Bu kitap da geçen kişiler, kurumlar ve olaylar tamamıyla hayal ürünü olup gerçekle hiçbir alakası yoktur.
Yeni bir kurgu ile birlikteyiz arkadaşlar. Oy ve yorumlarınızı bekliyorum.
İyi okumalar♥️
Metrodan inince kulaklığımdan gelen yüksek sesli müzikle yürümeye başladım. Ellerim ceplerimde, gecenin bir yarısı aheste aheste yürüyorum. Canım çok sıkkın olduğu için kafamı dağıtmalıydım. Arkadaşlarımla buluşup biraz rahatlarım diye düşünmüştüm ama hiç bir şey değişmedi. Bir an önce Ömer savcım iyileşmeliydi.
Bir hafta önce özel koruması olduğum savcı Ömer Akın ve şoförü İsmail beyle makam arabasıyla seyir halindeyken suikastte uğramıştık. Ömer beyi korumak için can pahasına zorlu bir mücadeleye girsem de, onu ağır yararlanmaktan kurtaramadım.
İki yılı aşkın Ömer Bey'in özel korumalığını yapıyordum. İşimde çok başarılıydım. Biraz asi bir yapım olsa da hiç kusurum olmamıştı. Ta ki, o talihsiz güne yani saldırıya uğradığımız ana kadar.
Kimlerin olduğu hala meçhul olan kişiler tarafından silahlı saldırıya uğramıştık. Ömer beyi korumak için ani bir kararla arabadan inip İsmail beye "durma bas gaza savcım sana emanet" dediğim gibi İsmail bey hızla yola devam etmişti. Yaptığım bu hata, beni vicdanımla başbaşa bırakmıştı.
Ben silahlı çatışmaya girdiğimde makam arabası neredeyse gözden kayolmak üzereyken, tekerlerine isabet eden kurşunlarla şeranpole yuvarlanmıştı.
Ve sonuç olarak adamların hepsini indirmiştim ama kazanın önüne geçememiştim. Ömer savcım ağır yaralar alırken şoförü İsmail beyi olay yerinde kaybetmiştik.
Bir haftadır kendimi suçlayıp duruyorum. İkisi içinde çok üzgünüm. Bu olayda hiç yara almadan kurtulmam benim için iyi birşeymiydi, yoksa başıma gelecek bir felaketin başlangıcımı bilemiyordum. Tek dileğim Ömer Bey'in bir an önce kendine gelmesi.
Düşüncelere dalarken ne kadar yürüdüm bilmiyorum. Karanlık sokaklar çok ıssızdı. Bir haftadır bu sokakları yürüyorum hiç bu kadar ıssız olmamıştı. Tabiki bu da saatin çok geç olmasından kaynaklanıyordu.
Bir anda yanımdan bir gölgenin geçmesiyle irkildim. Duraksayıp kulaklığın tekini çıkardım. Derin bir nefes alarak etrafımı dönüp, çevreme baktım. Benden uzakta bir kaç kişi vardı sadece. Sanırım zihnimi çok yorduğum için bana öyle gelmişti. Umursamadan omuzlarımı silkip kulaklığımı taktım.
"Herşey düzelecek Yasmin sıkma canını. Ömer bey iyileşecek ve sen o çok sevdiğin görevine geri döneceksin." Dedim kendi kendime gülümseyerek.
......
Evime varmak için bir kaç sokak vardı daha. Ama beni rahatsız eden birşeyler hissediyordum. Takip ediliyordum. Az önce hissettiğim gölge veya gölgeler sessizce peşimden geliyordu. Sakinliğimi koruyarak kulaklığımın birini çıkarıp sağıma doğru hafif dönerek baktım. Evet tam da tahmin ettiğim gibi üç kişi neredeyse dibime kadar girmişlerdi.
Bunlar da kimdi şimdi? Şu anda başımı belaya sokacak hiç bir olay istemiyordum. Adımlarımı hızlandırınca onlar da hızlanmaya başladı.
Hızla solumdaki sokağa geçip köşede bekledim. Derin bir nefes aldığımda sokağa giren ilk adamın boğazına kolumu sararak onu ters çevirdim. Adamın sırtı göğsüme çarparken belimden çekip aldığım silahı başına dayadım.
Karşımda ki iki adamda hiç vakit kaybetmeden silahlarını bana doğrulttular.
"Kimsiniz lan siz? Bırakın silahları" dememe kalmadan karşımdaki adamlardan biri ateş edince, kolumda çırpınan adamı kendime siper ettim. Bu adamların hiç şakası yoktu. Resmen beni öldürmek için gelmişlerdi.
YOU ARE READING
Ajan:Y
Action"Size yardımcı olayım güzellik." Sağ tarafıma dönüp koluma iyice sarılan kişiye baktım. Hiç tanımadığım bir çift kara göz bana gülümsüyordu. Kolumu ne kadar çekmek istesem de çekemedim. Bir süre bakıştık. O gülümsüyor, ben ise gözlerimi ona kilitlem...
