Asel sözüdür bir kenera yaz

52 1 2
                                        

Küçüklüğümden beri karateyi çok seven bir çocuktum babama ne kadar yalvardığımı hatırlıyorum. İlk maçımda sakatlanmıştım bırakmamı söylediler ama asla pes etmedim, bırakmadım ve şimdi hayatımı değiştirecek bir maça hazırlanıyorum  çünkü rakibim ülkenin en iyi müsabıklarından  biri olan Tuna Işık
"Asel yavaş kalma daha hızlı, saydığım an vur !" sensei min  sesiyle düşüncelerimden sıyrıldım. Evet adım Asel, Asel Parlak 17 yaşındayım ve hayatım bazı kırık kemikler ve eklem ağrıları ile geçiyor. Cevap vermedim sadece teknik uygulamaya devam ettim "Asel arka kolla,ön kolla değil Tuna'yi nasıl yenecek sin ya müsabakada böyle dalıp gidersen" hala uzaklara bakarken karnıma yediğim darbe ile sarsıldım ve kendimi kenara attım "bak müsabakada bu şekilde ölü balık gibi durursan Tuna sana böyle bir yumruk geçirip ayıltır" bu gün kafamı vermiyordum aşırı dalgındım senseim çok iyi birisidir bana genel de adımın anlamı ile seslenirdi fakat bu o kadar önemli bir müsabaka ki Sedat hoca bile espirinin pirisini yapabilecek halde değildi değildik kaç aydır perişan olduk oda bende okuldan çık, antrenman yap , eve git... Böyle bir döngüdeydim tabi senseimde bu döngüdeydi benile uğraş, diğerleriyle uğraş. Bu zordu bu kadar çalışma zordu ikimiz içinde "özür dilerim" dememle Sedat hoca nın yüzüne yine o ifade oturdu "ah bal ırmağı hadi bir mola ver yoruldun mu ?" Bu soru... Benim için en çıkmaz soru. Yoruldum hocam, çok yoruldum, her şeyden ama bir tek karate den yorulmadım diyesim geldi. Bu soru Sedat hocanın bir oyunuyudu, iyi bilirim yorulmadım dersem devam edicektik, yoruldum dersem pes ettin yani diyecekti ama kusmak üzere olduğum için doğruyu söylemek iyi olurdu " hem de çok, hocam kusucam" dediğim gibi suyuma yöneldim kafama diktiğimde Sedat hocanın bana "daha çok yorulcaksın bal ırmağı" diyerek söylendiğini duydum diğer örencilerin yani benim ve benden düşük kuşaklara yöneldiğinde su içmeyi bırakıp yanına gittim "biliyorum sensei çok iyi biliyorum" dememle sensein diğerlerini göztermesi bir oldu "hadi benim bu evrakları imzalatmam lazım sen buraya bak ve bu çaylaklara göz kulak ol" ilk defa yaptığım bir şey olmadığı için sıra olmuş onca öğrenciye ilerledim. Siz hiç, ayna hariç  bir şeylere baktığınızda kendinizi görürmüsünüz ? ben görüyorum başarılarımı görüyorum onlara baktığımda iki saniye onlara baktım ve antrenmana başlamak için önlerine geçtim "soyunma odasında biri kaldımı" dememle hepsi bir anda "hayır sempaı" diye bağırdaklarında ufak bir disiplinle "tama-"
"sensei nerede" sorusuyla irkildim sözüm yarıda kesilmişti en sevmediğim şey. Görmezden gelip önce bayrağamıza sonra onlara ve onlarda bana selam vedikten sonra işin en sevdiğim kısmı gelmişti ki bu zevkim bir kez daha yarı da kaldı "sensei nerede dedim yalnız !" demesiyle dojo dan atmak istedim ama yapamazdım çünkü daha bir sensei değildim ama şuan yetki bendeydi "sempai diycektin sanırım, ayrıca sensei ne yapıcaksın ? antremandasın konuşma herkesin dikatini bozuyosun, hızlı olunsanıza antreman-" o kız yine sözümü kesti "sen kimsinki seni dinleyelim" o az önce beni küçümsedi mi ? Diye düşündüm bir an. En arkadaydı kuşak rengini göremiyorum "öne gel!" Diye bağırmam ile kız ve salondaki herkes irkildi kız, bir adım öne çıktığı gibi benim yaşıtlarımda, mavi kuşak