We've updated our Content Guidelines.
Review the latest guidelines to keep sharing stories safely.

1. Bölüm

828 33 5
                                        

Merhaba ben Umay Sena Karatürk 26 yaşındayım biz Mersin'de yaşıyorduk . Babam Alper Karatürk ve Annem Yıldız Karatürk'ü 5 yaşımdayken şehit verdim . Evet şehit verdim Babam yüzbaşı , annem ise üsteğmendi . Birlikte çalışıyorlardı beni de tehlikelerden korumak için anneannemin yanına gönderirlerdi ve bana hep "sana söz kızım şu gördüğün kiraz ağacı çiçek açmadan döneceğiz "derlerdi ve yine gidecekleri gün babam ve annem beni bıraktılar bana "kızım artık ne zaman döneceğimizi biliyorsun "dediler , bende "evet şu kaşıdaki kiyaz ayacı çitek açınça " dedim ve bana güldüler. Babam alnımdan öptü ve bana sarıldı, annemde aynı şekilde gittiler ...

Baya zaman geçti ve bir gün bir askeri araç yanaştı kapımıza ben tabi hemen sevindim "yaşaşın annem ve babam geydi " diye kapıyı açtım 3 asker ve bir ambulans .
Anneannem yaklaştı yaklaştı ve en sonunda VATAN SAĞOLSUN lafı ile kendini bıraktı . Sağlıkçılar anneannem ile ilgilenirken beni kuçağına aldı adının Tuncay olduğunu öğrendiğim asker "Merhaba ben Tuncay senin anne ve babanın komutanıyım hatta Albayım biliyor musun" dedi beni avutmaya çalıştı ama ben biliyordum vatan sağolsun lafının anlamını ve ağlamaya başladım . Anneannem albayla konuşurken duydum dağda pusuda beklerken üzerlerine atılan bir bomba ile şehit olduklarını . Askerler ve sağlıkçılar gittiler ben ve anneannem yine yalnız kalmıştık ama bu kez sonsuza kadar , kiraz ağaçları çiçek açana kadar...

Zaman geçti ben büyüdüm asker olacağım dedim anneannem izin vermedi ben ısrar ettim o yine itiraz etti ve en sonunda o da kabul etti benim asker olmamı ama bana bir şart koydu o şartı ise Albay Tuncay'ın eğitimi ile asker olmamdı. Evet albay Tuncay beni hemen hatırlamıştı beni nereden hatırladınız dediğimde ise "ben şehitlerimin emanetlerini nasıl unuturum "demişti . Ben askeri okulda çok çalıştım hayatımı anneme ve babama layık bir evlat olmak için düzenledim hiç pes etmedim ve Tuncay albay bana bordo bereli eğitimlerine katılmam için tavsiye verdi kabul ettim tabii ki de , ben yemin etmiştim annemin ve babamın kanını yerde bırakmayacağım diye . Bordo bereli eğitimleri sandığımızdan daha zormuş yeri geldi nefessiz kaldık ,yeri geldi aç kaldık ,su altında ellerimiz ve kollarımız bağlı yüzdük , günlerce asılı kaldık , elektrik eğitimi aldık , gözü kapalı dövüş eğitimleri aldık kısacası hayatta kalmaya çalıştık ama bu sürede hiç bir dersimden de geri kalmamış kendimi her alanda geliştirmiştim.

Artık tam bir bordo bereli olmuştum ve çıktığım görevlerde gerek gizli görev , gerek dağ başında olanlar sayesinde yüzbaşı terfisini almıştım evet ben artık bir yüzbaşı ve bir bordo bereliydim .

Tuncay albay Şırnak'ta görev yapıyordu o zamanlar ve beni Şırnak'ta olan askeriye de görev yapmam için çağırmıştı tabii ben dururmuyum görev benim için herşeydir gerekirse canımı bile veririm ama bu vatandan vazgeçmem . Hayatım boyunca sen kızsın , bu erkek işi , sen ne anlarsın askerlikten gibi lafları duymaktan hem de bunları hemcinslerim tarafından duymaktan rahatsız oldum hatta bir ara okulda ben asker olacağım dediğimde "ıyyy ne askeri be sen erkek misin ? Ne anlarsın askerlikten " diyen bir aşko kuşko kızı dövmüştüm hem ağlayıp hem dövmüştüm "benim annemde askerdi ve sen burda rahat otur diye şehit oldu sen birde askerleri mi küçümsüyorsun " diye diye saçını başını yolmuştum kızın  ,  pişman değilim yine olsa yine yapardım bir ara askeri okuldan gelirken yolda anneanneme " senin torunun erkek mi ne diye askeriyede okutuyorsun diye " söylenen bir teyzeye " teyzecim kusura bakma ama senin bunca zaman bu vatana bir yararın olmamış anca böyle boş boş konuşmak için gelmişsin bırakta bizim vatanımıza yararımız olsun saçma laflarınızla anneannemi sıkmayın yoksa ben bu mahalleyi başınıza yıkarım " dedikten sonra birdaha kimse anneannemi sıkıştırmamıştı.

Ama anneannem hâlâ bana "kızım ayıptır " diye nasihat veriyordu .

A benim canım anneannem , kalbi temiz anneannem sen herkesi kendin gibi zannet insanlar o kadar kötü ve gaddar ki televizyonda çıkan "Bugün bir şehidimizi daha toprağa verdik haberlerini bile Allah rahmet eylesin deyip geçiyorlar onca şehit onlar için sadece Allah rahmet eylesin dir o şehitleri ancak senin benim gibi hayatını karartan şehit evlatları,anneleri,yarları anlar " canım anneannem benim .


Arkadaşlar bölümü nasıl buldunuz eğer kitap hakkında fikizleriniz varsa söyleyebilirsiniz
Gelecek bölümde görüşürüz 🤗

VATAN İÇİNStories to obsess over. Discover now