1.BÖLÜM : VEDA

7 2 0
                                        

Kan ve güç...
Geçmişimi anımsatan iki kelime...
Kan arkasında bıraktığı iz , güç ise izi görünmez kılan korkuydu.

Kahve tonlarında , umudun ışıltısıdan yoksun gözlerim her şeyi anlatıyordu bu yüzden saçlarımın ardında susmaya mahkum ediliyordu.

Yenilgileri alan ben ve ceza veren yine bendim. Ruhumun işkencelerine siyah perde kapatıldı , hayallerimin kanatları kırıldığında benliğim yok oldu kalbimin küllerinde.

Bu gece diğer gecelerden farksızdı.
Karanlıkla lanetlenmiş gökyüzünü süsleyen yıldızlar bugün ihanet etti ona. Parlaklıklarından eser yoktu, uzayın sonsuzluğuna kapılıp gitmişlerdi. Yalnız kalmış ay ise yavaş yavaş sönüyordu, tıpkı özünü kaybeden kendim gibi.Küllerimle savrulurken yok oluşlara şahitlik ediyordum. Herkes susuyordu ve sessizliğin varlığı hiçbir şeyi değiştirmiyordu. Dünya dönmeye, insanlar yaşamaya devam ediyordu.

Balkonda etrafı izlerken fark ettim karanlığı. Geçmişi hatırladığım anda yanımda duran votka şişesini kafaya diktim. Elimin tersiyle ağzımı sildim. Oturduğum koltuktan kalkıp elimdeki şişeyle lacivert camsız balkon kapısını açarak içeriye bir adım attım. Babamın soğuk bakışlarıyla karşılaştım. Şişe ansızın parmaklarımın uçlarından kayarak yere düştü. Dizlerimin titrediğini hissedebiliyordum. Kalbim korkunç derecede hızlanmıştı, yarım dikişli yaralarımın sızladığını hissetmiştim.

Kalbimde sakladığım umutlarımın sınandığı zamanlardı. Mavi deryanın ortasında dalgalara kapılıp gidiyordum öylece.Uçsuz bucaksız sonsuzluğa uzanan benliğimi merak ettiniz.

Kimim ben?
Gerçekliğinde kaybolmuş küçük çocuğum. Avare avare dolanan yaralı devrişim. Yok oluşa sürüklenen milyonlarca hücreden biriyim.

Varlığını sorgulamayı bırak. Aptalca davranıyorsun.

Sessiz ol!

Bana emir veremezsin.

Kendisi bedenimde yer alan ikinci ruh. Bahsetmekten pek hoşlanmam.

Bana emir veremezsin.

Sessiz ol!

Kes sesini. Benimle uğraşacağına lanetinden kurtulmak ile ilgilen.

Sessizlik lütfen?

Tamam ama bir söz ver.

Neymiş?

Güneş bir gün senin gözlerinde doğacak.

Umarım.

Odamda duvara yaslanmış şekilde oturuyordum. Saçlarım acınacak halde olan yüzümü maskeliyordu, ışıltısı kaybetmiş gözlerim yorgunluktan açılmıyordu. Sırtımdan tomurcuk tomurcuk akan terlerim atletimi dışarıdan iyice belirgin hale getirmişti.

  Kafamı sağa doğru çevirdiğimde karşımdaki komidinin üzerinde duran  aile fotoğrafımız gözüme takıldı.Teyzemin düğününden kalmaydı.Yüzümdeki samimiyetsiz  gülümsemem zorla yaptığım belliydi lâkin bunu benden başka kimse anlamamıştı ya da herkes görmezden gelmişti.

Bakışlarımı Arıkan'a çevirdiğimde babamın kollarının arasında tatlı tebessümüyle duruyordu.
Bir zamanlar bende öyleydim.
Hatıralarımın kıyılarında savrulan fotoğraf kareleri misaliydi. Yalnızlaşan her şey karanlığın kurbanıydı.
Kapı kenarında duran anneme baktığımda derin bir nefes alarak "O günkü mutluluğun keşke kalıcı olsaydı," diye içimden geçirdim.
Kederden nefret ettiğim kadar sevgiye özlem duyuyordum.

  Tamamlanmamış yapboz gibiydim, eksik parçalarımı yerine oturmadan diğerleri kayboluyordu.Yorgun bedenim darbe aldıkça dudaklarımın arasında iniltilerim son bulmuyordu. Kıvranırdım geceler boyunca, bunu ne anneme ne de Arıkan ' a  söyleyebilmiştim. Onlardan gerçekleri saklamak, seneler geçtikçe zorlaşıyordu fakat zorundaydım. Oyunun ikinci perdesini izleyemeyecek haldeydim.
Sır bataklığında boğulmamak için çırpındığımda çekilirdim vicdan zincirleri tarafından. 

ALAMET1 (+18)Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin