Wir haben unsere Inhaltsrichtlinien aktualisiert.
Sieh dir die neuesten Richtlinien an, um weiterhin sicher Geschichten zu teilen.

Park

10 2 0
                                        

Saat akşam beşte yapacağımız artık neredeyse rutinimizin bi parçası olan buluşma için hazırlanmak üzere kalkıp makyaj masamın tam önüne oturdum. Belime kadar gelen siyah saçlarımı taramak için uzun süren bi çaba sonunda saçlarımı taramıştım.

Saçlarımın bukadar uzun olma sebebi annem ve babamın aşırı uzun olmadağığı sürece saçımı kestirmeme kızmalarından kaynaklanıyordu.

Aceleyle yerimden kalktım ve gece geç saatlere kadar parkta kalacağımızı bildiğim için siyah uzun kolu bi üst ve aynı renk eşofman altımı giyindim. Aşşağı inip dolaptan çantamı daelime alarak evden ayrıldım.

Daha yolu yarılamamışken arkamdan o tanıdığım sesi işittim "Hadi biraz hızlı yoksa gecikeceğiz" bu ses Oğuzun sesiydi. siyah saçları ve mavi güzleriyle nerede görsem tanırdım

onunla birlikte parka ulaştığımızda Defne yine kahverengi saçlarını toplamış salıncağına kurulmuştu. Kaan ise elinde poşetlerle hemen arkamızda bizi bekliyordu.oğuzunkiyle aynı model saçlara ve neredeyse aynı yapılı bir vicuda sahipti aynı zamanda sarı saçları ve mavi gözleriyle İtalyanı andırıyordu.

Ben "Hadi Defne kalk ta şu piknik örtüsünü serelim bari." dedim. Defne dediğimi ikiletmeden salıncaktan atladı. Defne yanıma geldiğinde elinde duran örtüyü kapıp yere serdi. Hepimiz üzeririne oturduk. Kaan yiyecekleri çıkardı.

En az 2 saat bu şekilde oturmuştuk hava kararmıştı. Oturduğum yerden yavaşça doğruldum. Elimi defneye uzatıp onu da kaldırdım. Salıncaklara oturduk, tam o sırada ileriden gelen belirli belirsiz bir ses ile irkildim başımı yavaşça sesin geldiği yüne çevirdim. Bu saatte kimse parka uğramazdı bizim gibi deliler hariç.

Karşımızda bizden 6-7 metre uzakta elinde telefon tutan ve homurdanmaları sayesinde görüntülü konuştuğunu düşündüğüm bir kişi vardı. Siyahlara büründüğü için kim olduğunu anlamam imkansızdı.

O sırda Oğuz "Dikkat edin." dedi Kaan ise bunu onylarcasına "Panik olmayalım, belkide sadece kısa bi işi vardır ama yinede Oğuza katılıyorum." diye ekledi. Osırada adam elimdeki telefonu bize doğru dönderdi. Kesin olarak bizi çekiyordu ama okadar kısık konuşuyordu ki ne dediğini duyamıyorum. "kafanızı yavaşça eğin ve görünmiycekşekilde yüzünüzü kapatın" dedi oğuz.

Başım ağrımaya başlamıştı ama bunu umursamayarak başımı yavaş bir şekilde eydim. Başımı iki bacağımın üzerine denk getirdim. Oturduğumuz kılasik salıncak oturuşundan  ve uzunsaçlarım sayesinde yüzümün gözükmediğinden emindim.

Bir süre sonra yeniden adım sesleri duydum bu sefer ses git gide uzaklaşıyordu. Oğuzun " Yavaşca başınızı kaldırın" dedi. Dediğini yine harfiyen yerine getirdim.

Başımı gömdüğüm dizlerimin arasından yavaşça kaldırdım. Saçlarımı yüzümden çektim ve etrafa bakındım kimsecikler yoktu. Oturduğum salıncaktan da yavaşça doğruldum dik duruma geldim. Defne de yanıma gelmişti. Karanlıktaki gölge artık yoktu o gitmişti.

Kaan ve Oğuz anında senaryo yazmaya başlamıştı ki Defne "Bölüyorum ama artık evlerimize gitsek hani hala tehlikedeyiz ya" dedi Oğuz "Tamam ozaman kağan seni bıraksın bende Hilali evine bırakıyım hem tek gitmemiş oluruz" dedi.

