22 yaşındaki Sarah, kütüphanede dolaşıyordu. Stadyumdaki parlak ışıklardan ve insan seslerinden uzakta, bu sessiz odanın içinde kendini güvende ve rahat hissediyordu.
Aniden bir kitap onu kendine merakını çekti. Kitabın siyah kapağında simsiyah bir mor göz şeklinde bir sembol vardı.
Sarah elini yavaş yavaş kitaba doğru kaldırdı, bu kitaba baktıkça içini bir merak duygusu kapladı. Bu, o kadar güzel ve gizemli görünüyordu ki, onu hemen okumak istedi. Sarah derin bir nefes alarak kitabı aldı ve kapağını açtı...
Kitabın sayfaları, onun hiç bilmediği bir yazı ile kaplıydı, sanki gizli bir dile sahipmiş gibi görünüyordu. Sarah birkaç sözcük okudu ve şaşkınlıkla gözlerini kırpıştırdı, çünkü bunları hiç de tanımıyordu.
Sarah, kitabın gizemini çözmek istiyor ama aynı zamanda korkuyordu da. Bu keşfinden kimsede bahsetmemeliydi. Derin bir nefes alarak kitabın sayfalarını çevirmeye devam etti. Her sayfa, yeni bir sır ve yeni bir ipuçları içermekteydi. Sayfaları çevirdikçe kendini, sanki bir başka dünyayı keşfeder gibi hissediyordu. Bu kitabın sırları, onu büyülüyor ve kendine çekiyordu. Sarah, bu gizemli kitaba aşık olmaya başlamıştı.
Sarah, heyecanlı bir şekilde kitabın sayfalarını çevirmeye devam ederken, kapı açıldı ve yakın arkadaşı Swinto içeri girdi. O her zaman ki gibi gülüyordu.
Sarah başını kaldırıp ona gülümsedi: "Hey Swinto, neden gülüyorsun?"
Swinto, Sarah'nın elinde tuttuğu kitaba meraklı bir şekilde baktı ve sırıttı. sarah cevapına yanıt vermeden kendisi soru sordu.
Swinto: "Ne bu? Gizemli bir kitabın mı?"
Sarah, kitaba baktı, biraz düşünceli görünüyordu.
Sarah: "Evet, bu kitabı arkamda ki rafdan buldum ve içinde hiç bilmediğim bir yazı var gibi."
Swinto, kitaba yaklaşmak için Sarah'nın yanına yürüdü. Kitaba yakından baktı ve yazıların ne olduğunu anlamaya çalıştı.
Swinto: "Bu ne, ne dil bu?"
Sarah, Swinto'nun sorusunun cevabını bilmiyordu ve sadece omuz silkti. Swinto, Sarah'dan kitaba göz atabilmek için aldı ve sayfaları çevirmeye başladı. Adam odayı dolduran gizemli atmosferin büyüsüne kapıldı ve sayfalardan gözünü ayırmadı.
Swinto, kitabanın son sayfasına baktığında, birdenbire yüzündeki ifade değişti. Önce gözleri irileşip kitaba doğru eğildi, sonra aniden hızla kitabı fırlattı ve geriye sıçradı. Elleri titriyordu ve yüzünde dehşetle karışık bir korku ifadesi vardı. Sarah, korkmuş bir şekilde ona baktı ve Swinto'nun ne olduğunu sordu.
Swinto, titreyen bir ses tonuyla konuştu.
Swinto: "Orada bir şey vardı. Bir şey beni izliyordu!"
Sarah, Swinto'nun neden böyle davrandığını merak etti ve ona yakından baktı. Swinto'nun yüzü solmuş gibiydi ve titriyor gibiydi. Sarah, Swinto'nun davranışlarına aldırmadan kitaba odaklandı. Elini kitaba doğru uzattı ve son sayfasını çevirdi. Ancak oraya baktığında hiçbir şey göremedi. Sayfa boştu, hiçbir yazı veya resim yoktu. Sarah, buna şaşırdı, çünkü Swinto neden böyle davranıyordu?...
Sarah, Swinto'ya döndü ve sordu.
Sarah: "Hey, itabın son sayfası boş. Ben hiçbir şey göremedim..."
Swinto, hala titreyerek cevap verdi.
Swinto: "B-ben bir şey gördüm. Bana bakıyordu... beni izliyordu!"
Sarah, Swinto'nun çok gergin olduğunu fark etti ve onu rahatlatmaya çalıştı.
Sarah: "Swinto, orada hiçbir şey yok. Belki de bir şeyin senin hayal gücünü uyandırdığını düşünüyorum."Swinto, bu sözlerden bir teselli bulamadı. Hala da titriyordu ve bir kez daha etrafına bakındı, sanki bir şey kendisini uzaktan takip ediyor gibiydi.
YOU ARE READING
Şeytan gözü
General FictionBu kitabı kendi düşüncelerimle yaptım, bazı animelerden kopya çekmiş gibiydim hehehe yinede okuyup bana destey olursanız sevinirim!
