Öğle yemeği için merdivenlere doğru yöneldim. O kadar sakarım ki bir adım atacağımda bile düşebilirdim. Zaman sanki akmıyor, merdiven çok uzun geliyordu. Uzun bir okyanusun ardına doğru ilerliyordum sanki. Yavaş yavaş indim merdivenden. Korktuğum başıma geldi! Bir ayağımı kuyu gibi boş bir yere attığımda anladım ki düşüyordum. İşte yardımıma yetişen Berra. Tuttu benim kollarımdan.
"İnci ne yapıyorsun? Biraz dikkat et." dedi gülerek. Yüzündeki o tebessümü görünce ister istemez ben de sırıttım. Gülerek "tabii" dedim ve aşağı indik. İlk durağımız olan o yer, yemekhaneye girdik. Masanın üstündeki tepsiyi alıp, sıraya girdim. Bugün şanslıydım, sevdiğim yemek vardı. Makarnadan bol bol aldım. Birkaç bir şey daha alıp bir masaya oturduk. Berra ile birlikte sohbet ede ede yedik. Peki Berra kim? O benim ilkokul, ortaokul ve liseden beri en yakın arkadaşım. Hep aynı okula gittik. O benim kız kardeşim gibidir. Siyah dalgalı saçları, zeytin karası gözleri...
Ɫ
Yemeği yiyip masadan kalkmaya başladığımda arkamdaki kızı görüp durdum: Eda. Ondan nefret ediyorum! " Nereye gidiyorsun bakalım?" dedi alaycı bir tavırla. "Çekilirsen geçeceğim!" dedim sinirli bir şekilde. "Efendim? Görmüyor musun önünde ben varım. Dolanman gerekecek artık." O kadar sinirliyim ki ezip geçecektim ama durdum. "Geçmem için izine gerek yok!" deyip Berra'nın kolunu tutup Eda'ya omuz atıp geçtim. Lisenin bahçesine çıktığımızda Berra "İnci, takma uğraşılmaz. Hem hadi gel izin alıp biraz dışarı çıkalım. Gezeriz." dedi. Yatılı kaldığımız için izin almamız gerekiyordu. Yukarı çıkıp çantamı almaya gidecekken karşıma Can çıktı. Can bizim sınıftan. İki sıra arkamda oturuyor. Yakışıklı ama bana göre değil. Hem daha küçüğüm 17 yaşındayım. " İnci!" dedi uzaktan bana doğru. "Ee, Can? Bir sorun mu var?" dedim ne yapacağımı bilmeden. "Şey... Neyse boş ver önemli bir şey değil acelen var sanırım." dedi. Acelem olduğunu nereden biliyordu ki?
"Sorun değil, söyleyebilirsin ama bir şey soracağım. Acelem olduğunu nereden biliyordun?" dedim, ardından da "Sordum sadece." dedim ayıp olmasın diye. Biz Can ile çok yakın değiliz. " Merdivenden hızlı çıktığını gördüm de. Ders ile ilgili soracaktım boş ver." dedi Can. "Tamam sonra sorarsın o zaman. Görüşürüz." deyip hızlıca odama çıktım. Çantamı toparlayıp, Berra'nın yanına indim.
"Hadi gidelim." nedense sesim az çıktı. Yürümeye başladık. Aklıma bir şey geldi. Biz haber vermedik! "Berra!"deyip durdum. Berra şaşırdı. " Ne oldu İnci?" dedi şaşkın bir yüz ifadesiyle. "Biz müdürden izin almadık ki." dedim bir anda. Berra sırıtarak "Ha, o mu sorun değil ben hallettim." Berra bunu deyince anlayamadım. "Nasıl yani?" " Yani, sen gittikten sonra bahçede müdürü gördüm, ben de izin aldım. Korkma yani." öyle içim rahatladı ki, yağlarım eridi resmen.
Yarım saat sonra...
Deniz kenarının yanından yürümeye başladık. Hava çok sıcaktı ama deniz kenarında olmak harikaydı. Hem hava esiyordu hem de deniz çok güzel kokuyordu. Karşımdaki kokoreççiyi görüp durdum ve hemen yanına koştum. Berra da arkamdan geldi. Hemen bağırdım. "Abi bize iki yarım. Değil mi Berra? Yersin herhalde." Berra çoğu zaman kokoreç yemezdi ama bu sefer "Yerim." demişti. Parasını verip bir banka oturduk. Berra'ya okuldaki olayı anlatmaya başladım.
Verdiği tepkiler çok komikti. "Eeee! Sonra ne oldu?" dedi. "Ya işte sonra ben de toparlanıp geldi-" tam konuşmamı bitirecekken yan odamızdaki Batur araya girdi. "Selam kızlar!" dedi. Batur iyi bir çocuk. Aynı sınıftayız tabii. O ayrı kalır mı hiç. Kendisini veya bir başkasını ilgilendiren biri olursa hiç bıkmadan gece gündüz çalışır. Bu yüzden ona güvenebiliriz.Berra "Selam batur!" diyerek karşılık verdi. Ben de, selam dedim. Ardından yanımıza oturdu. " Ne yapıyorsunuz? Canım sıkıldı biraz dolaşalım mı?" Batur'un kendi arkadaşları vardı ama neden şimdi böyle dedi ki? Tamam deyip kalktık. Bayağı dolaştık. Akşam olmaya başlamıştı. Pansiyona dönmeye karar verdik. Bahçeye girdik. Odalarımıza ayrıldık. Biz Berra ile aynı yerde kaldığımız için odamıza girdik. Rahat bir şeyler giyip akşam yemeğine indik. Yemekten bol bol alıp bir masa bulduk.
YOU ARE READING
KAMP
Teen FictionYıllardır arkadaş olan İnci ve Berra'nın maceraları mı? Kardeş gibi olan iki kız... Ve çok yakın arkadaş olan Can ve Batur. Her şeyi yapanın sorumlusu kim? Aşk mı kazanacak yoksa kötülük mü? İşte her şeyin cevabı burda!