Gecenin bu vaktinde böyle bir şeyden sonra eve tek başına gidecek halimiz yoktu zaten. Oğuz parkın çıkışını işaret eder etmez nekadar hızlı yürüye bildiysem okadar hızlı yürüdüm. Bana "Korkuyor musun?" dedi, "Hayır desem inanıcak mısın ki?" şeklinde cevapladım. "Kızma ay parçası" bana taktığı lakp geçekten kıriz geçirmeme sebep oluyordu.

Ben tiripli tiripli yürürken evin önüne gelmiştim. Hızlı adımlarla bahçeyi geçip eve girdim. Ev çok sessizdi demek ki annem ve babam bir yere gitmişti. Ayakkabılığın üzerindeki not bunu kanıtlıyordu.

Not: Kızım halanın çocuğu hastalanmış,en yakında biz oturduğumuz için de bizi aramak istemiş.Yarın akşama yada en geç iki gün sonra evde oluruz.

Sevisem mi yoksa üzülsem mi bilemedim. Hızlı adımlarla oturma odasındaki büyük L koltuğa oturdum. Telefonumu çıkarıp guruba girdim.

Gurup İşte

Kaan: Herkez eve gitti mi?

Defne: Ben geldim.

Oğuz: Bende

Ben: Ufak bi sıkıntımız var. Annem ve babam evde değil.

Defne: Bende odamda tekim. Korkuyorum.

Kaan: Ozaman Hilallere gidelim.

Oğuz: Hem ayrılmamış oluruz daha iyi.

Ben: Tamam hadi bekliyorum.

Koltuktan doğruldum arkamızda bulunan amarikan mutfağa doğru ilerledim. Siyah tezgahın üzerindeki surahiden bir bardak su doldurup içtim. Bardağı masaya bırakmamala kapını çalması bir oldu. Hızlıca kapıya doğru ilerledim ve açtım gelen kisi beni şaşırtmadı Oğuz karşımda dikiliyordu. "Eee içeri almıyor musun" Vala almıyorum diyesim geldi ama kenara kayıp yol vermekten başaka bi çarem yoktu.

Az evvel oturduğum yere geçip oturdu. Tam yerime gidecektim ki bahçe kapısında Defne ve Kaa'nın yüzleri belirdi. Onlarda içeri girdikten sonra kapıyı kapattım. Kaan" Madem toplandık bişeyler yapalım benim canım sıkılır" dedi. Bunu öyle bi edayla söyledi ki Kaan'ı tanımasam kız sanabilirdim. "Tamam siz filim açın bizde Defneyle mısır patlatalım. Ama korkunç bişey olmasın bu gün yaşadıklarımız bana yeter" diyerek yerimden doğruldum.

Defenede arkamdan geliyordu ben tava yı çakarırken o ezbere bildği mutfaktan mısır ve yağı çoktan çıkarmış beni bekliyordu. Mısırları patlaması için bi süre bekledik ve hepsi hazır olunca kocaman bi tabak mısırla mutfaktan ayrıldık.Filimi başlatık ve izlemeye koyulduk.

Gece saat neredeyse on iki olmak üzereydi ve yarın okul vardı. "Hadi ben çok yoruldum" Diyerek tam yerimden kalkıyordum ki "Odalarımız?" diyen Kaan'ın zekice sorusuyla bide bunu düşünmem gerektiğini hatırladım. "Tamam Defne benim odamda ki ek yatakta kalır siz de bi yanımızda ki misafir odasında kalın." diyerek Defneyle odaya çıktık.

Onlarda odalarına girmişti artık yarını bekleme vakti gelmişti. Yatağa girdiğimde huzursuzlukla karışık bir uyku beni bekliyordu. Gözlerimi kapatmamak için epey direndim fakat Defne bile artık uyumuştu bunu yapmama gerektiğini farkederek zorlukla gözlerimi kapadım.

Du hast das Ende der veröffentlichten Teile erreicht.

⏰ Letzte Aktualisierung: Jun 17, 2024 ⏰

Füge diese Geschichte zu deiner Bibliothek hinzu, um über neue Kapitel informiert zu werden!

Karanlıktaki GölgeGeschichten, die süchtig machen. Entdecke jetzt