Okulun ilk günüydü, biraz düşünüyordum ve "acaba okula gidince bana iyi davranacaklar mı" düşüncesi sarmıştı çünkü güneş lisesine daha ilk defa gidecektim. 9.sınıfa daha yeni geçmiştim saate baktığında ise geç olduğunu düşündüğüm için ve uyumak için yatağıma geçtim.
Sabah uyanır uyanmaz annem ile kahvaltı yapıp, uzun,dalgalı ve kumral saçlarını at kuyruğu yapıp kulaklarının yanından perçemlerimi çıkardım ve çantamı alıp servis beklemek için dışarı çıktım yaklaşık 10dk sonra servis geldi ve okula giderken yanına oturan kahküllü , omuzlarından aşağı bırakılmış , düz ve siyah saçlı ,beyaz tenli bir kız oturdu biraz zaman geçtikten sonra "selamm" dedi ve hafifçe gülümsedi ,gülümseyerek" selam ,adın ne " diye sordu, kız ise
"benim adım Selda, peki senin"
"Bende Mia tanıştığıma memnun oldum"
"Bende"dedi ve dışarıyı izlemeye daldı tıpkı bir şeyler düşünüyormuş gibiydi aradan çok zaman geçmeden bana bakarak
"Bişe sora bilirmiyim"
"Tabii"
"Senin adın niye yabancı?"
Tabii ya! Bunu düşünüyordu.
"Benim babam Amarika lı ve adımın mia olmasını babam istemiş ondan kaynaklı"
"Vaay canına çok şanslısın "
"Niye ki "
"Baban Amarika'lı kesin zengin bir ailen vardır ayrıca Amarika'ya gidiyormusun?"
"Ahh evet babam 3 otel sahibi, Amarika ya ise sadece uzun tatillerde gidiyoruz!"
"Çok iyiymiş , benim babam sadece bir öğretmen annem ise mağazada
Çalışıyor "
"Seninkide iyi"
"Fena sayılmaz"
Ve sonunda okula gelmiştik yol tam tamına yarım saat sürüyordu.
"Sonra görüşürüz Mia"
"Görüşürüz!"
Ve sınıfı bulması kalmıştı neyse ki 9/A da adım vardı ve sıralardan birine geçip biraz oturdum sınıfta 7, 8 kişi vardı ve hep birlikte zilin çalmasını bekliyorduk.
Zil çalar çalmaz sınıftan çıkıp sıraya geçtiler, küçük bir konuşmanın ardından ise İstiklal Marşı' nı okudular ardından sınıfa geçtiler ve hocanın gelmesini beklerken sınıfta herkes birbirine bakıyordu.
Uzun boylu ,siyah saçlarını dağnık topuz yapmış biri geldi ve oturmalarını söyleyip sessizce yoklama yı aldı ve kendini tanıtmaya başladı,"merhaba arkadaşlar! ben sizin edebiyat öğretmeninizim ve ayrıca sınıf öğretmeninizim de bana bir sorun olunca bildirirseniz sevinirim,adım Nilay Sönmez evet sizleri de tanıyalım"herkez kendini tanıtınca hoca tüm öğrencilere kağıt dağıtarak herkezden ilerideki hayalini anlatmalarını istedi neyse ki zil çalmıştı artık 2.ders yazacaklardı
Kantine karam almak için indim ve dönüşte bir çocuk ilgimi çekmişti
Çekik gözlü,uzun boylu ,hafif uzun saçlı sevimli bir yüz hattı vardı.
Sınıfa geçtiğimde ise sohbete başlamışlardı, sıra arkadaşım ile tanışmaya karar verdim ama yanımdaki erkek olduğu için çekiniyordum ve ilk onun konuşmasını bekliyordum ama onun hiç konuşası yok gibiydi ve roman okuyordu zeki öğrencilere benziyordu ve gözlük kulanıyordu bu daha da zeki gösteriyordu ona baktığımı fark edince gözlerini kitapdan ayırdı ve bana baktı
"bir sorun mu var "
"Hayır, sadece tanışalım mı diye soracaktım ki roman okuduğunu gördüm ondan dolayı soramadım"
"Peki küçük hanım tanışalım "
"Ben John Kerry,senin adın ne?"
