Alarmın sesiyle gözlerimi açtım, offf gene okul vardı diye düşünürken bugünün cumartesi olduğunu hatırladım ve sevinçle kafamı yastığa attım tekrar.
- Mavii hadi kızım uyan artık saat 9 olduuu!
Klasik anneler işte bilirsiniz , o saat hep 9 dur nedense. Gerçekten de 9 olmuştu bu sefer. Hayrett! 9 annem için oldukça geç bir saatti. Temizlik hastası idi resmen. Sabah uyandığında her tarafın mis gibi pırıl pırıl , toplu olmasını istiyordu hemen. Zar zor da olsa bir şekilde uyandım artık. Yatağımı toplamaktan nefret ediyordum tabii ki de bunu kardeşime paslayıp mutfağa atıverdim kendimi 🤭. Kahvaltı yapmayı çok olmasa da hazırlamasını çok seviyorum.. garip bir şekilde mutfakta olmak bana zevk ve mutluluk veriyordu. Annemin hadi artık bitmedi mi sesiyle saate yöneldim. Hiiii 10 olmuştu resmen. Cidden aşırı yavaştım. Üstelik bugün kızlarla buluşacaktık. Annemi daha fazla sinirlendirmeden ve gecikmeden sofrayı kurdum. Heyecanlıydım uzun zaman sonra kızlarla dışarı çıkıyorduk. Ödevler , dersler çalışmalar vs derken bir türlü fırsat bulamamıştık. En önemlisi ise yks hazırlığı tabii ki.. ahh zordu evet ama çalışmaktan başka çarem yoktu. Bir sürü hayalim vardı. Daha İstanbul'a gideceğim , üniversite için. Yüksek lisans yapıp kendi klinliğimi açacağım. Sonra boll boll para biriktirip kendime ait bir karavan alacağım daha sonra ise kendime ait kocaman bahçeli, balkonlu iki katlı kedilerimle yaşadığım muhteşem bir ev yaptıracağım. Sonra tabii ki yurtdışı seyahati :') Çocukluğumdan beri İsviçre'ye gitmek istiyordum. Hatta anneme beni götürmesi için yalvardığım bile olmuştu ama çocukluk işte. Şimdi o çocuğun hayallerini gerçekleştirmek için çabalıyorum.
-Maviii bu saçların neden yerlerde geziyor hep kızım
Ahhh gene saçlarıma takmıştı... dökülüyordu işte suç benim mi ? Hayır tabii ki de . Bonemden düşüvermişti işte. Ve şimdi kara kara ne giyeceğimi düşünüyorum. Evettt buldum. Deri gömleğim , siyah boğazlı kazağım, geniş paça siyah pantolonum , yüksek tabanlı deri botlarım, gümüş yüzüklerim ve gümüş ay yıldız kolyem... Ahh bayılıyordum bu kolyeye. Bunu bulabilmek için şehrin altını üstüne getirmiştim. Aşığım şu bayrağa ya aşıkk. Eğer istediğim bölüm gelmezse subay olmak istiyordum fakat ailem buna müsaade etmiyor... Bende gelecekteki eşim beyin asker olmasını istiyorum. En büyük hayalim bu. Yani en büyük olmasada olmasını istiyorum :D Asker eşi olmak zor derler hep , bilirim .Nerden bilirsin , kaç kez evlendin 🙄. Her neyse , sonuçta aylar boyunca bile birbirlerini göremedikleri oluyor. Olsun , aşk her zorluğa rağmen beraber olmak değil mi? Ahh gene hayal dünyamda geziyorum. Neyse hazırlanıp çıktım, otobüs durağına doğru ilerlerken karnımın seslerini duymaya başlamıştım. Yeni yememe rağmen tekrar acıktım. Kızların yanına gidince ilk işim bir restoran bulmak olucak. Otobüse binip en ön koltuğa oturdum. Hafif yağmur çiselemeye başlamıştı. Hemen uzak mesafeden güneş oldun tenime şarkısını açtım ve hayallere daldım. Sevgilim veya sevdiğim biri yoktu fakat bir gün bu şarkıyla hikaye atmayı çok istiyordum :) Uyuyakalmıştım , birden yanımdaki ablanın omzuma dokunuşuyla irkilip uyandım. Neyse ki ineceğim yeri kaçırmadım. Ablaya teşekkür edip otobüsten indim. Mayayı aradım.
