BÜYÜKANNE NİN GİZEMİ 1.BÖLÜM

17 3 2
                                        

En sevdiğim zaman. Gece. Londra geceleri muhteşem bir yer. İnsanlar eğlenmeyi biliyor ve hayatlarını yaşıyor. Ama ben ve benim gibiler hariç. Ben Mirela. Londra'nın en sessiz ve ıssız yerinde kocaman bir rezidansta en üst katta yaşıyorum. Tüm şehir buradan görünüyor. Sabah harika akşam muhteşem bir manzara. Elimde bir duble viski ile akşamları burayı izlemeye bayılıyorum. Önümde kocaman pencereden insanları izliyorum. Ama sadece gece saat üçe kadar.

Saat üçte ise sessiz olan bu şehirde benim gezinti vaktim var. İnsanlar burada huzurla yaşıyorlar Ama ben ve benim gibi olanlar sayesinde.

O gece saat üçe daha yarım saat vardı. Odama gittim. Üzerimi değiştirmeye başladım. Siyah askılı parlak ve dar bir bluz ve deri bir pantolon. Sivri ve şık topuklu botlarım. Kırmızı rujum simsiyah gözlerim ve o muntazam makyajım. Kıvırcık dalgalı saçlarım ve maskem. Maskem benim diğer yüzüm. Bu hayat bana hiç acımadı. İnsanlar...
Ben neden onlara acıyayım. Şimdide ben insanlara acımıyorum. Hazırlandıktan sonra sessizce çıktım. Geceleri buralarda bekçiler dolaşırlar. Bende bir yolunu bulur onları atlatırdım. Daha sonra ormana doğru yol alırım ben ve benim gibiler orada yaşarlar. Biz cadı değiliz. Büyücü değiliz. Herkes gibi insanlarız ama özel İnsanlar. Tek farkımız bize acımayana bizde acımayız.

Ormana geldim. Heryer karanlık. Daha sonradan etrafımı kontrol ettim. Kimse yoktu. Özellikle o gıcık bekçiler. İşimizi çok zorlaştırıyorlar. Daha sonra elimi bir ağaç kovuğuna koydum ve oradan bir madalyon aldım. Boynuma taktım. Üstünde Mirela yazıyordu. Daha sonra ise madalyon ile bir eve geldim. Dışarıdan burası kullanılmayan harabe gibi görünüyor. Ama içeri girince sanki bir saray bir şato gibi.

Daha sonra içeri girdim. Bizimkiler henüz ortada yok. Bende şömine yaktım. Daha sonradan mutfak tarzı ufak bardan bir bardak aldım. Bardağıma bir buz koydum. Daha sonra biraz viski. Yavaş yavaş yudumladım ve sakince oturdum. Bir zaman sonra arkamdan bir ses duydum. Herkesten erken gelmişsin bu gece? Ben erken gelmedim siz geç kaldınız dedim.

John arkamda duruyor ve beni izliyordu. Pencerenin önünde yüzümüze vuran ayın ışığı ile birbirimizi görebiliyorduk. Bugün aramıza biri gelecek Mirela. Bayan Casandra. Bi o eksikti zaten. Nereden çıktı yine. Ne istiyormuş? Büyük bir iş varmış bebeğim. Eğer kazanırsak çok karlı bir iş olacak.

Onun yararına mı bizim yararımıza mı?

Yapma Mirela. Olanlar geçmişte kaldı. Casandra seni çok özlüyor. Sen onun kızısın.

Ben onun kızı değilim. Ben onun hiçbirşeyiyim. O beni o anda bıraktı. Kaçtı. Hiç düşünmedi o zaman kızı olduğumu. Onun yüzünden başıma gelmeyen kalmadı.

Haklısın bebeğim ama ona bir şans verneyi denesen?

Hayır. Bu konuda burada kapandı.

Arkamızdan bir kapı sesi duyuldu. İçeriye Tom ve Andrea geldi.

Neler oluyor? Sesiniz aşağıya kadar geliyor?

Boşverin çocuklar. John'ın saçma konuşmaları yine.

Casandra hakkında mı yine?

Başka ne olacak. Hanımefendi büyük iş bulmuş. Yine kurban seçecek kendine ama bu işte yokum.

Hadi Ama Mirela. Senden daha yetenekli kimse yok aramızda.

Orası beni ırgalamaz. Ben o kadına çalışmam. Bitti. Kendime eğlence aramaya gidiyorum. Andrea benimle gelmek ister misin?

Aslında daha biraz zaman var. Evet gelirim bebeğim.

Güzel. Gidelim. İyi akşamlar beyler.

Hiç kimse hiçbir yere gitmiyor! Herkes yerine geçsin.

BİR LONDRA EFSANESİStories to obsess over. Discover now