"Ben de Mia "
Onunda adı yabancıydı ve tıpkı Kore isimlerine benziyordu ona sormak istiyordum ama cekiniyordumda off dayanamıyorum sormam gerek!
-Senin adın niye yabancı
"Bunu merak ediyor musunuz harbiden?"
-Evet
"O zaman merak et bakim belki başka zaman anlatırım hahaha"
-Hayırr ben şimdi istiyorum
"Her istediğin oluyor mu ki?"
- aa... Amaa.. off tamam
"Görüşürüz küçük hanım"
- Görüşürüz
Off ama ya ben merak ediyorum ne yapacam şimdi ahh neyse bende su alayım bari birazdan ders başlıcak.
Kantine giderken az kalsın birine çarpıyordum ve galiba kötü sonuçlanırdı çünkü o kişiyi en iyi ben tanırım! O benim orta okuldan tanıdığımdı ve sorunlu bir öğrenciydi
Aman neyse banane ondan sonuçta çarpmadım ve galiba son derse giriyoruz zaten günde 6 ders vardı derslerde boş geçmişti ama yinede yorgundum, kendimi iyi hissetmiyordum ve sanırım uyumam gerek belli ki bu ders uyuyacağım;
Su alıp sınıfa döndüğümde ilgimi çeken bir kitap görüp dolaba yaklaştım ve kitap baya kalındı adı ise
"Sevilmeyenler gurubu"bu tuhaf niye yani bir yazar niye böyle bir isim katsın kii neyse bunu eve götürüp akşam okumam gerek yoksa meraktan ölürdüm aldım ve en arka sıraya geçip uyudum.
Uyandığımda 7 dk vardı dersin bitmesine etrafa baktığımda ise herkez bir şeyle meşguldü, hocadan izin alarak loabaya gittim gözlerim doldu bir anda sebebini bile bilmiyordum yüzümü yıkayıp kendime gelmeye çalıştım ama olmuyordu yapamıyorum"hayırr hayır zamanı değil Mia kendine gel"
Aklımdan geçen tek cümle buydu bu sefer gözlerimi silip yüzümü yıkadım ve sınıfa geçtim zaten çok az kalmıştı zilin çatlamasına.. ve çıkma zamanı servise gittim ve eve geçtim yorgun olduğum için sıcak çikolata iyi gelecekti tabikide duştan sonra bunları yapıp uyumam gerekti ve son olarak saçlarımı topuz yapıp yatağıma geçtim yanımda ablam kalıyordu biz iki kardeştik ablam geç yatıyordu çünkü onun sınavları vardı ayt tyt ohoo çok fazla aman neyse onuda sonra tanıyacaklardı şimdi benim uyumam gerek ve sabah erken kalkıp okula gitmem gerek enerjik olmam gerek evet bunlar gerçek!
Uyandığımda ise boynumu hissetmiyordum bu sıkıcı ama okula hazırlanmam gerek ve hiç halim yok neyse.. hazırlandım ve çıkıyorum ve bu okulun ikinci günü okula gitmek sıkıcı gelmeye başladı ve erken kalkmak beni yordu şimdi ise servisi beklemekteydi ve galiba geldii
Neyse ki bekletmedi.
Okula geldiğimde John kitap okuyordu ve her zamanki gibi çok zeki görünüyordu onun yanına oturunca kendimi iyi hissediyordum güvenilir biri gibiydi işallah öyledir.
