Giriş :

25 1 0
                                        

Değerli okurum seni Esim'in dünyasına biraz daha yakından buluşturmak istiyorum.

Bu yolculuğa birlikte çıkmaya hazır mısın?

Kemerini bağlamayı unutma!

İyi okumalar ...

Her şeyin yok olduğunda bile ümit vardır.
Bu sözü unutmamalıydı genç kız hep aklında olmalıydı çünkü eğer umudunu da kaybederse yapamazdı, dik duramazdı. Ne zaman umudunu kaybedecek olursa annesi gelir aklına ‘onun için, annem için dayanacağım, onun için yapacağım’ derdi kendi kendine. Çünkü sözde de okuduğu gibi o tek ama her şeyini kaybetmişti artık tek başına dimdik durmalıydı umudunu kaybetmemek tek yoluydu bunu yapacaktı yapmalıydı.

Hani bazen yapamayacağım dersiniz ya o zaman zaten vazgeçmişsinizdir ne çevrenizdekilerin ne sevdiklerinizin dediği o kadar etki etmez artık bir faydası dokunmaz, çünkü o perdeyi o duvarı siz ördünüz, siz yıkacaksınız. Ve bunu tam istemeden siz bunun için bir adım atmadan hiç kimsenin bir yararı dokunamaz size , sen başlamalısın bu senin hikayen, senin hayatın, o adımı sen atarsan sen inansan yaparsın başkası değil.

…………………………………………………...

Sevgiye muhtaç olmadığını düşündü hep annesinden sonra. Çünkü bu hayatta onda başka umudu, ondan değerlisi yoktu onun için.

İçinde hep taşıyacaktı o yaralı küçük kızı. içinde hep o küçük kırılgan ve yaralı kız olacaktı bundan sonra. Peki bunların hepsini bir kenara bırakıp umuda tutunmak neden bu kadar önemliydi onun için? Onun her şeyi zaten annesiydi ama onun için aramalıydı umudu. Belki şimdi sevgiye muhtaç olmadığını düşünüyordur kendi kendine ama aslında içindeki ufaklığın sevgiye ihtiyacı vardı.

Kimsenin sevgisine muhtaç olmadığını düşünen çünkü annesinin sevgisini bile kaybetmiş bir çocuk varsa içinde, bu giderek içinde büyüdüyse neden hayatta umut arasın ki? Neden başkalarından sevilmeyi, o şefkati beklesin ki? Alışmıştı yalnızlığa kimsenin onu farketmemesine, kimsesizliğe. Artık o kadar rahatsız verici değildi, yalnız olmaya alışmıştı, yıllardır çekiyordu. Ama bu daha ne kadar sürecekti ne zamana kadar dayanacaktı, yıllardır içinde tuttuğu acıyı, öfkeyi kime? nasıl? ne zaman kusacak? O zamana kadar dayanacak gücü kalacak mı? Dayanabilecek mi?

Annesinin sesini, dokunuşunu, kokusunu hatırlamadığı zaman kime kızmalıydı annesine mi? Ama onun da suçu yoktu. İçinde bir yerlerde tam bilmediği ama özlediği ona artık yabancı gelen ama unutmak istemediği o duyguyu nasıl hatırlayacaktı? nasıl dayanacaktı? Ama onun suçu yoktu, var mıydı yoksa? Olmamalıydı, ne yapmıştı ki annesini sevmekten başka, her küçük kızın yaptığını yapmıştı oysaki koşulsuzca sevmiş her zaman sevgisini göstermek istemişti annesine.

Önünde bu kadar engel varken ve bu engelleri bazen istemesede kendisi yaratırken dimdik durmayı öğreniyordu. Bir depremde kımıldamayan bir taş gibi olmak istiyordu ama o taşın yere düşüp yuvarlanacağını biliyordu. Önemli olan taşın dayanıklı olmasıydı. Çünkü deprem bitecek, hayat devam edecekti taş ya toz olacak ya da ufak bir sıyrıkla devam edecekti yoluna. Peki o hangisi olacaktı? Hayatta kaç deprem vardı güçlü durması gereken?

Annesini daha çok küçükken  kaybeden bir kız için ayakta durmaya çalışmak güçlü olmak, umudu aramak ne kadar zor düşündünüz mü?

Kaybetti evet, ama nasıl?

Bu hikayede kimi masum kimi ise masumu oynuyor? Peki masumu oynayan kim?

“gerçeklerin sizin gibileri için pis bir tarafı vardır bir gün, gün yüzüne çıkarlar.”  Çıkacak mı? Gerçekleri beklemek mi doğruydu aramak mı?

You've reached the end of published parts.

⏰ Last updated: May 27, 2024 ⏰

Add this story to your Library to get notified about new parts!

Umuda TutunmakWhere stories live. Discover now