Gece on ikiye birkaç dakika kalmıştı. Tüm kapılar ve pencereler kilitli aile üyelerinin hepsi evin içinde birlikteydi.
Birbirlerinden ayrılmıyorlardı, ayrılamıyorlardı. Her yılbaşında saklandıkları gibi şimdi de saklanıyorlardı. Çünkü biliyorlardı ‘O’ nun yine gelip birini alacağını. Korkuyorlardı her yılbaşı onlara bir nefes kadar yakın olan bu katilin uzun zamandır kimseyi avlamadığını, onun bir vampir gibi kana susamış bir yılan gibi sessiz ve bir kaplan gibi vahşi olan bu kişiden çok korkuyorlardı. Öyle ki sadece yılbaşı değil diğer tüm günlerde de takip edildiklerini hissediyorlar, enselerindeki o küçük saçlarına üflediğini hepsi hissedebiliyordu. Neden onların peşinde olduğunu ve neden hep yılbaşında onları takip ettiğini hiç kimse bilmiyordu. Tek bir şey biliyorlardı o da bu katilin her yılbaşında bu ailenin en güçlüsünü almaya çalıştığıydı.
Küçük çocuk Sam ortanca kızları Lily ve büyük çocukları Ethan’ı korumak için ellerinden geleni artlarına koymayacağıydı. Bir çocuğunu daha kaybetmek istemeyen bu aile ne koruma tutabiliyorlardı ne de onları koruyabilecek bir köpek evlerine alıyorlardı. O vahşi katil hepsini ortadan kaldırıyor geriye aileye sadece her yıl kanlarla yazılmış o mesajı bırakıyordu.
"Benim küçük çekirdek ailem sonsuz bir huzura ulaşmak istemez miydiniz hadi canım ailem bana gelin size bir nefes kadar yakınım söz canınızı yakmayacağım biraz nefes alamayacaksınız o kadar sizi seviyorum" Minik katiliniz.
Aile hiçbir zaman bu mesajın anlamını çözememiş polise birçok kez şikâyette bulunmuşlardı. Eskiden sakladıkları bu küçük sırlarını artık herkes biliyor,çevrelerindeki insanlar yılbaşında olabilecek en uzak yerlere gidiyorlardı. Bu katil yüzünden kimse onlarla arkadaşlık etmiyor, hepsi onları görünce kaçıyordu. Onların birbirlerinden başka sarılabilecek kimsesi yoktu. Üç yıldır yapabildikleri gibi bu seneyi de atlatacaklardı inanıyorlardı. Yılbaşına on dakika kala herkesi giriş kattaki salona alıp, ışıkları ve diğer tüm elektronik aletleri kapatıyorlardı. Salondaki büyük televizyon dışında çünkü biliyorlardı ki o televizyonu kapattıklarında minik katilleri yanında bitecekti aynı şey televizyonda açmış oldukları katillerinin yıllar öncesinde onlara göndermiş olduğu o şiir dinletisi içinde geçerliydi süresi yedi dakika olan bu şiir bitince katil yok oluyordu yani en azından dışarıda ve evin içinde yapmış olduğu sesler kesiliyordu. Geriye katilden sadece banyolarında ne ara yaptığını bilmedikleri kanlı ayna yazısı kalıyordu o da şiirin dizeleri ve o mesaj. Her yılbaşında tam on ikide şiiri başlatırlardı tıpkı şimdi olduğu gibi öncesinde gelen o tiz tahtaya tırnak sürtme sesi daha sonrasında ise kime ait olduğunu bilmedikleri o sesin şiiri okuyuşunu.
Katilin sesini duyuyor musun? O benim.
Kanın kokusunu alıyor musun? O senin.
Ah büyük Ethan çok çalışıyorsun. Düşünsene kazandığın üniversitenin bahçesinde ölüceğini.
Ah ortanca Lily çiçek gibi kokuyorsun. Düşünsene cesedinin ne kadar güzel kokacağını.
Ah minik Sam bıcır bıcır konuşuyorsun. Düşünsene ölünün nasıl susacağını
Smith, Smith, Smith söylesene çocuklarına onları koruyamayacağını.
Mary, Mary, Mary anneler hisseder derler, söylesene benim yanıma gelince huzura ereceklerini.
Yazık oldu Alex’e, yazık oldu Alex’e, yazık oldu Alex’e.
O sizden daha masum, siz ise benim elimde ölmekle cezalandırılmış günahkarlar.
Hatırlıyorum elimde bir yaprak gibi titrediğini Alex, ağlamalarından daha güzel bir ninni duymadım.
Süremiz doluyor galiba gelecek sene görüşmek üzere benim çekirdek ailem.
Ve bitti. Hepsi bir yaprak gibi titriyordu. Hiçbiri uyumamıştı. Biliyorlardı ki uyusalar öleceklerdi. Lakin bu sene bir şey vardı ki katilin üç senelik kana susuzluğu ağır basmış bu oyuna bir son vermişti. Şiir dinletisinin tam sonuna televizyona sızıp bir satır daha eklemişti. Bilmiyorlardı ki bu satır bu laneti sonlandıracak onları huzura kavuşturacaktı. Yarın sabah haberlere çıkacaklardı. Brown ailesindeki herkes iplere asılı toplu bir intihar gerçekleştirmişti. Tabii bunun yanlış olduğunu ise katilin eline düşmüş olduğunu düşündükleri değerli oğulları ve ölüm sebepleri olan o katil Alex’ti. Son sıraya eklemiş olduğu o satır ise:
Benim canım ailem sonunda kavuştuk, ruhu ölmüş bu çocuğun yanına bedenleri ölü bir şekilde geldiniz.
SON
YOU ARE READING
Yılbaşı
HorrorYıllardır süre gelen bir vahşet ne kadar korkutucu olabilir ki Oneshot!!