bir kız görmem bir oldu ufak bir sinirle kıza bir adım attım korktu, belliydi ama geri çekilmedi "adın ne" dediğim gibi o değişik adı duydum insanların hiç bir şeyi ile dalga geçmem geçeni sevmem fakat adını duysanız gerçekten anlamaz bir tavır ile sizde bakardınız. Yalnış mı duydum diye "efendim?" Der gibi baktım yüzüne Bildiğimiz kız Sayfa diyordu "Anlaman mı kıt ?" demesi ile "büyüklerine daha doğrusu senden üstünler ile düzgün konuş kıdemli misin ? Ne bu rahatlık. Ayrıca müsabakaya çıktığında hakemlere böyle bağır bakalım neler oluyor ?" Kız o kadar salak bir yüz ifadesi almıştıki. "Özür dileriz senpai kusura bakmayın" arkadan gelen ses ve erkek çocuğunun önümdeki tuhaf adlı kızı kolundan çekmesi ve bana "ters gününde sataşacak kişi arıyor" demesi ile antremanı başlatmam bir oldu o kadar umrumda değildi ki. Belki özel bir durumu vardır diye tınlamadım. On beş yirmi dakika sonra tam ısınmayı bitirmiş, eşleşmiş ve lapaları almışken dojo ya giren kişinin bağırışı ile arkamı döndüm kimse yoktu ayakabı çıkarma odasındaydı "kız, bal ırmağı" diye bağırışı ile kim olduğunu anlamam asla uzun sürmedi "Efendim Açelya efendim" Açelya ilkokuldan beri arkadaşım, bir tanem, tek dostum.Açelya' nın yanına gittiğinde sensei geldi "Oss sensei"diyerek selam verdi s
Sedat hocaya Açelya' da müsabakalara hazırlanıyordu "Oss Açelya çiçeği kenarda ısın sen, Asel sende alt kuşaklarla calış bu gün yoruldun sende onlar ile çalış" evet en çok sevdiğim şey bu kendimden alt kuşaklarla calişmak ben bu yönümü pek seviyorum ama çoğu insan Açelya ve Sedat hocada dahil olmak üzere sevmezler fakat onların sevmemesi pek umrumda değil ortalarına geçip "eşi olmayan varmı ?" dememle o değişik isimli kızı gördüm yanına doğru ilerledim "aralarında 'benden sonra' eşi olanlar hariç en üst kuşaksın bakalım şimdide mi baş bas bağırıp rezil olacaksın yoksa ?" kıza devamını getir der gibi bir bakış attım elimden geldiğince kışkırtıyordum sensein Bana "Asel devam et sen, ya Açelya kızım ne yapıyorsun !" acaba yine ne yaptı diye düşünürken ufak atışmalarını dinledikten sonra "sensei tekme mi ?" Diye sordum. Bilmiyormuş gibi sordum çünkü karşımdakini tekmelemek isteğim böyle yapınca daha çok artıyordu "Evet bal ırmağı" direk 'hacime' diye bağırırdı sensei ama olmadı "lapayı karşıya ver diye bağırdı yine bütün hevesim uçup gitti karşımda lapayı uzatan değişik isimliye tekrar "adın ne ?" Diye soruşumla sensei den korkmuş olmali ki bu sefer düzgünce cevap verdi "Sahra" o kadar da değişik değilmiş dedim kendi kendime sensein"hacime" diyişiyle tekme atan rakibime direk blokla karşılık verdim beklemiyordu blok alamiyacağımı düşünüyordu ama aldım "ne oldu korktun mu ?" Diye sordu korkmak mı ? Korkmak! Zizce korksam Tuna Işık ile maç yapabilirmiyim ? "Ben korkmam Sahra korkuturum" dedim ve karnına sert bir yumruk geçirdim kız elik ile atmama ve dokunmama rağmen çok kötü olmuştu o kadar kötü birisi değilim yani acımasız değilim "iyi misin ?" Dememle beklemediğim ve blok alamadığım ama yana kaçabildiğim çok sert bir yumruk attı "korkutuyorsun evet evet ama yufka yüreklisin Bal ırmağı " tam cevap verecek iken Sedat hocanın "Bal ırmağı gel bakalım" demesi bir oldu boşta duran birinin eline lapayı verip Açelya ile çalışmaya başladık dediğim gibi ben korkmam korkuturum bu bir Asel sözüdür bir kenera yaz.

MÜSABAKA Where stories live. Discover now