Çoktan sabah olmuştu ama ben hala yatağımda uyuyordum. Birden gözüme bir ışık vurdu noldu'nu anlamadan elimi ışığa doğru tuttum. "Noluyo ya?" Dedim an karşımdaki kişi annemdi. "Leya hadi kalk artık öğlen oldu." Demişti sanki bu benim çokta umrumda ya. "Ben kalkmak istemiyorum şimdi çık odamdan." Dedim sert bi şekilde annemde umursamadan çıktı odadan. Elime hemen telefonu alıp Öyküye mesaj attım.
Mesajlaşma:
L~Günaydın Güzelimm
Ö~Günaydın kuzum nasılsın?
L~Iyiyim canım ben yeni uyandım da müsait'sen bi 2 saat sonra cafe'de buluşalım mı?
Ö~Olur bende sıkıldım ztn evde dura dura bi kafa dağıtırız senle
L~Tamamdır o zaman 2 saat sonra görüşürüz bebeğim
Ö~Görüşürüz birtanem
Leya:
Hemen kalktım elimi yüzümü yıkayıp rutin işlerimi halledip üstümü giydim ve aşağı indim.
"Nereye Leya?"Aşağı indim gibi babam denilen herif hemen soru sormuştu. Sinirlendim ama sakin davranmaya çalışıyordum. "Dışarı çıkıcam oldu mu?" Dedim sert bi şekilde annemde kaş göz işareti yapıyordu ama bu benim umrumda değildi. Hiçbirini dinlemeden çıktım evden.
Leya:
Saat' e baktım da sadece 15 dk kalmıştı sanırım ben erken gelmiştim karnımda açıkmıştı Bi simitçi gördüm ve adamın yanına gidip 2 simit aldım. Tabiki birtaneside öyküm içindi. O sırada birinin bana seslendini duydum hemen arkama döndüm de ise öykü gelmişti.
"Kuzum nasılsın"Diyip gülümsedi. "İyiyim canım sen nasılsın?" Diyip bende gülümsedim. "İyiyim bende" Evet öykü benim küçüklük dostum kardeşim sırdaşım. Herşeyimi bilirdi. Uzun boylu sarı saçlı ela gözlü bir kızdı ve çok güzelde bir kızdı. Hemen simiti uzattım.
Leya:
Al birtanem bunu sana almıştım.
Öykü:
Teşekkür ederim ne gerek vardı canım?
Leya:
Ne demek ne gerek vardı sen benim canımsın kanımsın unuttun mu?
Öykü:
"Güldüm." Ve simitten yemeye başladım. "Ee sen anlat bakalım ne var ne yok?"
Leya:
Hiç valla aynı biliyorsun yarın okul var öyle işte ders dersane bunlarla ilgilenicem son günümü senle geçirim dedim:)
Öykü:
İyi yaptın canım da istersen ben babamla konuşim seni bizim okula alsın ne dersin? Hem o şerefsiz'den de kurtulmuş olursun bende kalırsın.
Leya:
Hayır hayır. Gerek yok birtanem ben iyiyim gider gelirim okula size' de yük olmak istemem.
Öykü:
Leyam yapma mutsuzsun ben bunu anlamıyor muyum sanıyorsun he? Hem sen bize yük olmuyorsun annemin seni ne kadar sevdini bilmiyor musun? İtiraz istemiyorum ben akşam babamla konuşur sana haber ederim güzelim.
Leya:
Peki birtanem Ee kalkalım mı artık?
Öykü:
Olur kalkalım.
Öyküye sıkıca sarılıp yanağından öpüp oradan uzaklaştım ve yarim saat'e eve vardım. Direk odama çıktım üstümü değiştirdim ve resim yapmaya başladım bi yandan da müzik dinliyordum.
(Öykü'ye bakalım)
"Selamm"Diyip hemen annemi öpüp babamın yanına gittim kapıya tıkladım. "Girebilir miyim babacım?" Dedim "Gel kızım buyur" Dedi gülümseyerek.
Öykü:
Baba hani benim arkadaşım leya vardı ya heh ben onunla ilgili bişey Konuşucak'dım seninle.
Sedat:
Tabi kızım buyur konuş bakalım dinliyorum seni.
Öykü:
Baba Leya'nın kaydını bizim okula aldırsak olmaz mı ya. O okulda mutlu değil ben bunu biliyorum babası desen ayrı bir dert onun için okul desen ayrı he baba bide benle kalıcak olur mu kabul eder misin?
