YANLIŞ YOL

8 3 3
                                        

Herkes hata yapar ama ya o hata benim ölümümse......

Spotify : NEON BLADE:MoonDeity

-Arya...
-Arya beni duyuyor musun?
-Kzım konuşsana!!
-Planda sorun mu çıktı?
-Aryaa!
Kulağımdaki mikrofondan bir türlü susmak nedir bilmeyen Nil'in sesi yüzünden dikkatim dağılıyordu.

-Ya bir sus artık!Kızım zaten başımıza bela aldık. Bir dur da şu işi hızlıca bitirip kaçalım. Gelen var mı sen onu söyle?

Derin bir nefes aldığını duydum. Bu başımızı ilk belaya sokuşumuz değildi ama ajanlık için son sınavımızı başarıyla geçmiş olmamıza rağmen daha kabul edilmemiştik yani Yakalanırsak hapse girsek bile bizi kurtarmazlardı.

-Hayır, gelen kimse yok ama çabuk al şu örnekleri.

-Merak etme Nil, ben de erken yaşta ölmek istemiyorum.

Önüme çıkan simsiyah giyinmiş bir adamı hiç düşünmeden bayılttım. Karşımdaki kapıdan içeri girdiğim gibi ağzım şokla açılmıştı. Bu adamlar gerçekten cani...
Burada ne mi yapıyorum? Ben bir doktorum ama hastane de çalışmak gibi değil daha çok biyolojik icatlar için laboratuvarda çalışma yapan biriyim. Ve şu an benim keşfettiğim ama benden habersiz  geliştirdikleri bir virüsün ne kadar ölümcül olduğunu test etmek için hayvan deneylerde test yapacaklar.

Ben bu virüsü siz hayvanları öldürün diye keşfetmedim. Dahası kimse benim projemi benden habersiz başlatamaz.

İçeri girdiğim gibi dolaptaki dosyalara yöneldim.Kalbim hızlı atıyordu. Kimseden korkmuyorum ama tek bir kişi hariç. Yakalanırsak eğer ablamın çenesinden kurtulamam.

İşte buldum seni.
XAWER VİRÜSÜ KONTROL BELGESİ

İlk defa belgelerin sadece orjinallerinin olmasına şükrettim. Bir de kopyalarıyla uğraşamazdım.

Cebimdeki çakmağı çıkardım, ya tüm emeklerim gidecekti ya da hayvanlara eziyet etmelerine izin verecektim. O sırada kulaklağımdan gelen telaşlı sesi duydum.
-Arya?! Çabuk çık artık, müdür Wood geliyor. Çabuk çık.

Hiç düşünmeden dosyaları yaktım. Arkama dönüp kapıdan dışarı koşmaya başladım ve kulaklığa bağırdım.
-Hayvan kafeslerini aç?!

Siyah peruktaki saçlar yüzüme çarpıp duruyordu Koridordan geri giderken, gelirken bayılttığım bedenlere çarpmak o sırada umrumda değildi. Kimse benim deneyimi benden izinsiz değiştiremezdi.
Sonunda kapıyı bulduğumda Nil de çatıdan çoktan inmiş bana doğru koşuyordu. Yüzü korktuğunu ama aynı zamanda bundan zevk aldığını gösteriyordu.
Nefes nefese konuştu.
-Wood her şeyi fark etti çabuk çıkalım şuradan.

İkimizde koşmaya başladık. O sırada aramızdaki sesleri duyuyordum.
- İLERDE İKİ KİŞİ VAR, ORADALAR, YAKALAYIN ŞUNLARI!

işte bu cümleler daha hızlı koşmamızı sağlamıştı.

- LİSAA SENİN OLDUĞUNU  BİLİYORUM, TESLİM OL!

Bu adam gerçekten gerizekalı, yalan bir isimle karşısında olduğumu bile bilmiyor.

-KOVALAMACA OYNAMAK DAHA EĞLENCELİ DEĞİL Mİ WOOD!

Uzun bir süredir koşuyorduk ve ikimizde yorulsak da arkamızdaki adamlar yorulmamıştı. Karanlık gecede simsiyah giyinmiş olan ben ve Nil, ayrıca peşimizde bizi yakalamaya çalışan adamlar ve en kötüsü burası laboratuvar binası yakını olduğu için tek bir binanın bile olmaması. Şu an karşımdaki ışıkları açık oldukça büyük mekan dışında elbette. İçeriden müzik sesleri geliyordu.
Kafamı Nil'e çevirdim. O da benimle aynı şeyi düşünüyordu. Birbirimize sırıttık. Korksak bile bu hoşumuza gidiyordu. Kanımız aksiyona aç ise ne yapabilirdik ki?

TÜKENEN ZAMANLARHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin