tamam askim!-beomgyu

256 9 17
                                        

yazar notu
ilk bolumler bok gibi ama bu hikaye gercekten guzel lutfen dayanin on iki yasinda yazmistim💔🥀

duzenleme: BIR BIN OLMUS OLM BU SACMA SEYI NIYE OKUYORSUNUZ

persembe

yeonjun
koduğum edebiyatçısının dersinden sonra tabikide acıkmıştım. bu yüzden güzeller güzeli sıramdan kalkıp sınıftan çıktım.
backrooms gibi üstüme üstüme gelen koridorlardan geçtikten sonra bahçeye çıktım. evet kantin bahçede ayrı bir binadaydı. pda bizim emektarlığımız.

Karşı binaya geçtim ve kantinin kapısından içeri girdim. Mükemmel bir sıra vardı. Bilin bakalım kantine girer girmez okulun götürdüğü sinemalardaki o koltuklardan birinde kim vardı?
o çocuk choi beomgyu. bana yaklaşık iki ay önce çıkma teklifi etti ama onu tüm okulun önünde reddettim. beomgyu umursamaz bir ergenden başkası değil. gurursuz gibi rezil olmasına rağmen hala benim peşimden ayrılmıyor ve bir şansımız olduğunu düşünüyor. cidden beni sinir ediyor bu aptal.

nerede görse hemen yanıma geliyordu ama bu artık rahatsız edici seviyeye gelmişti. gözümü hafifçe devirip kantinden çıkmak üzereyken birisi arkamdan enseme tokat attı.(yeni tiras olmustum btw)
"ya ne yapiyon amk gotigi"

"ne yapayim seni gorunce dayanamadim canim.. bende iyiyim bu arada."

kafamı çevirdim. sadece vücudumun yarısını. "ne diyon aq" der gibi ona dik dik baktım.

"çocuk daha sana nasıl olduğunu bile sormadı, hemen 'iyiyim' diyorsun."

bu sefer arkalarda kalan birisinin sesi geldi. muhteşem zeka küpü zorba seungmin.
seungminin okulda dokunulmazlık hakkı vardı. amınoğlu herkesi zorbalayabiliyordu ama üflesem uçucaktı amk. ayrıca çok zekiydi. farklı sınıflardaydık evet ama sınavdan bir ders önce ortamı toplayıp ders anlatıyordu kral.

"sus be varoş!"

tüm ciddiyetim bir anda bozulmuştu. öksürüp kahkaha atmaya başlamıştım. seungmin kırmızı olmaya başlamıştı.

"sen kimsin de bana varoş diyorsun oe."

onlar birbirlerini yerken kantin sırasına doğru ilerlemeye başladım. şanssız günümdeyim sanki? okula gelirken bir apartmanın penceresinden kafama minik bir kaktüs düşmüştü.. sonra başım ağrımaya başlamıştı. onun üzerine birde on saat ebediyatçının bıdı bıdısını çekmiştim!  VE SIRA ÇOK FAZLA TABİKİ!
hadi ama ben sucuklu tostumu ve limonlu gazozumu alıp gitmek istiyorum sadece..

"ben senin icin siraya girerim canim."

arkamdan beomgyunun sesi gelince neden olmasın dedim kendi kendime. enayi.

"olur. ama hızlı ol."

beomgyu elimdeki parayı alıp kantin sırasına girmeden birilerini ittirip yemeğimi aldı. parayı alırkende elime bilerek temas etmişti oruspu çocu.
her zaman aynı şeyi yerdim. okuldaki herkes benim her saat başı sucuklu tost x limonlu gazoz kombosunu yaptığımı bilirdi. ve beomgyunun sıradan çıkıp aldığı şeylere bakınca..

evet biliyormuş.

"bunuda biliyormuşsun ha? akıllı şey seni."

dediğime 'hıhım' gibisinden sesler çıkarıp tost ve gazozumu bana uzattı.

"al askiripellam"

"ya sımarma yarram."

"aynen."

"uğraşamam seninle."

"görüşürüz aşkıımmmm!!""

bunu koşarak yanımdan giderken arkasını dönüp el salladığı zaman söylemişti.

ve o efsanevi iki cümleyi söylemiştik.

"aşkım deme bana!!"

"tamam aşkım!"

beomgyu kantinden seke seke çıktı. tostumdan ısırık alırken kantinin geri kalanına bir göz gezdirdim.

lan oeler bizi çekiyolarmış amk.

tabi o an yeonjun nereden bilsin perşembe günü kantinde ikisinin arasında geçen o iki diyalog, okulda popüler bir akım olacağını.

-----------------------------------------------------------------------------------
ne kadar guzel

dejavu -yeongyu-La tua prossima ossessione. Scoprilo ora