gözler önüne seriyordu. Dışındaki havuz ise sıcak yaz günlerinde serinlemek için en ideal seçimlerden biriydi. Evin etrafındaki yeşillikler ise oldukça samimi bir hava katıyordu eve. Ev ,'Ben burdayım' diye belli ediyordu kendini.
 
   "Aval aval evimize bakman bittiyse eve girelim diyorum"
 
  Abimin sesiyke istemsiz olarak göz devirdim. Benim yerimde kim olsa eve aynı şekilde bakacağına adım gibi emindim.
 
  " Bu kadar zengin olduğunuzu bilmiyordum "
 
  Zengin derken elbette ki arkadaşlarını kastediyordum. Abimin böyle bir evi kendi başına alması imkansızdı.
 
  Başıyla beni onayladı.
 
  " Jungkook'un ailesi sağolsun , çok yardımcı oldular. Tabii ki bütün parayı onlar ödemedi ama aramızda en varlıklısı o olduğundan çoğunluğu o ödedi. Ne kadar ısrar etsek de ben ödeyeceğin diye tutturup bir anda elinde evin tapusuyla gelince kimse bir şey diyemedi."
 
   Anladığımı belirtircesine başımı salladım.
 
  Kapının önüne gelince abim önüme geçip kapıyı çaldı. Bir kaç saniyenin ardından içeriden gelen adım sesleriyle kapı açıldı.

  Oldukça uzun ve yapılı bir çocuk açmıştı kapıyı. O kadar uzundu ki yanında dursam kesinlikle cüce gibi gözükürdüm. Abimi görünce içtenlikle gülümsedi. Yanağında oluşan çukur dikkat çekmeyecek gibi değildi.
 
   "Hoşgeldin Yoongi. "

   "Hoşbulduk hyung."

  Bakışları beni buldu. Aynı samimi gülüşü hala yüzündeydi.
 
   "Sen de hoşgeldin."
 
   Gülümseyerek başımı hareket ettirdim. Dediğim gibi , insanlarla iletişimim gerçekten kötüydü.

My Brother's Friend | PJMHistorias para obsesionarse. Descúbrelo ahora