Mezarların başına geldi. Gözünden akan iki damla yaşı sildikten sonra öfkeyle konuşmaya başladı:
-İntikamınızı alıcam. Bunu size yapanlar bedelini en ağır şekilde ödeyecekler.
49 Yıl Önce...
-Anne tütülü etek de aldın mı?
-Ama söylersem sürprizi kaçar. Biraz bekleyeceksiniz artık Ece hanım.
-Öf ama ya.
-Çok ayıp ama Ece. Anneye öf denmez. Hele yüzbaşıya hiç denmez.
-Haklı olabilirsin babacım. Ne kadar yolumuz kaldı? Kendi doğum günüme geç kalmak istemiyorum.
-Merak etme prenses geç kalmayacağız.
-Radar var Cevdet. Dikkat et.
-Tamam yavaşlıyorum.
Cevdet yavaşlamaya çalıştığında frenlerin tutmadığını farketti. Ece'ye farkettirmeden İnci'ye fısıldadı. Hemen boş bir araziye doğru sürmeye başladılar. İnci hemen Cevdet'in babasına arazinin konumunu attı. Sonra Ece'ye döndü:
-Şimdi seninle bi oyun oynayacağız prenses. Biz bi yerde duracağız. Arabadan en hızlı inen büyük ödülün sahibi olacak.
-Ödül ne baba?
-Kazanırsan öğrenirsin.
Ödülün aslında hayatı olduğunu bilen İnci ve Cevdet acıyla birbirlerine baktılar ve Cevdet umut vermek istermiş gibi İnci'nin elini tuttu. Araziye geldiklerinde Ece hazırlanmıştı. O ödülü kazanmaya kararlıydı. Araba durduğu an dışarı fırladı. Ama anne ve babası arabadan inmemişlerdi. Çünkü kendileri ölmezse bunu yapanların Ece'nin peşini bırakmayacağını biliyolardı. Ece dışarı çıktığı anda araba birden büyük bir gürültüyle patladı. Ece ne olduğunu anlayamadan bayıldı. Dedesi atılan konuma geldiğinde sadece yerde yatan Ece'yi ve harap olmuş boş arabayı gördü. Ece'yi hastaneye götürdü ve belki birşeyler söyler umuduyla bekledi fakat Ece hiçbirşey hatırlamıyordu.Anne ve babasının bedenini bir daha bulamadılar. Ece ilk zamanlar dedesi ve babannesiyle yaşadı. Onlar ölünce anneannesinin yanına yerleşti.
~
Telefon çaldı. Kim olduğuna bakmadan uykulu bi şekilde kulağına götürdü:
-Ne var?
-Sen hala kalkmadın mı? Ece bugün seçmeler var farkında değil misin?
-Saat kaç?
-Telaşlanma daha erken. Ben çok mükemmel bi kanka olduğum için seni erkenden uyandırdım.
-Boş yapma Ersin. Ayıldım zaten kaçta çıkarız onu söyle.
-1 saate hazır ol sen. Ben apartmanın önünden alıcam seni.
Ece telefonu kapatıp hazırlanmak için ayaklandı. Üstünde ayrı bir heyecan vardı. Bugünü önemli kılan şey aslında seçmeler değildi. Onu asıl heyecanlandıran sevdiği çocuk Kerim'in o grupta gitarist olmasıydı. Hızlıca hafif bir makyaj yapıp saçlarını da dağınık bir topuz yaptı. Üstünü giyinip yatağına uzandı. Biraz instagramda gezindi ve o sırada Ersin aradı. Meşgule atıp aşağıya indi. Ece heryere geç kaldığı için Ersin genellikle evden çıkarken Ece'yi çıkması için çaldırırdı. İndikten 5 dakika sonra Ersin kırmızı bi arabayla kapının önünde belirdi:
-Neriman teyze nasıl izin verdi? Kaçırdın mı yoksa? Bak sen 2 dakikada çarparsın bu arabayı.
-Yok izin aldım bu sefer. Zaten adını duyunca "Tamam al. Feda olsun Ece'ye" dedi. Yakında beni cami avlusuna bırakıp seni evlatlık alacak.
-Ne kadar seviliyorum görüyor musun?
-Tabi canım ne demezsin.
Konuşurken zamanın nasıl geçtiğini anlamadılar ama okula gelmişlerdi. Bahçeye girdiklerinde Mesut hoca her pazartesi olduğu gibi İstiklal Marşı'na gelmeyenleri disipline vermekle tehdit ediyordu. Ece ve Ersin' i görünce onları azarlamaya başladı:
-Sizin eviniz yakın değil mi? Niye geç kalıyorsunuz?
-Vallahi uykuda kalmışım hocam. Garibim Ece de bana güvendi.
-Kesin öyledir. Bir daha geç kalın hepinizi disipline vericem. Geçin içeri.
Okula girdiklerinde Ece ve Ersin sınıflara doğru gitmek üzere ayrıldılar. Kerim, Ersin ve Berfu - Ersin ve Ece'nin arkadaşı- aynı sınıfta Ece ise farklı sınıftaydı. Ece sınıfa gidip çantasını bıraktı. Prova yapmak için okulun alt katına indi. Boş bi oda bulup oturdu. Şarkının sonlarına geldiğinde kapıdan bi kıpırtı duydu. Baktığında Kerim olduğunu gördü. Kerim görüldüğünü farkedince içeri girdi:
-Ne zamandır oradasın?
-Yeni solistimiz olduğuna karar verene kadar.
-Zannetmiyorum. Hem Ayça girmiyor mu seçmelere? Bence o kazanır.
-Yok girmeyecek. Ben dinledim onu. Sesi hiç parlak değil.
-Öyle olsa bile seçilmem.
-Belli olmaz. Göreceğiz.
O an zil çaldı. Sınıflara dağıldılar. Öğleden sonra seçmeler oldu. Ersin de orada Ece'ye destek veriyordu. Aslında Ece'nin seçilmesi gerekiyordu. Ama diğer üyeler erkek istediği için seçilemedi.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Aşk ve İntikam - aşk-
RandomAnnesi ve babası trafik kazasında ölen Ece kendini bir aşk üçgeninde bulur. Her şey yolunda ilerlerken hayatı bir anda altüst olur. Birbirini izleyen vahşetler çözülebilecek mi yoksa büyük bir gizem olarak mı kalacak?..
