Tanrı Allaj; kardeşleri Amon-Ra ve Eurus ayrıca ebeveynlerinin diğer tanrılardan çocukları olan Nephthys, Freyja ve Isis ile birlikte ortada sıçan oynarken kenarda beklemekten çok sıkılmıştı. Yaklaşık 69 milyar yıldır yaşıyordu, artık tüm neşesini kaybetmiş, resmen bunalıma girmişti. Yeni heyecanlar arıyordu, hislerini yerine getirecek, yeniden mutlu hissettirecek bir şeyler. Ve açıkçası, kendisi de kutsal kentte en sorunlu tanrılardan biriydi. Babası Zeus, karısı Hera hariç tüm kadınlara aşırı ilgi duyuyordu, bu sebeple kentteki tüm kadınlara kapanma zorunluluğu getirmişti. Kadınların hepsi kentin kumlarında kamuflaj olacak şekilde sarı kıyafetler giyerlerdi. Bu kıyafetin her yeri kapalı olmakla beraber, kişinin silüetini de saklaması açısından küp şeklindeydi. İşte kutsal kent Mekkole'de bir kişinin kadın olup olmadığı böyle anlaşılırdı - yani daha doğrusu anlaşılmazdı çünkü dikkat çekmeleri engellenmişti. İşte tüm tanrıların babası Zeus'un bu özelliği tüm tanrı ailesinin oğullarına geçti. Allaj hariç. Kadınların hiçbiri ilgisini çekmiyordu. Tabi Allaj bunu kimseye söylemedi, söyleyemezdi de.
Kardeşlerine sıkıldığını söyleyerek tapınağa doğru yol aldı. En küçük kardeşi Eurus, doğudan bir rüzgar estirerek onu oyun alanına döndürmeye çalışsa da Allaj, ona kendi cehennemini iğne ucu kadar gösterdi ve bu korku Eurus'a yetti.
Tapınaktaki odasına çekilen Allaj, üvey kardeşi Isis'den öğrendiği büyülerin üstünde çalışıyordu. Yıllardır yaratma büyüsüne çabalayan Allaj, zafere yaklaşmıştı. Uğraşıyordu, tüm enerjisini avuçlarının ortasına vermeye çalışıyordu. Bunu yaparken de yaratmak istediği şeyi düşünmeli, onu gerçekten elde ettiğini hissetmeliydi. Üstüne üstlük bazı kelimeler sarfetmeliydi.
"Ya Zeus, yalnız sana kulluk ederiz ve yalnız senden medet umarız. Kutsal cariyelerinin ve nedimelerinin hatırına isteğimi gerçekleştir. Beni nazarında kabul et."
Diğer aşamalardan çok, bu sözler Allaj'ı daha zorlardı. Çünkü babası Zeus'tan kendini bildi bileli nefret ederdi. Her fırsatta annesini aldatır, kutsal yasa olduğunu iddia ederek başına buyruk hareket eder, her gün 69'ar tane cariyeyle gezerdi. Annesi bu duruma asla ses çıkaramazdı. Kocasının yüzünü binlerce yıl önce, tanrı Seth günahları yüzünden mahkemeye çıkarılırken görmüştü. O günden beri kocasına hasret olan kadın, aslında Zeus'un hemen yan odada olduğunu bilirdi, kentin her yerinden getirttiği kızlardan anlıyordu. Kulaklarını kapatmaktan kulak zarlarını yırtan Hera, artık akıl sağlığını kaybetmeye başlamıştı. Ve bunu gören Allaj, sadece büyümek istiyordu. Babasının cezasını kendisi verecekti.
Allaj bunları düşünürken farkında olmadan avcundan ışıklar çıkıyordu. Duygularını yoğunlaştırmıştı. Ve tam da o sırada parlak bir şey önüne düştü. Sıcak, parlak, patlayan bir şey. Yuvarlaktı, top gibi. Gerçekten top olduğunu sandı, güzel, görkemli bir top. Duvarda asılı olan Zeus'un kübik cariyeleriyle olan resmine doğru bir orta açtı. Top falsolu bir şekilde Allaj'a geri döndü. Yere düşen Allaj, topa tekrar baktığında yerde saçılan parçaları gördü.
Allaj, çok büyük bir şey başardığını anlamıştı. Bu onun hayatının asıl başlangıcı olacaktı. Artık uğraşacağı bir şey vardı. Sevinçliydi. Çok uzun zaman sonra ilk defa hissedebilmişti.
KAMU SEDANG MEMBACA
ALLMED the God's Dilemma
NonfiksiTanrı Allaj, sıkıldığı için yeni bir topluluk yaratır: İnsanlar. Fakat yarattığı bir mahlukata aşırı derecede enteresan duygular besler. Her ne kadar kendi içinde yalanlamaya çalışsa da durum ciddidir. İnsan Muhmed, durumun farkındadır. Bunu kullana...
