Ben Hilâl.Saçları koyu kahve,gözleri elâ olan bir Hilâl..."Mutlaka gel bekliyorum hatta anneni ve babanı da al gel"diyen bir sesle irkildim.Açelya benim ortaokuldan arkadaşımdı.Çok iyi anlaşırdık birbirimizle ve ben en çok ona güvenirdim.Her derdimizi paylaşırdık birbirimizle.Hem ağlardık hem gülerdik.Kesinlikle düğününe katılırdım ben onun.Ne de olsa yemediğimiz bok kalmamıştı."Tabii ki gelirim.Ben hep senin düğününe gelme hayali kurmuştum.Benden önce sen kaptın kocayı."Gülerek,"Aman kız sende elini sallasan ellisi ama nerede?"dedi.Ben almayayım Açelyacım.Ben böyle bekar iyiyim."Ay ne yapacağım kocayı ben.Kariyerim var paramı kazanıyorum.Hem ne demişler?"kafasını sallayarak sordu"Ne demişler?"güldüm."BEKARLIK SULTANLIKTIR" demişler Açelyacığım.Omzuma vurarak güldü.Kaşlarımı çattım.Beni dövemeden gülemiyormuydu bu kız?"Seni de göreceğiz bacım su"diyerek oturduğu yerden kalktı ve "Neyse ben kaçar canım.Mâlum süslenmem gerek"Bu hallerini çok seviyordum.Sürekli süsleniyordu sanki damat beğenmeyecek de."Neyse tamam tamam görüşürüz.Yarında mutlaka gelirim düğüne"dedim.Sırıtarak evden çıktı.Derin bir nefes alıp verdim.Ardından kendimi yatağa fırlatıp,uykunun derinlerine daldım.Gözlerimi açtığımda güneş ışığı gözlerimi kamaştırıyordu.Perdeyi çektim,hemen anne ve babamı aradım.Bir de küçük kardeşim vardı defne.Yerinde durmaz,illa bir macera arardı.Telefonu elime alıp,annemi aradım.Açtı ve,"Günaydın kızım!nasılsın?ne oldu?"dedi ben daha bir şey diyemeden."Günaydın sana da anne de sabah sabah ne bu enerji?"kahkaha atıp,"Baban beni akşam yemeğine çıkartıyor kızım.O yüzden böyleyim."Babam ve yemeğe çıkartmak?Allah Allah sonumuz iyidir inşallah.Ama bir dakika,akşam düğün vardı.Gelemezlerdi.Gelmelerini isterdim fakat annemin böyle bir mucizeyi kaçırmamasını istiyordum.Bu yüzden,"Aslında akşam arkadaşımın düğünü vardı ama..."Annem oflayıp,"Gelirdim fakat görüyorsun ki bir daha böyle bir şey olmayabilir kızım.Arkadaşına selam söyle.İyi dileklerimi ilet.Görüşürüz."Tamamen net söylemişti her şeyi.Şimdi sıra Açelyayı arayıp,haber vermekti.Telefonu açtı ve konuşmaya başladım"Alo?"dedim.Ve kendiside "Alo?"diyerek karşılık verdi.Hemen söze girdim"Akşama maalesef annem ve babam gelemeyeceklermiş açelya"dedim mahcup bir şekilde."Yaa niye ki?"dedi üzgün bir sesle."Babam annemi yemeğe çıkartıyorlarmış.Kardeşimi de anneannemgile götüreceklermiş."Gülerek,"Hı tamam o zaman Hülya teyzeme selam söyle"ederdim canım sen hiiç merak etme"Ederim ederim sen iste yeter ki aşkom"dedim."Sana da bulaşmış galiba bu"anlamadım desem yalan olurdu.Yine de sordum"Neymiş bana bulaşan şey?"Güldü."Ay ne olacak Aşko kuşko sendromu."Kahkaha attım.Bizim okulun yarısı böyleydi zaten."Neyse o zaman ben hazırlanayım ve geç kalmayayım.Görüşürüz."kendisi de "Görüşürüz ben de daha süslenmem gerek sonuçta gelin oluyorum ve bir daha böyle bir an gelmeyecek."Tabii gelmez.Bulmuşsun yakışıklısını,zenginini ve kaslısını daha ne istiyorsun be ya?telefonu kapattı ve ardından duşa girdim.Duştan çıktığımda saat tam 3 idi.Kıyafetlerimi giydim.