Sabah uyandım,saate baktım ve 07.30 olduğunu gördüm.Okula geç kalacaktım,hemen yataktan kalkıp okul formalarımı giymeye koyuldum.Aşağıdan annem,"Gece hadi,kahvaltını hazırladım!" diyerek bana seslendi.Bunu duyar duymaz kravatımı düzgün takamadan aşağıya indim.İndiğimde annemin güzeller güzeli yaptığı o pankeki gördüm ve çok mutlu oldum.Annem neden bu kadar geç kalktığımı sorgulular gibi bir bakış attı bana.Babam,ben küçük yaştayken bizi terk ettiği için annemle ikimiz yaşıyorduk. Annem bu zorluğa rağmen beni asla bırakmamış ve mutlu olmam için herşeyi yapmıştı o benim ayakta durma sebebimdi,onsuz ne yapardim bilemiyorum.
"Alarmı duymamışım,neden beni uyandırmadın anne?" diye sordum. Annem de;
"Geldim ama duymadın beni kızım." diye ekledi.
Hemen gülüp geçtim ve yemeğimi hızla yemeğe başladım.Annem birden gülmeye başladı ve gülerek;
"kravatını nasıl bağlamışsın şu haline bak be kızım." dedi.Bende güldüm çünkü gülünecek bir haldeydim.Annem yanıma gelip üstümü başımı düzeltti.O sırada da yemeğimi bitirdim.Hemen ayakkabımı giymek için kapıya koştum.Çıkarken annem "Bugün eve geç geleceğim tatlım." dedi,bende "tamamm anahtarımı aldımm!" diyip hemen çıktım evden.
Hızlı adımlarla yürüyordum.Arkamdan koşarak bir çocuk geldi ve omzuma çarptı,neredeyse düşüyordum.Arkasından;
"yavaş olsana!" diye bağırdım,
"seninle uğraşacak vaktim yok." diyerekten koşmaya devam etti.Çok sinirlenmiştim,insanların bu dikkatsizliği sinirimi bozuyordu,bence bir insanda olması gereken ilk özellik saygıydı.Çok sorgulamadan okula doğru yürümeye devam ettim.
~
Okula vardım.Koca 3 ay yaz tatilin sonunda okulların ilk günüydü.Bildiğim kadarıyla yeni öğrenciler gelmişti ve onları tanımak için hemen sınıfıma çıktım.
Sınıfa girdiğimde o çocuğu gördüm.Benim sıramda oturmuş soluklanıyordu,sanırım benden hemen önce gelmiş gibiydi.Yanına doğru ilerledim ve başında durdum.
"pardon?" dedi.
"pardon mu? burası benim yerim lütfen kalkıp başka bir yere oturur musun?" dedim ve şöyle ekledi,
"kusura bakma ama ilk ben oturdum.Zahmet olmazsa sen başka yere otur." dedi.Çok sinirlenmiştim ve tam bağıracakken hoca geldi ve başka yere oturmak zorunda kalmıştım.Öğretmen sınıfta yoklama alırken o bana çarpan çocuğun isminin Toprak olduğunu öğrendim.
~
Zil çaldı ve öğle yemeği idi.Paramı çantamdan aldım ve Işılın arkadaşım) gelmesini bekledim.Daha sonra bir süre bekledikten sonra yanıma gelebilmişti "nerde kaldın?" dedim, o ise hiçbir şey demeden koluma girip dedikodu anlatmaya başladı.
Işıl ile kantine çıkıyorduk ve yine Toprak bana çarptı..bu sefer cidden yere yapışmıştım.Işıla baktığımda gülmemek için kendini zor tutuyor gibi görünüyordu.Hemen ayağa kalkıp çocuğa bağırdım "bak bu iki oluyo önüne bak artık" diye bağırdım.Kendisi cevap bile vermeden gülerek gitti.Işıl,bir kahkaha patlatarak "iki oluyo derken?" dedi.Bende "Işıl,kapa çeneni" ve sustu.
Kantin sırasındayken Işıl yine hoşlandığı kişiyi anlatıp duruyordu.Işıl'ın hoşlandığı çocuk Toprak ile konuşuyordu ve çok benziyorladı fakat çok sorgulamadım.
Sıra bize gelmişti. Kendime,Tost ve ayran almıştım.Işıl ise bir dilim pizza ve Şeftali suyu almıştı.Yerimize oturduk ve yemeklerimizi yemeye başladık.
O sıra da Enesi(Işıl'ın sevdiği çocuk) sarışın bir kızla konuşurken gördü ve kıskandı.
Göz devirip Işıla,"amaan takma şu çakma sarışınıı" diyip gülüştük.Bir süre sonra zil çalmıştı ve herkes sınıflara gitmeye başladı.
~
Okul çıkışı,Işılı yine beklemeye başladım.Beklerken Enes ile Toprağı birlikte gittiklerini gördüm.Çok geçmeden Işıl yanıma geldi ve beraber yürümeye başladık.Işıl ile evlerimiz yakındı o yüzden dönüşlerde hep beraber yürürüz bazen de sabahları.Yolda yürürken de önümüzde Enes ve Toprak yürüyordu.Işıl bana dönüp,yine Enes hakkında konuşmaya başladı.
Enes ve Toprak birden bize baktılar ve kendimi tutamadan güldüm ve Işılı dövdüm.
