Kimse bilmeyecekti gözyaşlarının asıl sayfaya düşmediğini,
Ruhunu nasıl parçaladığını ve binlercesini.
Özgür kalacak belki de tutsak zihin,
Ya da mahkumu olacak esaretin.
Bazen insanlar özgür bırakıldıkları şeylerin esiri olurlar. Kimi bundan kurtulmaya çalışır kimi güç olarak nitelendirir. Çünkü mahkumiyeti kabullenmiş ve oyunu tekrar yazmıştır. Bu insanlar son raddeye kadar değil, son anda bile vazgeçmezler. Kaybedecek tek şey kendileridir, mücadele ettikleri şey aslında budur.
Benim hayatımda bunu destekler nitelikteydi. Bir süre sonra acıya bağışıklık kazanmış, en kötüsüne hazırlanmıştım. Tüm ihtimaller zihnimde gezinirken hangisi gelse şaşırtmazdı.
İhtimallerin kadınıydım.
Ne olursa olsun aralarından bir tanesi gerçekleşmesi gerekendi, diğer yaşanacakların altını doldurması lazımdı.
Bu yüzden tesadüflere de inanmazdım.
Çatalı tabağımda kalan son et parçasına batırarak ağzıma götürdüm. Bir yandan garsonu çağırırken hesabı getirmesini işaret ettim.
Gece istediğim gibi sonlanmalıydı, her sey yolundaydı.
Garson hesabı uzattığında alarak ödemem gerekenin 3 katını koydum.
"14 numaralı masanında hesabını buradan alınız lütfen." şaşırmış bir şekilde bana baktığında gülümseyerek başını eğdi.
"Tabi efendim."
Biraz oyalanarak kağıtları dosyalarına yerleştirdim ve çantama koydum. Yemek yerken bir yandan işimle ilgilenmek bana keyif veren şeylerden birisiydi.
Restorantın hoşuma giden bu köhne kısmında, manzarası denize kucak açan masa hep benim için ayrılırdı. Devamlı müşteri olduğumdan başkasına rezerve edilmezdi.
Çantamı omzuma taktığımda kalkarak çıkışa doğru yürümeye başladım ve unuttuğum bir şey var mı diye masaya göz attım. Her şey tamamdı.
Topuklu ayakkabımın çıkardığı ses yankılanırken müziğe eşlik ediyordu.
Gecenin yıldızı odağıma girdiğinde gözlerim üzerinde dolaştı. Garsona şaşkın olduğu belli olan ifadesiyle bir şeyler söylüyordu.
Masasının yanından geçerken dikkatini çektim ve hareleri benimkilerle kesişti. Göz kırparak başımı eğdim ve selam verdim.
Gecenin karanlığında yüzümü ıslatan yağmur damlaları daha da keyiflenmeme sebep oldu. Kısa bir es verip gözlerimi kapattım ve olduğum yerde durdum. Bu hissi seviyordum.
Oops! This image does not follow our content guidelines. To continue publishing, please remove it or upload a different image.
Tekrardan yürümeye başladığımda aceleci adımları duymamla yavaşlayarak arabama doğru ilerledim.
"Hanımefendi !" durdum, bedenimle beraber dödüm.
"Hesabımı neden ödediğinizi merak ettim, teşekkür de ederim fakat kimsiniz?"
Sunduğum tebessüm insanın kendini şüpheye düşürecek cinstendi. Dudaklarım aralandığında verdiğim cevap zihnini daha da bulandırdığını alenen belli ediyordu.