iyi okumalar, inşallah beğenirsiniz:)
Ölüm neydi? ölüm hayatının yok olmasımı, ruhunun yeniden doğması mı? ölüm korkaklık mıydı? yoksa cesaret mi? yoksa ölüm yok sayılmak mı...bana göre ölüm ne cesaret ,ne korkaklıktı. ölüm, yok sayılmak ,yok saymaktı. Bende annemi yok saymıştım.
İzmir'den İstanbul'a geleli yedi yıl olmuştu. kos koca yedi yıl kardeşimi bu yaşa kadar büyütmüştüm. Ama artık benim öğrettiklerim yetmiyordu okula gitmesi gerekiyordu.
‟abla...ablaa"
‟abla" bağırarak bana bakan ayla ya döndüm
‟hığğ ne oldu?"
‟dışarıya çıksak olur mu? benim canım sıkılıyor. "
‟gidelim gitmesine de akşam oluyor çok geç kalmayalım yeliz ablan gelince bizi burda bulsun tamam mı?" bana bıkkın bir şekilde baktı.
‟üff tamam, niye hep böyle yapıyorsun ki sanki tek kalınca korkacak yeliz abla."
‟aylaa çok söylenme hadi ceket giy çıkalım." Ayla heyecanla kapıya koştu ve askılıkta asılı olan ceketini almaya çalıştı ama boyu küçük olduğu için alamıyordu gülümseyerek yanına gittim ve ceketini alıp uzattım.
‟büyüyünce alırsın artık tek başına ceketini" bunları dalga geçerek söylediğim için Ayla bana dil çıkardı bende ona dil çıkardım ve üzerime siyah bir ceket alıp çıktım. Ayla tam arkamda bana bakıyordu.
‟eee ne oldu abla?"
‟bir şey yok seni bekliyorum yalnız geleceksen gideyim ben istersen."
‟tamam geliyorumm bekle" ayakkabısını giymeye başladı.
‟çok şükür ya hiç gelmeyeceksin zannettim" bana ters bir bakış attı ve koşarak yanıma geldi.
‟nereye gideceğiz?" sorum ile bilmem dercesine omzunu büktü. Bende bir şey söylemeden elimi uzattım tuttu ve ve beraber yürümeye başladık.
‟abla ben bi şey söyleyeceğim ama üzülme yada kızma tamam mı?" adımlarımı yavaşlattım ve kafamı Ayla'ya çevirdim.
‟ben sana niye kızayım Ayla söyle" tedirgin olur gibi bana baktı ve konuştu
‟hani ben büyüdüm ya" kafamı yola çevirdim ve yürümeye devam ettim ‟eee" derin bir nefes aldı ve verdi.
‟ben ne zaman okula gideceğim?" sorusu benim biraz duraksamam neden oldu ama çok geçmeden toparladım ve kafamı Ayla'ya çevirdim. ne cevap verebilirdim ki? ‟özür dilerim abla ben seni üzmek için söylemedim gerçekten bir daha hiç böyle konuşup seni üzmeyeceğim söz "
‟merak etme okul ihtiyaçlarını karşılayalım gideceksin okula tamam mı ablacım" gözlerimin içine baktı , gülümsedi ve kafasını salladı.
Ayla'yı biraz parka götürdüm orada oynadıktan sonra mahalledeki çocuklarla oynadı. şimdi de eve gidiyorduk.
‟Ayla Allah'tan akşam olmadan dönelim dedim saat kaç olmuş baksana"
‟abla ne bileyim ben saatin geçtiğini oyuna dalmışım aklımdan gidivermiş sanki bile bile oyunu uzattırıp geç kaldım" bu kendini çok iyi yalan söyleye biliyor mu zannediyordu acaba?
‟gerçekten mi , çok inandırıcı oldu sağol ya" bi şimşek çaktı ve yağmur yağmaya başladı. Biz ayla ile koşmaya başladık. Ara bir sokağa girdik, sokakta in cin top oynuyordu bildiğin.
YOU ARE READING
AŞKLAR ve ÖLÜMLER
Romanceannesini yok saymış öldürmüş bir kız. peki bunu bilen ve gören tehlikeli bir adam olduğunu biliyor muydu? işte işler buradan sonra karıştı. aşk, nefret, hüzün, ayrılık ve daha bir çok şey...
