0.1

8 1 0
                                        

23 Kasım 2023,20.30

"Hadi ama Kook. Jin orada barmen benim onu görmek için neler yaptığımı biliyorsun."

Joon'un konuşması beni gerçekten yormuştu.

"Hayır Joon. Gelmek istemiyorum. İşten geleli sadece bir saat oldu. Ayaklarımı uzatıp film izlemek istiyorum. Neden anlamıyorsun?"

"Sadece bir kere Kook. Bir daha asla istemeyeceğim."

Ona karşı gözlerimi devirdim.

"Pekala Joon. Bir daha çağırmayacaksın."

Sonrasında kalktım ve üstümü değiştirmek için odama ilerledim.

Bir kot ceket,içerisinde sade bir t-shirt,ve altında kot pantolon.

Omuzlarıma kadar olan saçımın bir kaç tutamını arkada bağladım.

"Sadece bir kere gideceğim."

Namjoon'un arabasına binip yakınlardaki bara geldik.

Namjoon heyecanla arabadan indi. Yavaşça bende indim.

Namjoon içinden umarım Jin içeridedir diye düşünüyordu.
Bu bara ilk geldiğinde Jin onun ilgisini çekmişti ve sonra hep gelmeye başlamıştı.

Namjoon hızla Jin'in yanına gitti. Ben ise bardaki sandalyelerin birine oturacakken köşede oturan adam dikkatimi çekti.

"Taehyung."

Tae yavaşça bana döndü. Sanki bütün müzik sesleri kesilmişti.

"Jungkook..."

Bir süre bakıştık. Sonrasında arkadaşımı bile orada bırakarak çıktım. Tae'nin arkamdan geldiğini fark ettim. Daha hızlı bir şekilde arabaya gittim. Eskiden kalbimi çok kıran bir serseriyi tekrar görmek bana sadece zarar verecekti.

"Jungkook beni dinle! Öylece gidemezsin. Yıllarca sana ulaşmama izin vermedin! Artık beni dinle."

Onu dinlemeyi istemiyordum.

"Sen çekip gittin. Bir haber bile vermeden. Arkanda benim neler yaşadığımı bilmiyorsun! Seni dinlemek istemiyorum."

Joon'un arabasına binip barı terk ettim. Joon beni aramaya başlasa da telefonları umursayacak bir hâlde değildim.

"Beni bırakıp gitti. Bir haber bile vermedi. Şimdi sanki hiçbir şey olmamış gibi davranamaz! Müsaade etmem!"

Yarın erkenden kafeye gidip çalışacaktım. Fakat uyuyamıyordum.

Kapı çaldığında yavaş adımlarla kapıya ilerledim. Yoongi beni görmeye gelmişti.

"Kook. Mesajlarıma cevap vermedin. Endişelendim. İyi misin?"

Bir kaç damla göz yaşı yanağımdan süzülmeye başladı.

"O geldi Yoon."

Kim olduğunu anladığında gözleri büyümüştü.

"Tae mi.. Hayır Tae olamaz değil mi? Yeniden kalbinin kırılmasını istemiyorum. O depresif Jungkook bir daha gelmemeli."

Arkamdaki koltuğa yaslandım.

"Ne yapacağım Yoon.. Onu gördüğümde çok kızdım.."

Aniden anılara dalmıştım. Yoongi bana bir şeyler anlatmaya çalışıyordu fakat onu duymuyordum.

14 Ocak 2019

"Annecim ben evden çıkıyorum."

Kapıya doğru ilerledim. Ayakkabılarımı aldım.

"Tamam oğlum. Eve gelirken yoğurt almayı unutma."

Ayakkabılarımı giyip evden çıktım. Sabah Tae'ye yazmayı unutmuştum. Umarım sorun etmezdi.

Okul evimizin yakınındaydı bu yüzden  yürüyordum. Okulun bahçesinde Yoongi,Namjoon ve Tae'nin bir kaç arkadaşını görmemle duraksadım.

"Hey! Selam çocuklar. Tae nerede lavaboya mı gitti?"

Endişeli bakışlarını bana çevirdiler.

"Selam Kook."

Yoongi endişeden çok sinirli gibiydi.

Bir kaç dakika bahçede sessizce oturduk. Tae gelmedikçe ona bir şey olduğundan endişe etmeye başlıyordum.

"Çocuklar Tae'ye bir şey olmadı değil mi? Siz de endişeli gibi duruyorsunuz. Korkuyorum. Bir şey varsa hızlı söyleyin."

Hepsi suspus bana bakmaya devam ediyorlardı.

En sonunda Yoongi konuştu.

"Taehyung Amerika'ya taşınmış."

Dünyam başıma yıkılmıştı. Hayır inanmıyorum. Yapmamıştır.

Hızla telefonumu elime aldım. Tae'yi aramaya çalıştığımda daha çalmadan meşgule düşmüştü.

Beni engellemiş olamazdı. O beni terk edecek biri değildi.

Profil fotoğrafı da kaldırılmıştı, Instagram'dan da engellemişti.

Ona ulaşamazdım.

"Yoongi telefonunu ver!"

Yoongi'yi engellememişse ondan bakabilirdim.

Fakat hayır Yoongi'yi de engellemişti.

Tae'nin arkadaşlarından bile baktım. Büyük ihtimalle bunu düşünüp onları da her yerden engellemişti.

vieuxHistorias para obsesionarse. Descúbrelo ahora