- Alo nerdesin knk?
+ İndim otobüsten yukarı doğru çıkıyorum.
- Tamam. Alev de geldi seni bekliyoruz.
+ Ah gene mi geç kaldım...Tamam geliyorum, görüşürüz.
- Ahaha evet , tamamdır görüşürüz.
Gözlerim kızları arıyordu gelmiştim. Ahh evet işte orda prenseslerim. Çok da güzel olmuşlardı gene. Kollarımı açtım sarılmak için. Oh mis miss.
"Acıktım bir şeyler yiyelim önce" dedim. Tabii ki de beni kırmadılar.
"Nereye gidelim peki ?" , dedi Maya.
"Bana fark etmez yeter ki yemek olsun" dedim.
"O zaman bizim çiğ köfteciye gidelim." dedi Alev .
Kabul ettik. Hem aşırı güzel yapıyordu hemde ortam çok iyidi. Yer sofrası vardı. Bir köy evindeymiş hissiyatı veriyordu. Küçüktü ama huzur dolu bir yerdi. Siparişlerimizi verdikten sonra alt kata indik. Sadece 3 kişi vardı. Gözüm sadece birinde takılıp kaldı. Noldu öyle birden... kalbim hızla çarpmaya başladı. Dehşet yakışıklı bir beyefendi görmüştüm. Dalıp gitmiştim. Erkeklerin kızları kestikleri gibi bir hal almıştım. Maya'nın "Mavi iyi misin? Noldu ?" demesiyle irkildim. Beyler de dahil olmak üzere herkes dikkatini bana vermişti. Domates olmuştum resmen. Utanç vericiydi. Bön bön çocuğa baktım resmen... O an kalbimde bir şey olmuştu. Bir titreme, bir çarpıntı. Kendine gel Mavii kendine gel. Aşık olmak , hoşlanmak ya da beğenmek senin neyine ki ? Kimse sevmedi seni 18 yıldır. Ve çocuk Brad Pitt resmen, onu da geç 22 23 yaşında duruyor , belki daha fazladır ne bileceksin ki. Evet çok bir fark yok tabii ki de ama bazı erkekler istemez kendinden küçük kızları. Hem ne diye bunları düşünüyorum ki , belki de sevgilisi var. Olmaması imkansız olurdu zaten :D Maya'nın "Mavii burda mısın ?" demesiyle tekrar irkildim.
"Ahh evet , evet burdayım. Kalbime ağrı girdi gene , bilirsiniz klasik Mavi işte, ama geçti iyim şimdi", dedim.
Maya"Hı evet evet eminim kalbine ağrı girmiştir, acaba ne çeşit bir ağrı" deyip göz kırptı.
Alev "Hee tabii tabii çocuk var karşısında sanki , çocuğu nasıl gözlerinle yedin görmedik , asla görmedik aslaa. Demi Maya?"
Maya "Heee şimdi jeton düştü bana. Ulan Mavii , seni hınzır." Sırıttım ne diyebilirdim ki."Saçmalamayın arkadaşlar, ben bir daha sevmemek üzere yemin etmiştim. Hem aşk benim neyime ki? Hiç sevilmedim. Sevildiğimi sandığımda ise yıkıldım, ortada kaldım. Unuttunuz mu ? Hem sınav senesi ne aşkı ne meşki"
Maya "Ne aşkı he ne aşkı , bunu hatırlacağım sana unutma. Hem kendine haksızlık etme. Sevmeyen yoksa bu hep olmayacak anlamına gelmiyor. Belki de en iyisi için bekledin. Nasip bu işler nasip.Ve sınav senesi olabilir. Doğru kişi ve yanlış kişi fark eder tabii ki. Hem kendini özel ve güzel hissetmen için erkeklerin sevmesine mi ihtiyacın var ? Yok , biz seviyoruz seni ve bizi de geç sen sev kendini" Haklıydı. Nasip kısmet işleri aman boşver her şey olacağına varır ne de olsa. Garson gelip içecekleri servis etmeye başlamıştı.Tuhaf tuhaf bakıyordu yüzüme. Sanki ilk defa kız görmüş gibi... Gözleriyle yedi beni o da. Noluyordu bugün böyle? Gittiğimizde benim bakışlarımla yediğim çocuk hala bana bakıyordu. Alev "Çocuk sana bakıyor ve yetmedi