Üzerime koyu mavi dizlerimde biten efil efil bir elbise giydim.Saçlarımı kuruttum ve düzleştirdim.Sıra makyaja geldiğinde,nude tonlarında bir ruj sürdüm ve yanağımada kırmızı bir allık.Fondeteni de unutmadım tabii.Son olarak vanilyalı bir parfüm sıkıp,beyaz bir topuklu giydim.Düğün 7'de başlıyordu fakat ben gelinin kankası olduğum için erken gidecektim.Hem ona yardım ederdim.Kapıyı kapatıp dışarı çıktığımda hava mükemmeldi.Güneşli ama sıcak değil,hafif esinti vardı.Tam bir ilkbahar havasıydı bu.Taksi çağıracakken birisi "Hanımefendi,isterseniz ben götürebilirm sizi"dedi hafif sırıtarak.Kimdi bu şimdi?kaşlarımı çatarak söze atladım"Pardon da,siz kimsiniz acaba?tanımadığım insanların arabayla beni götürmesini istemem de."Dudaklarını büzerek,"Ama anneniz ve babanız böyle uygun görmüşler.Bize de yapmak düşer."Annem niye buna haber vermişti ki?ben kendim de giderdim."Sana inanmam için bir sebep söyle o zaman.Ya beni kaçırırsan? ya da bir mafyaysan?"kahkaha attı.Bilmiş bir tavırla"İnan bana,seni kaçırmak gibi bir hedefim yok.Mafya konusuna gelecek olursak,ben mafya felan değilim.Ama olsam iyi olur baksana bana simisyah giyindim mafya babası gibi.Hem inanmıyorsan anneni ara."Tamam.Fazla şüphelenmiştim.Adam zararsız gibiydi.O an iç sesim "Evet evet tam olarak zararsız.Baksana adama kızım o nasıl gözler öyle?Hele o kumral saçlar...Vücudu...anlatmaya gerek yok kızım bin işte!"susun susun susun artık.Tamam bineceğim ama onun için değil.İnandığım için."Aynen öyledir"dedi iç sesim.Başımı onaylarcasına sallayarak kabul ettim.Kapıyı bana açacaktı ki hemen atıldım"Gerek yok"küçümseyici bir tavırla süzdü beni.Bense hemen içeri girdim.Tabii ki bu adama aldanmayacaktım.Anneme mesaj attığımda,doğru söylediğinden emin oldum.Ardından telefonu çaldı ve hopörlere aldı"Ateş,abicim sen neredesin?"bir dakika,bu sesi ben tanıyordum.Bu ses Enesin sesiydi.Vaay eniştem.Sen bunu nereden tanıyorsun ki?"Ben geliyorum, ne oldu bir aksilik mi çıktı?"Enes,"Yok yok sadece neredesin onu merak ettim.Bir sorun yoksa görüşürüz kardeşim"diyerek kapattı.Hemen sordum"Sen Enesi nereden tanıyorsun?"istekle cevap verdi"Ortaokuldan arkadaşdık biz.Aynı sınıftaydık."dedi.Demek aynı okul aynı sınıf ha?"Adın ne?"dedi bana."Hilâl"dedim tok bir sesle.Başını aşağı yukarı sallayarak"Güzel bir isimmiş.Anlamı ne peki?"Anlamı mı?hiç daha önce araştırmadım vallaha."Bilmiyorum ki.Daha önce hiç araştırmadım"dedim.Kaşlarını çattı.Sonra söze girdi"Hayret.İsminin anlamıyla çok uyumlusun."neydi ki anlamı?"Anlamı ney peki?"diye sordum merakla ardından başını benimle aynı hizaya getirip iyice yaklaştırdı"Ay gibi parlak demek"dedi büyüleyici bir ses tonuyla.Hayır.Kalbim deli gibi hızlı atıyordu.Neredeyse çıkmak üzereydi.Kendime kızdım.Sakin ol kızım.Bir şey yok,heyecanlanmana da gerek yok.Ben niye heyecanlanmıştım.Elâ gözleri benim de elâ gözlerime bakıyordu.Ardından"Önüne bak çarpıcaksın şimd-"diyecekken,"Çarpmam"dedi.Aynen bizde yedik.Çarptıktan sonra ne anlamı kalırdı salak!Ve ekledi,"İstersen biraz kapatıcı sür"dedi.Niye be?acaba kötü mü görünüyordum?"Niye?"diye sordum.Dudaklarıma bakarak"Fazla kızarmışsın da"dedi.Off kahretsin.Ne oluyordum.Ve ne oluyorduk?"Âşık oluyoruz kızım!"dedi iç ses.Saçmalama gerizekâlı.Tanımıyorsun,daha ilk defa gördün dedim kendi kendime.Araba birden fren yaptı."Niye durdun"anlamayarak "Geldik ya"dedi.Salak kafam.Derin bir iç çektim.Arabadan aşağıya indim.Beni yolcu edecekti sanırım ATEŞ BEY.İsmide ateşmiş."