Bir süre sonra onlar farklı bir yola döndüler ve ayrıldık.Işıl bana gülerek kaş göz yaparak sırıttı.Ben ise "Toprağı hala sinir bozucu buluyorum,asla değişmeyecek."diye ekledim,fakat bu dediğim Işıl'ın hoşuna gitmiş gibi görünüyordu çünkü baya gülüyordu. "sus be artık" diye söylendim ve sonunda o gülüşü kesti ve yürümeye devam ettik.
~
İlk önce Işılı eve bıraktım ve yolun geri kalanını tek başıma yürüdüm.Tek başıma yürürken düşüncelerime engel olamadım.Ne kadar büyüsem de babamın bıraktığı boşluk bir türlü dolmuyordu.Annem olmasaydı şuan nasıl olurdum bilemiyorum.Babamın beni neden terk ettiğini 7 senedir hiçbir zaman anlayamamıştım.Acaba hayat diğer insanlara da bu kadar acımasız mıydı?
Eve vardığımda annemin geç geleceğini hatırladım ve bu demek oluyor ki yemeği kendim yapıcaktım.Eve girdiğimde ayakkabılarımı çıkardığım gibi direkt odama çıktım.Bornozumu alıp Banyoya doğru ilerledim.Güzelce duşumu aldım ve rahatladım.Çıktığımda hemen bornozumu giyip saçımı havluya sarınca odama geçtim.Üstüme pembe bir tişört ve ayıcıklı pijama altımı giydim.Daha sonra aşağıya inip kendime bir şeyler hazırladım.Annem kadar hamarat olamasam da kendime uyduruk bir tost hazırladım ve yedim.Çok doyurmasa da annem gelince tekrardan yerim diye başka bir şeyler atıştırmadım.
Tekrardan Banyoya gidip saçlarımı iyice kuruttum.Biraz yüz bakımımı yaptıktan sonra aşağıya indim...Biraz televizyondan film izlemeye başladım. 2 saat sonra kapı çaldı,hızlı bir şekilde kapıya doğru gittim ve kapıyı açtım.Gelen annemdi,ve annem elinde poşetlerle gelmiş,belli ki markete uğramış olmalı.Anneme yardım ettikten sonra annemden bana yemek yapması için yalvardım,ve sonunda başarmış olmam gerek ki güzel bir yemek yedim ve sonunda doydum.
Odama çıkıp,biraz kitap okuyup,derslerimi yaptım.Saat gece 12'ye geliyordu.Aşağıya inip anneme iyi geceler dedikten sonra odama uyumaya çıktım ve yatağıma geçip,gözlerimi kapatıp,derin bir uykuya daldım.
~
Sabah,alarmın sesiyle zorla gözlerimi açtım ve bu sefer erken uyanabilmiştim.Hemen lavaboya gidip elimi yüzümü yıkadım ve dişlerimi fırçaladım.Odama geçtim ve okul formalarımı giydim.Aşağıdan hiçbir ses gelmediğini fark ettim ve aşağıya inip baktım.annem yoktu ve mutfakta,sehpanın üzerinde bir not buldum,notta şöyle yazıyordu 'Gece,canım kızım benim işlerim yoğun olduğu için 3 günlüğüne yurtdışına çıkıyorum,merak etme bugün ki yemeğini buzdolabına hazırlayıp koydum ısıtıp yersin.Seni seviyorum -annen' yazıyordu.Bir tık mutlu oldum çünkü Işıl bizde kalabilir diye düşündüm.
Buzdolabından yemeğimi ısıtıp yemeye başladım.Benim sakarlıklarım çok fazla olduğu için bütün yemeğimi yere düşürdüm..tabi söylene söylene ortalığı toparladım.Fakat saate baktığımda saat 8'e geliyodu.Başka bir yemek hazırlayacak bir vaktim olmadığından hemen ayakkabımı giyip evden hemen çıktım.
~
Okula vardığımda soluk soluktaydım.Hemen Toprak gelmeden kendi yerime oturdum.Bir süre Hocamız geldi ve etrafıma bakındığımda Toprağın henüz gelmediğini fark ettim,neyse ki işime gelirdi,en azından bu günüm sakin geçecekti.Umarım.Sonradan derse başladık.
Teneffüste uyuyordum ve birden telefonuma bilinmeyen birinden mesaj geldi.Mesajda 'çıkışta arka sokaktaki parkta' yazıyordu sadece,şüphelenmeye başladım ve gidip gitmemekte kararsız kalmıştım.
~
Nihayet okulun çıkış zili çalmıştı ve hala gidip gitmemekte karsızdım ayrıca bi yandan da gerdindim.En sonunda korkumla yüzleşmeye karar verdim ve park'a doğru ilerledim.
Park'a varıp o kişinin gelmesini bekledim..Yaklaşık 15dk sonra gelmeyeceğini düşünüp,kalkıp gidecektim ki tam kalktığımda hiç beklemediğim bir yüzle karşılaşmıştım.
MERHABALARR..bu benim ilk yazışım aşırı klasik gelebilir ve hikaye hızlı ilerliyor olabilir ama daha ilk bölümden önyargılı olmayalım lütfen..İşin içine daha çok olay,dramatik,romantizm sokmaya çalışıcam elimden geldiğince.Beğenirseniz çok sevinirm daha sonra görüşmek üzeree.
YOU ARE READING
GECE YARISI
Teen FictionGece,travmalarıyla ayakta kalmaya çalışan sessiz bir kızdı ta ki,hayatına toprak girip aydınlatana kadar..