garsonu da gözleriyle dövüyor resmen" dedi. Zaten Alev bir şeyi belli etmese şaşardım :D Eminim ki çocuk Alev'in ne dediğini anlamıştı. O kadar acıkmıştım ki hayatımda ilk kez yemek görmüş gibi yiyordum resmen. Tıka basa yerken kafamı kaldırınca tekrar çocuğun gözleriyle buluştu gözlerim. Kızardım domates gibi gene.. "Alev sen şuraya otursana knk. Adam tam önümde. Bakınca yiyemiyorum utanıyorum ben" dedim. Sağolsun dediğimi yaptı da rahatça yiyebildim. Kızlarla sohbet muhabbet derken yemeklerimizi ayh yani dürümlerimizi bitirmiştik. Kalkmaya hazırlanıyorduk ki geldiğimden beri bakıştığım çocuk bizim oturduğumuz yere doğru yöneldi. Kızlarla birbirimize baktık. Hepimiz gözleriyle nolduğunu sorguluyordu. Elinde bir kağıt vardı. Yanıma gelip gülümseyip "Merhaba , ben Bora Aybars, afiyet olsun bu arada. Bu senin için" dedi ve kağıdı elime verdi. Sonra da arkasını dönüp arkadaşlarının yanına gitti. Merakla kağıdı açtım. Aynen şöyle yazıyordu ; Hayatımda ilk kez kanatsız bir melek gördüm. Bu güzel meleğin kalbini de tanımak bilmek istiyorum izninizle... Instangram adresim: 0boraybrs*** . Ulaşın bana lütfen :)
Gördüklerimle şoka girmiştim , heyecan da basmıştı. Domatesin bile üst seviyesine çıkacak kadar kızarmıştım. Maya uuuu diyip ağzını kapatıp pis pis sırıtmaya başlamıştı. Alev de yan yan bakıp "hayatının aşkı ayağına geldi " dedi. Hemde çocukların duyacağı bir şekilde. Tabii ki de duymuştu , dönüp baktı ve tatlı bir şekilde sırıttı. Bizden önce yemelerine rağmen biraz daha oturmuşlardı ve hâlâ gitmiyorlardı. Kafamı kaldırıp donuk ifadeyle çocuğa baktım. Oldukça utangaç tavırlar sergiliyordu. Nolmuştu öyle az önce? Hayatımda aldığım en güzel iltifattı sanırım. En güzel mi dediğinizi duyar gibiyim ama hiç sevilmemiş biri için çok güzel bir duyguydu. Hayatımda bir erkeğe zorlamadan iltifat almıştım. Elbette muhteşem hissetmek ve olmak için birilerinin iltifatlarına ihtiyacım yoktu ama bu da bir gereksinimdi. Gülümsedim... verdiği kâğıda "Güzel düşünceleriniz için teşekkür ederim. Notunuz beni şaşırttı aynı zamanda gülümsetti de. Kalbimi tanımanız için size bir şans vermek istiyorum. Instangram adresim 0maviozturk***" yazdım ve yanına doğru yürüyüp gülümsedim, notu verdim. Okuyunca gözlerinden resmen heyecan akıyordu. "Görüşürüz o halde, Mavi Hanım" dedi gülümseyip. Bende içten bir tebessüm ve utangaçlıkla "Görüşürüz , Bora Bey" dedim. Ödeme için üst kata çıktık. Ödemeyi yaptıktan sonra kızlarla avmye gitme kararı aldık. Aklım hala Bora'da kalmıştı. Yürürken instangramını bulmaya çalıştım. Hah işte evet buldumm :)) Bir insana bu kadar yakışıklılık fazla değil miydi ? Diğer erkeklerin de hakkına girmişti. Hemde fazlasıyla. Gün boyu kızlarla gezip alışveriş yapıp eğlendikten sonra ilçeye giden otobüse binip evimin yolunu tutmuştum. Bir yandan beynimde dolaşan Bora Aybars vardı. Ve telefonum titreşti... "0boraybrs*** bir yeni mesaj gönderdi"
YOU ARE READING
İlk Bakışta
Teen Fiction-Hayatımda ilk kez kanatsız bir melek gördüm. Bu güzel meleğin kalbini de tanımak bilmek istiyorum izninizle...