Çok havalı demi ya?"dedi iç sesim.Aynen aynen çok havalı.Tam gitmesini beklerken benimle beraber geldi."Beni mi takip ediyorsun sen?"diye sordum.Kendileri"Hayır.Bende geliyorum çünkü arkadaşımın düğünü.Peki sen niye geldin sende gelinin arkadaşı mısın?"bir bu eksikti başıma."Evet gelinin arkadaşıyım.Eneside tanıyorum doğal olarak.Bu yüzden geldim."Yaa dercesine baktı bana.Sonra açelyanın annesi geldi yanımıza ve şaşırarak"Oo kimler burdaymış.Hilâl bu adam kim?"Gülerek cevap verdim"Hiç ya öyle annemin beni getirmesi için ayarladığı birisi"dedim.Acaba kırılırmıydı?sonuçta azda olsa sohbet etmiştik adamla.Ama ben ne yapayım ki.Ney diyecektim.Sevgilim felan mı?Arkadaş da değildik.Fatma teyzem"Tamam anladım kızım.Şu masaya geçebilirsiniz.10 dakikaya gelin ve damat gelir."dedi ve bizde oturduk.1 dakika boş boş baktık etrafa.Sıkılmıştım.Sonra lafa girdim"Ateş desem size sorun olur mu?şimdi biz biraz sohbet ettik felan ya o yüzden diyorum yoksa..."hızla "Sorun olmaz.Bende size Hilâl diyeyim o zaman" dedi ve içinden benim ismimi tekrar etti.Karnım ağrıyordu.Stresten galiba.Sanki ben evleniyordum ya!lavaboya gitsem iyi olacaktı.Sandalyeden kalktım ve hemen bir el bileğimi tuttu"Nereye?"diye sordu Ateş."Lavaboya gitmem gerek."dedim hızlıca ve hemen ayrıldım.Kapıyı açtığımda kimse yoktu.İyi bari rahat rahat sıçard- tamam,kabul ediyorum yalnızken saçma salak şeyler yapıyorum.Tuvalete girdim ve ...çıktığımda elimi yıkadım ve ardından tam kapının kolunu açacaktım ki kapı açılmadı.Zorladım ama yinede olmuyordu.Bir de tuvalet koridorun içindeydi.Hiç kimse göremezdi.Hay ben böyle işin.Ne yapacaktım?telefonum masada kalmıştı.Bağırsam müzik sesinden kimse duymazdı.En iyisi beklemekti.Ateş benim yokluğumu farkedip buraya gelirdi herhalde.Salak değilse tabii.Ardından yakınlardan bir ıslık sesi geldi.Tuvaletten geliyordu.Neler oluyordu?üstelik bir erkek sesiydi bu.Tam kapıyı açacaktım ki daha ben açmadan o açtı.Hızla kapıyı itti ve bana yaklaşmaya başladı. "Sende kimsin?"diye sordum adama.Benden daha yaşlı olduğu kesindi.Cevap vermedi.Elini uzatmaya çalıştı bana."Dokunma bana!"diye bağırdım.Hayır.Bu bir kabus olmalıydı."Sakin ol bir şey yapmayacağım ama..."pislik şerefsiz.Elinde bir neşter vardı."Eğer bana yaklaşırsan çok kötü şeyler olur"dedim korkusuzca.Sesim titriyordu.Bal gibide korkuyordum işte."Ne olurmuş?ne yaparmışsın?bana da göstersene mârifetlerini güzlellik"dedi ve bana yakalşmaya başladı.Ben geri çekildim,o geldi.En sonunda duvara yapıştım.Tam karnıma saplayayacaktı ki bir anda elini tuttum.İzin vermedim.Ve neşter bir sağa bir sola döndü."Bırak"diyerek bağırdım."Bırakmam"dedi bir nefes alarak"Buradan ya sen ya da ben ölü çıkacağız.Ne olursa olsun ama birlikte olacağız.Bu dünya da olmazsa diğer dünya da."nefeslerim hızlandı.Ama pes etmemeliydim.Buradan birimiz ölü çıkacaktı fakat...benim çıkmaya hiç niyetim yoktu.Hızlıca sapladım karnına bıçağı.Yavaş yavaş diz çöktü.Aklım başıma gelmişti.Az önce ne yaptım ben?Ben,be-n katil olmuştum.Nabzına baktım.Ses yok.Ben birini öldürmüştüm.Hemde bir neşterle...Peki ya şimdi ne yapacaktım?düğündeydim.Birisi fark etmemeliydi.Ardından olmasını hiç istemediğim bir şey oldu.Kapı açıldı.
YOU ARE READING
Sessiz Fırtına
ActionHilâl,kendi işinde ve normal hayatı olan bir kızdı.Psikoloji bölümünde okuyordu.Bir gün en yakın arkadaşının düğününe gittiğinde her şey normalmiş gibi gözüksede,Hilal o yaşadıklarının şokunu atlatamaz. Fakat hayatına birileri girer ve olayı çokta...
