Kare gözlüklerini beyaz gömleğinin yakasından alıp taktı. Artık yaşlanmıştı. Yakınındaki yüzleri bile net göremiyordu. Bu ufak çocuklar, pek de görmek istediği şeyler değildi aslında.
Yıllar yıllar önce ona yaşlandığında anaokulu çocuklarına bakıcılık yapacaksın deseler onları öldürürdü. Gerçekten öldürürdü.
Fakat şu anda geldiği durum tam olarak da buydu.
Çocukların yüzlerine tek tek baktı. Hepsi iyi çocuklar olacaktı, belliydi. İyi bir gelecek yaşayacaklardı.
Derin bir nefes aldı. Bu onun ilk çocuklara bakıcılık yapışı değildi. Büyük isimler yetiştirmişti, hemde çok büyük.
Fakat ilk defa birden fazla çocuğa bir arada bakıyordu. Derin bir iç çekse de çocuklara sahte gülümsemesini takınmaya devam etti.
Sorması gereken tek ve en önemli soruyu sordu.
"En çok korktuğunuz efsane ne çocuklar?"
Sormamalıydı. Sormaması gereken bir soruydu. Eğer krallık bu soruyu sorduğunu bilseydi idam ettirilirdi.
"Yılan efsanesi! Kesinlikle en korkuncu bu."
"Korsanlar her yerde. Korsan efsanesinden asıl en çok korkmamız gerek."
"Peki ya Savaş Tanrıçası? Gerçekten kimsenin aklına gelmiyor mu o?"
Kadın tek tek öğrencilerine göz attı. Hepsinin bu büyülü dünyada korktuğu şeyler vardı. Olmalıydı da. Fakat tembihlemesi gereken tek bir efsane vardı. Şu uzun yıllar boyunca öğrendiği ve korktuğu tek bir şey vardı.
Onun bile korktuğu bir şey vardı.
"Diğer tüm efsaneleri boş verin ve tek korkunuz '12 Lanet Efsanesi' olsun."
...
Önündeki haritalara baktı. Hepsi küçüklüğünden beri gördüğü yıllardır her bir çizgisi ezberinde olan haritalardı. Ne için uğraşıyordu o zaman? Elinden gelen her şeyi denemişti. Bulamıyordu işte, sonuç yoktu!
Ama devam etmek istiyordu. Daha doğrusu; hayır, devam etmek istemiyordu. Onun tek istediği sonuçtu.
Artık dayanılmaz bir noktaya gelmişti. Tek yaptığı gece gündüz çalışmaktı. Çalışmak elbet hoşuna çok giderdi, bu hayatta en sevdiği şey yeni bilgiler öğretmekti fakat artık o kadar araştırmıştı ki araştıracak bir şeyler bulamıyordu. Sıkılmıştı.
Aslında çözümü bir salise içinde bulabileceğinin farkındaydı. Yapacak mıydı, yapabilir miydi? Tanrı varsa eğer (daha dininden bile emin değildi) onu cezalandıracak mıydı?
Bazı şeyler için erken bazı şeyler için ise vakit çoktan geçmişti bile.
Düşünmek istemiyordu artık. Kısa çözüm istiyordu.
Babası kızacaktı değil mi, bu kadar kolay pes etmesine.
Kim kızmazdı ki?
"Öğrenip geleceğim."
...
"35 Yaşında Romane Ashter adlı ünlü astrolog geçtiğimiz gece ölü bulundu. Aynı zamanda kendisinin ünlü bilim adamı olan Harry Ashter'ın kızı olduğu öğrenildi! Romane dünyamıza birçok yeni bilgiler kattı.Polisler intihar olduğunu söylese de annesi bunun yalan olduğunu Romane'nin asla kendisini öldürmeyeceğini söyledi. Babası ise hala sessizliğini koruyor."
Kameraman kestik işareti yapınca sarışın kadın ciddi ifadesini bozdu. Arkasından büyük binaya baktı. Ölümün gerçekleştiği bina burasıydı. Devasaydı. Dünya üzerindeki en önemli deneyler burada yapılırdı. Birden binanın kapıları açıldı. Birkaç sağlık görevlisi vardı. Kadın tam ne yaptıklarını göremiyordu. Fazla ileriye gitmesi ise yasaktı. Haberci olduğu için normalde geçilmemesi gereken yeri zar zor geçmek için izin almıştı. Bir de üstüne daha da ilerlerse çevresindeki asker ve polislerin bundan hoşlanacağını sanmıyordu.
ESTÁS LEYENDO
On Üçüncü Pay
FantasíaEfsaneler vardır, halk arasında her zaman efsaneler dönüyordur. Fakat bir evrende bu efsaneler gerçekten mevcuttur. En çok korkulan efsaneyse 12 Lanet Efsanediydi. Efsaneye göre bir Tanrıça 12 çocukla güçlerini paylaştırır. Fakat birbirinden farklı...
