Bugün çok iğrenç bir gündü. Göz yaşlarımı silerek deniz kenarına geldim. Bu deniz benden birini almıştı o zamandan beri pek gelmezdim buraya ama bugün bu saatte yine burdaydım yine burda hüngür hüngür ağlıyordum. Hıçlırıklarımı bastırmaya çalıştıkça dalgalarla birlikte gidip yine dalgalarla birlikte bana geri geliyordu, hava kararmaya başlamıştı rüzgar çok sert esiyordu sonrasında hasta olucağıma emindim ama yinede bunu düşünmeden yere kumların üzerine oturdum. Dizlerimi kendime doğru çekip kollarımla sardım bacaklarımı ve kafamı dizlerime gömüp suratımı tamamen kapatarak ağlamaya devam ettim çok sinirli ve üzgündüm. Bir süre ağladıktan sonra kafamı kaldırkp çenemi dizlerime yaslayarak denizi izledim, ortam çok sessizdi ve sadece ben vardım birde denizin dalgalar-
"Ha, sudan çıkan bu baloncuklarda neyin nesi ? "
"...Birşey mi düştü ki, burda birileride yok. Yoksa, yine mi? "
O an ne olduğunu az biraz anlamıştım suyun içindeki birşey değildi biriydi.
Sonrasında hiç düşünmeden atladım suya iskelenin o tararfında görmüştüm baloncukları, oraya doğru yüzmeye başladım ve haklıydım suyun içindeki biriydi onu tutup kendime doğru çektim ve kafasını suyun dışına doğru çektim, kendimlebielikte kıyaya doğru sürükledim onu da. Kumların üzerine doğru yatırdım ve anında öksürmeye başladı ve yattığı yerden doğruldu ,bende hemen ayaklarının ucuna doğru oturdum, birkaç saniye sonra düzenli bir şekilde nefes almaya başladı ve geri kumlara doğru yattı, sağ kolunu kaldırıp gözlerinin üzerine koydu. Ben daha ne olduğunu anlamadan gözünden yanağına doğru birkaç damla yaş süzüldü
"Hey, hey ağlama tamam geçti, nasıl oldu?, düştün mü?, biri mi itti?, daha iyi misin?, yüz-"
Derken sözümü kesti,
"Ben...ben atladım"
"Ne?!"
Bunu duymak istememiştim, duymak isteyeceğim son şeydi.
"Duydun işte, ben atladım, kendi kendime, kendi rızamla... "
Daha fazla yetmemişti nefesi, hala ağlamaya devam ediyordu daha fazla ağlamasını istememiştim. Nedenini sorup onu üzmek istemiyordum bu yüzden daha farklı yaklaşmalıydım.
"Adın ne?"
Biraz durdu, bekledi , sessiz sessiz ağlamayı bırakıp düzenli nefes aldı ve kolunu kaldırmadan konuştu.
"Taehyung"
Adını öğrenmiştim adı Taehyung'du
"Memnun oldum, biraz daha iyi misin Taehyung"
Kolunu yüzünden çekip bana baktı, sorgular gibi bakıyordu, ne düşündüğünü tahmin edebiliyorum neden atladığını sormadığımı ya da neden onu çıkardığımı sorguluyordu.
"iyiyim"
Bu kadarını söyleyip ayaklanmaya çalıştı kolundan tutup yerine oturttum suratı kıpkırmızıydı elimle alnına dokundum kolunu benden kırtarıp ters ters baktı.
"Merak etme birşey yapmıyorum, ateşin var sadece, hemde baya var"
Tekrardan ayaklanmaya çalıştı ama bu sefer kendisi geri oturdu başı dönmüştü muhtemelen.
"Tamam şöyle yapalım adresini söyle ben bırakıyım evine tek başına gitmenden iyidir"
"Eve gitmiycem"
"Bı halde nereye gidiceksin"
"Hiçbir yere"
"Hayır, olmaz öyle, burda durup ne yapıcaksın"
Cevap vermedi kafasını denize çevirdi.
"Bana gel bu halde bırakamam seni"
"Rahat bırak beni "
"Olmaz, bu hatayı bir daha yapamam"
Kafasını baan çevirdi çok baygın bakıyordu gözlerini zor açık tutuyordu. Ayağa kalkıp onunda kolundan tutup kaldırdım afallamış bir şekilde yüzüme baktı, onun kolunu omzuma atıp ağırlığını bana vermesini sağladım diğer elimlede belini tuttum.
"Evim yakın kısa sürede evde oluruz annemler evde değil"
Suratına döndüğümde hala denize bakıyordu ne yalan söyliyim onu doğru düzgün gözlerimin içine bakarken görmedim.
Yürüdük, birkaç dakika ama asla konuşmadı ne o ne ben. Ama o gittikçe halsizleşiyordu. 15-20 dakikaya eve gelmiştik. Kapıyı açıp ayakkabılarımı çıkarıcaktım kolunu omzumdan çektiğim anda yere doğru kapaklandı, o şekilde kala kaldım.
Selam ilk olarak pov yazarımızın instası: Jjeongkthh
Umarım ilk bölümü beğenmişsinizdir görüşürük
