Yaşadığı yerden sürgün edilen Thisbe ve ailesi yeni bir kasabaya taşınırlar . Uzun uğraşlar sonucu kalacakları eski konağı mükemmel bir hale getirdiler . Konağın ; bir hamamı ve aşk tanrısı'nın heykeli ile dolu koca bir havuzlu bahçesi vardı . Thisbe taşındıklari için çok mutlu olmuştu . Bahçedeki heykelleri incelerken yan konaktaki belki kasabanın en güzel yüzlü erkeği olabilecek kumral saçlı , mavi gözlü , 1.85 boylarındaki iri yapılı Pyramus'un gözleri ile buluştu . Pyramus , koca dut ağacından dut toplarken tüm işini bıraktı ve adeta Thisbe'ye kitlendi . Ardından Thisbe ne yapacağını bilemeyerek Pyramus'a el salladı .
Akşam oldu , Thisbe sofrayı güzel yemekler ile donatmıştı ve pek anlaşamadığı annesi ve babasını çağırmıştı bile .
Sessizliği ilk bozan Thisbe oldu ,
" karşı konağın sahipleri ile tanışmak isterdim " dedi . Thisbe'nin babası Apollon Thisbe'yi anlamsız bir şekilde süzdü ardından , " buraya insanlarla dostluk yapmak için gelmedim , ve sizde aynı şekilde " ardından annesi Katherine öfkeli bir şekilde devam ettirdi " kast ettiğin insanlar sen henüz doğmadan evvel burada komşuluk yaptığımız , bir tür sebeplerden büyük düşmanlık kurduğumuz Ares ve ailesi . Hiçbir şekilde muhatapları olmayacaksın ! " dedi . Bunu duyunca üzüntüden iştahı kesilen Thisbe af diler ve kendi odasına çıkar . Pyramus'un gülüşü , gözleri ve yüzü asla aklından çıkmayınca ona deli divane aşık olduğunu anlar ve üzüntü ile uykuya dalar...
YOU ARE READING
Pyramus And Thisbe
Short StoryAşklarının Simgesi Olan Dut Ağacı'nın Bembeyaz Meyveleri Pyramus'un Kanı ile Kızıl'a Dönüştü.. "Yunan aşk hikayesinden alıntıdır"
