Herkese bu güzel ilgi çekici (belki) olan hikayemden merhabalar. Heyecanlıyım çünkü birinci bölümden başlıyorum... O zaman sizde şimdi okumaya başlayın.
Bir gün Uğur yatağından kalkmaya çalışır ve kalkarken beli acır. Bu hayatında hiç yaşanmayan bir şeydir. Arkadaşı Murat ise yan odada yatmaktadır. Uğur ve Murat 13 yaşındadır. Anneleri Hatice, babaları Yakuptur. Uğur kalktığında Murat'a bir eşek şakası yapmak istemiştir, Murat uyuyordur. Uğur eline bir mikrofon alır ve Murat'ın kulağına getirip AAAAAAAAA diye bağırır. Murat çok korkmuştur. Uğur'a,
Murat: Gerizekalı salak ben seni böyle korkuttum mu hiç? Uğur: Korkuttun. Murat: Ne zaman korkutmuşum be?! Hayatımda hiçbir arkadaşımı korkutmadım böyle. Uğur: Okul bahçesinden çıkıyordum o zaman beni korkutmuştun! Murat: Böyle değildi ki o...
Ve sonra anneleri onları kahvaltıya çağırır. Televizyonlarda bir araba kazası konuşulur.
Yakup Bey: Geçmiş olsun ne diyeyim ki. Hatice Hanım: öhhö öhhö Yakup Bey: İyi misin aşkım ne oldu? Hatice Hanım: Boğazımda bir şeyler hissetmeye başladım... Yakup Bey: İstersen hastaneye gidelim, daha iyi olabilir. Hatice Hanım: Yok yok böyle iyiyim merak etme. Uğur: Anne gerçekten iyi misin? Hatice Hanım: Evet oğlum iyiyim. Hemde çok. Uğur: Tamam o zaman kahvaltıya devam edelim.
O kazada 2 kişi ölmüştü, 5 kişi yaralanmıştı. Ancak ölen kişiler biraz ünlü kişilerdi. Bunun için onların evine bir çiçek verildi. Hatice Hanım biraz dışarıya çıkmaya karar vermiştir ve çıkmıştır. Önünde ise bir araba vardı, bu arabanın sahibi ise marketçiydi.
Uğur ve Murat birlikte dışarıya çıkarlar artık tatildir (90 gün) ve birlikte takılmaya başlarlar. Tam giderken ormana girmeye karar verirler. Bir ağacın dalında kitap görürler. Üstünde 6 yazmaktadır. Onu alırlar. İçinde ormandaki bazı yaratıklardan bahsedilir. Ve bir yer vardır. Gerçek olduğunu kanıtlamak için.
Murat: Bu nedir dostum böyle? Uğur: ... Bilmiyorum ... Murat: Bunu buraya kim koymuş olabilir ki? Ormanı biz kaç defa gezdik hiçbir şey yoktu. Uğur: Bunu eve götürmemiz lazım ve kitabı saklamalıyız. Bulurlarsa onlar saklarlar ve biz bulamayız bu kez. Murat: Tamam. Götürelim o halde.
Eve dönerken sabah olmasına rağmen havada bir yarasa görürler. Bu yarasa binanın çatısında dolaşıyordur. Murat ve Uğur iyice tırsmaya başlamıştır, bir şeylerin ters gittiğini düşünürler. Sonra Anneleri gelir.
Hatice Hanım: Neredeydiniz çocuklar? Sizi merak ettim. Murat: Ormanda dolaşıyorduk. (Pşt kitabı sakla cebine-) Uğur: (tamam.) Hatice Hanım: O nedir? Uğur: Öylesine bir şey işte.. ee... Murat: Takılacak bir şey değil ya.. Hatice Hanım: Tamam.
Uğur ve Murat eve gittikleri zaman hemen odalarına koştular, ellerini yıkayıp masaya oturdular. Kitabı tekrar açtıklarında şöyle bir sayfa ortaya çıktı.
Oops! This image does not follow our content guidelines. To continue publishing, please remove it or upload a different image.
Uğur: Burayı keşfetmeliyiz! Murat: Evet bir şeyler olabilir...
Uğur ve Murat bunun için keşfe çıkarlar. Bakılabilecek bütün çukurlara baktılar. En sonunda büyük devasa bir çukur bulundu. İçine baktıklarında 5. Kitap ve 2. Kitap vardı. Uğur 5'i, Murat 2'yi almıştır. Bunları eve taşıdıklarında ise karşılarında 5 güvercin ve 2 tane kedi gördüler. 6. Kitabı aldıklarında ise 6 tane köpek gördüler ancak bunlar evin önüne gelmediler. Bu işte bir terslik olduğunu anlamışlardı... 6 ve 5. Kitabı masanın üzerine koyduklarında 6. Kitap kırmızı oldu, 5. Kitap mavi. İkinci kitap ise sarı oldu.
Murat: Bak, renk değiştirdiler! Uğur: Evet... Neler oluyor acaba? Yakup Bey: MERHABA Uğur: Alta koy çabuk! Murat: Tamam! Yakup Bey: Neyi koyuyorsunuz? Murat: Yok bir şey baba ne oldu? Yakup Bey: Sadece merak etmiştim...
Yakup Bey odadan çıkar.
Murat: Kitabı aç. Uğur: Açtım, ne oldu? Murat: O devasa çukurda başka ne vardı sence? Uğur: Bilmiyorum, başka bir şey olabilir mi ki...
Uğur ve Murat 2,6 ve 5. Kitabı bir yere sakladılar. Ve yine o çukura geldiler. İçinde 60 altın buldular.
Uğur: Murat! Toplam kaç altın oldu?! Murat: Tam 60 tane! Uğur: Bunun ne demek olduğunu biliyor musun? 60÷10=6! Murat: Yani? Uğur: Yani bu kitaplardan tam 10 tane var! İlk ipucumuzu bulduk!
O sırada yanlarından siyahlı biri geçer. Ve onun cebinde de 8. Kitap vardır.
Murat: Bu, 8. Kitap! Uğur, şuraya bak! Uğur: Evet! Onun ne olduğunu sorarsak belki biliyordur? Murat: Soralım!
Sorduklarında o siyahlı onlara dönüş yapmaz. Ve yoluna devam eder.
Murat: (Takip edelim gel!) Uğur: (tamam.) Siyahlı: Huh, bir ses var. Uğur: (Murat, sessiz ol!) Murat: çıt.
Siyahlı yola devam ettiğinde bir mekana gelir. Ancak siyahlı oraya girmez. Kitabı eline aldığında eli yeşil olur.
Siyahlı: Acaba diğer kitaplar nerede?.. Murat: (Uğur gel eve gidelim. Bayılmak üzereyim sıcaktan.) Uğur: (Nasıl? Sıcak değil ki Murat. Hem sessiz ol!) Murat: (Gidiyorum ben.) Uğur: (Tamam ama sessizce git. Ben bu işin peşini bırakmayacağım.)