the cliff

286 13 4
                                        

Yeonjun'dan

İçinden; "Hayır beni yakalamamalı koşmalıyım!" "Bana çok yakın ne yapıcağım?!"

Denize giden bir uçurum vardı ve tek kaçıcak yeri orasıydı atlarsa sadece denize düşücekti. En fazla ne olabilirdi ki?
Denemek için uçurumun ucuna geldi ve arkasındaki bıçaklı belirsiz varlığa baktı, ve hiç vakit kayıp etmeden atladı. Bir yerine hiç zarar gelmedi ama o yükseklik onu sarsmıştı ve bilincini kayıp etmişti. Aradan saatler geçtikten sonra denizin dalgaları yüzünden bir ada gibi küçücük bir kuma gelmişti ve öksürerek ayağı kalktı ve nerede olduğunu anlamaya çalışıyordu. Dün olanlar aklına gelince rahatlayıp kuma oturmuştu ama burda kaldığını anlayınca iyice korkmuştu. Sonra o kadar uzakta olmadığını, hemen karşısına bakınca Washingtonun güzelliğini görebildiğini görünce bir oh çekip kuma yattı. Dün neler olmuştu öyle? Neden hatırlamıyordu çoğu şeyi? O nasıl bir varlıktı yada bir insandı? Kesin bir sapığın tekiydi. Sanırım ünlü bir markanın yüzü olmak böyle tehlikeli işlere yol açıyormuş. Yeonjun, olduğu kumdan kalktı ve denize girdi yüzerek ulaşabilirdi ama biraz uzun sürücekti neyseki yüzme biliyordu. Hemen denize girdi ve yüzmeye başladı. 1 saat gibi yüzdükten sonra sığ tarafa gelmişti ve artık yürüyebilir hale gelmişti. Ayağı kalkıp hemen plajın olduğu yere geldi. Ve şansına hiç kimse yoktu yoksa hemen tanınırdı. Yeonjun kendini azcık gizlemeye çalışarak bir telefon kulübesi aramaya başladı ve bir otobüs durağın yanında buldu. Hemen olduğu şirketi aradı ve açmasını bekledi. Evet tahmin etmişti ki telefonu asistanı Hanni açmıştı. Hemen o tatlı sesiyle konuşmaya başladı.

"Hybe Labels ben Hanni nasıl yardımcı olabilirim?"
"Hanni benim Yeonjun"
"sunbae nerdesiniz şirket alt üst oldu!"
"biliyorum biliyorum acaba şirketten seattle plajına kaç dakika?"
"oha sunbae siz nerelerdesiniz"
"uzun hikaye söyle Hanni donucam"
"ya tamam tamam şu an 25 dakika gösteriyor trafikle 34 dk"
"çok trafik olduğunu sanmıyorum şu an hemen bir araba gönderir misin senle beraber"
"hemen ayarlıyorum bekleyin"
"tamam kapatıyorum"
"tamamdır"

Yeonjun telefonu kapatıp durağın yakınlarında bir kafeye gider ama üstü kumlu ve nemli olduğu için tuhaf gözüküyordu ama bir bahanesi vardı elbetki.
Kafeye geldiğinde kapıyı açmaya denedi ama açamadı sanırım çoğu yerler daha açılmamıştı. Saat daha kaçtı ki acaba? Yeonjun bir yerde saat var mı diye bakmak istedi ama telefonunu denize atlarken orda kayıp ettiği için hiç bir şey yapamıyordu. Gerçekten zor bir durumdaydı. Aradan dakikalar geçtikten sonra bir araba durağın önünde durup bekledi sonra Yeonjun olduğu yerden hemen kalkıp arabaya gitti ve kapısını tıklatıp Hanni orda mı diye baktı ve evet ordaydı.

*yeni ficimiz hayırlı olsun ayol aylar sonra bir sürü fic yazıp sildim umarım bunu uzun sürdürebilirim😰*

ETHEREAL ASHES|beomjunWhere stories live. Discover now