(İlahi Bakışaçısı)
(04.08.2004)
(New York-Manhattan/Dream Bar)
Üzerinde çok sayıda keskin alet ile Dream Bar'a giriş yapan çekici kadın bardaki herkesi etkiledi. Simsiyah kıyafetleriyle ihtişamlı bir şekilde yürüyordu. Yüzünde siyah maskesi, siyah kapüşonu kafasında, o siyah ve renksizlik içinde yemyeşil gözleri parlıyordu.
Barmen kadını görünce hemen tanıdı -zaten kadını tanımayan neredeyse kimse yoktu- önce korktu ama sonra yüzüne bir tebessüm giydirip söze başladı:
"Vay be! Ölüm tanrıçası Achlys, hoş geld-"
Kadın sert bir tonla sözünü kesti, "Kapa çeneni boşboğaz. Senden bir tek isteğim- Hayır istek değil...Emrim var..."
"Emir" sözcüğünü bilerek vurgulamıştı.
"Bana ayak işlerimi yapacak beş kişi bul. Ama söyle onlara onları bir sınava tabi tutacağım. Sınavın sonunda sadece biri hayatta kalacak ve benim için çalışacak. Ona göre...Korkak birini getirirsen sen de o haberlerde gördüğün eski barmen gibi parçalarına ayrılırsın."
Adamın beti benzi akmıştı bir anda. Haberlerde gördüğü o adamın her bir parçası başka bir yerde çıkmıştı ve hala bulamadıkları parçalar vardı. Adamın organları dahil... Her neyse... Başlangıçta detay vermesek de olur ancak hazırlıklı olun...
Kadın barmenin cevabını beklemeden kapıya doğru yöneldi. Ancak aniden aklına birşey gelmiş gibi durdu.
"Bilgisayar kullanmada ve iz sürüp birşeyler bulmada iyi birileri bul. İşlerimiz var..."
"Tabii ki... Bayan Alexandra..."
(New Jersey-Bayonne)
(04.08.2004)
Dört erkek kardeşin babası onlara mutfakta kahvaltılık hazırlıyordu. Eşinden ayrılalı tam yirmi yıl olmuştu. Yirmi yıldır çocuklarına bakıyordu. Yirmi yıl...
On sekiz yıl önce ise kızı kaçırılmış, bir daha izine rastlanmamıştı. Kızının öldüğünü düşünüyordu ancak ne zaman televizyonda herkese korku saçan seri katil Alexandra'nın haberini görse içini bir kaplıyor, "Ya o benim kızımsa?" diye düşünüyordu. Ancak sonra kendi kendine "Hayır, benim Alexandram öldü...O öldü..." cümlelerini durmadan tekrar ediyor kendi sakinleştirmeye çalışıyordu.
Ancak sonradan öğrenecekti ki o, onun kanından bir parçaydı...Bir yerlerde nefes alıyor ve etrafa terör saçıyordu..
"Çocuklar kahvaltı hazır!"
Evin en küçük çocuğu Michel koşarak mutfağa girdi "Ben kazandım!"
William -en büyükleri- arkasından geldi, "Çok hızlısın Michel..." Michel'ın kazanmasına izin vermişti, yüzünde bir tebessüm vardı.
Dean mutfağa elinde telefonla girdi. Dean tam bir internet kurduydu, ayrıca çok zeki bir gençti. Babası elinden telefonu çekip alınca ince çerçeveli gözlüğünü düzeltti ve zorla gülümseyip yerine oturdu.
Babası Alexander'ın gelmediğini görünce yine odasında müzik dinlediğini anladı ve üst kata çıktı. Kapıyı tıklattı. İçeriden ses gelmeyince kapıyı açtı ve oğlunu ikiz kız kardeşi ile olan fotoğraflarına bakarken bir yandan müzik dinleyip sessizce ağladığını görünce başını okşadı. Alexander babasına baktı. Çok üzgün görünüyordu. Gözleri ağlamaktan kıpkırmızı olmuştu.
YOU ARE READING
Denek-004
ActionBabası ve annesi ayrıldıktan sonra annesi, Alexandra ve ikizi Alexander ile onların erkek kardeşleri Dean, William ve Michel'a bakamayacağını söyleyip onları babalarına bırakıp gider. Baba ve çocukları New Jersey'de iki katlı ancak küçük bir evde m...
