Sadece öylece durup gözlerimin içine bakıyordu. Bense Hâlâ hayranlıkla onun yüz hatlarını ezberlemeye çalışıyordum. Ta ki o ses gelene kadar.
"Defne!"
Aniden irkilerek bana doğru gelen Aylin'e baktım. Yüzünde her zamanki gibi o ~Onun yandasın, Ne yapıyorsun heaaaa~ Bakışı vardı.
Aylin hemen koluma girip beni çekiştirmeye başladı. Onun duyamayacağı bir uzaklığa gelince;
"Hemen anlat bana ne konusuyordunuz?"
Yüzündeki o heyecanlı yüzü görünce sevinmiştim. Önemsiyordu. Ben ve sade hayatımı.
Boğazım kurumuş bir şekilde;
"B-ben bilmiyorum. Sadece gözlerimin içine bakıyordu ve bende onun yüz hatlarını ezberleyeme çalışıyordum." Dedim.
"Onu bizde biliyoruz. Bana ayrıntılarını ver! Konuşmalarınızın, sadece öylece dikilemezsiniz değil mi?" Dedi, sesinde merak ve kararlılık vardı.
Ona her detayını anlatmak istiyordum ama bende ne olduğunu hatırlamıyorum.
Kendime kızıyordum nasıl bu kadar güzel bir anı unutabilirim diye.
"Bekliyorum." Diyerek konuşmamı bekledi Aylin.
"Hatırlamıyorum desem inanır mıydın?" Dedim titrek bir sesle.
Aylin bana bakıp, minik bir gülümseme yaptı.
"Aaa, tabii anlıyorum. O seni baştan çıkardı bu yüzden kendinde değilsin! Öyle güzel duruyordunuz ki, ben bile size hayran kaldım." Dedi.
Gerçekten ne olduğunu hatırlamıyor olmam çok sinir bozucuydu. Biz ne konuşuyorduk, benden hoşlanmadığı, ödev, ders, sınav falan mı? Bunu bilmeyi en az bende Aylin kadar istiyordum. Ama nasıl?
Orada sadece ikimiz vardık. Konuşmaları kimse duymamıştır. Ona gidip sorabilirdim ama ya bana "Benle bir daha konuşma." dediyse ne yapacaktım. Benden büyük ihtimal kaçacaktı ama ya bana
"Bende senden hoşlanıyorum ve benimle çıkar mısın?" dediyse.
Ona nasıl davranmam gerekiyordu?
Kaba mı? Sert mi? Yumuşak mı?
Yoksa hiç birimi...
YOU ARE READING
Arada
Teen FictionSürekli iki seçim arasında kalan kızlarımız artık dayanamıyor. Onlara sunulan iki seçim sürekli onları zorluyor. Erkeklerimiz ise seçenek olmaktan bıkmıştı. Kızları kendilerine istiyorlardı. Peki bunu başarabilecekler miydi..? Ecnr~ Size keyifli o...