"Günaydınn küçük hanım"
"Günaydın napiyorsun sabah sabah roman mı okuyorsun yoksa"
"Yok bu dünkü roman değil yeni bir romana geçtim yaa aslında evet sabah Sabah roman okuyorum"
"Galiba tüm gününü kitaplarla geçiyorsun John"
"Evet onlar benim en yakın dostlarım"
"O zmn sana iyi okumalar "
"Teşekkürler sen nereye"
"Ben kantinde oturacam biraz"
"İsterseniz konuşa biliriz seni anlaya bilirim buna inanıyorum"
"Yok yok bir sorun veya öyle bir şey yok sadece uykum var kusura bakma"
"Peki sen bilirsin"
Kantine geçip bişeler yemem gerekti
Geçip oturdum kimsenin olmadığı masaya tabi karam ve kekimi alıp geçtim yemeye başlamıştım ki dünkü sevimli bulduğum çocuğu gördüm o da bir şeyler almış geliyordu ki umarım benim yanıma oturmaz çünkü ben beğendiğim biri ile doğru düzgün konuşamam nalet olsunn
Şu an karşımda ve ben bu haldeyken uykulu,aç ve heyecanlı ama bu sefer ben kalkacaktım sınıfa geçme fikri geldi ve kalkmıştım ki göz göze geldik bana bakarak gülümsedi ve ben ona bakmayı bırakıp gözümü onun üstünden aldım sınıfa geçecektim fikrim buydu ta ki kolumu tutana kadar direk gözlerime bakarken gördüm onu,tıpkı nereye gidiyorsun der gibi bakıyordu öylece ona bakıyordum
- ben seninle konuşurum diye yanına gelmiştim ama
+Ya kusura bakma ben de...
-bende diye bir şey yok geç ve otur!
Şuna bak yaa bir de emir veriyor
(Sanki anlamadımm hahaha)
+Tamam tamam madem sende konuşmak için gelmişsin konuşalım
-evet, adın ne ve kaçıncı sınıfsın?
+Ben Mia ve 9.sınıfım peki sen!
-adım tolga ve 10. Sınıfım benden sadece bir yaş küçüksün bu iyi sana ders çalıştırırım
+Vaov bu harika sevindim
-haha evet
+Ee anlat dinliyorum
-ne anlatayım ki
+Sana kalmış bu sen istedin ilk konuşmayı
-tamam peki o zaman soru Sor yada cevap ver
+Tamam peki okeyim soru geliyor o zaman
-gelsin bakim
+Kaç kere aşık oldun?
- galiba bir kere şuana kadar üç tane sevgilim oldu ama ikisi ile aram iyiydi ve ilgileri değerleri için olmuştum diyerine ise aşıktım öyle işte sıra bende!
+Tabi dinliyorum
-Senin sevgilin oldu mu hiç?
+hayır olmadı zaten de olmasını istemedim çünkü her tarafta aşk var gibi davranıyorlar ama hep sonları aldatma olduğu için güvenemiyorum
- güzel bu bak
+Evet
-saat kaç oldu acaba?
+Bilmiyorum
-bakim ,son iki dakika var bence artık gitmeliyiz
+Bencede
- görüşürüz miacık
+Haha görüşürüz tolgacık
Benimle konuşmak istedi şaka gibi ama galiba beni samimi bulmadı neyse sınıfa geçmem gerek yeterince iyi konuştum!
Daha okulun ikinci günü daha kos koca üç gün var off of çok sıkıcı
"Bu hayatta yaptığım en çok şey hiç bir şey yapmadığım" evet tabiki de matematik yapacağım tek sıkıcı bulmadığım ders bu çünkü , soruları yapmaya başlamıştım ama soruda Tolga ismi var haha dikkatimi dağıttı ya ve soruyu anlayamadım tekrar tekrar okudum ama yok yok olmuyor en iyisi John'a sormalıyım o zeki çünkü yani benim düşüncelerim öyle
+John bakar mısın?
-tabi Mia sorun ne
+Neden sadece sorun olunca mı sana sesleniyorum!
-evet
+Aa galiba bu doğru hahah neyse şu soruyu anlamadım da bakarmısın
- haha tabi
+Bulunca anlatırsın ben biraz gözlerimi dinlendireceğim.
