♪Yeni bir renk keşfetmek

13 0 0
                                        

Hayatınızın Marquezin Sierva Maria  karakteri kadar saçma ilerlemesi genelde  sizin sucunuz değildir

Kütüphanedeydim,her zamanki gibi ders calışıyordum normal hayatım zaten son bir kaç aydır bu olmuştu ve 17 yaşındaki bir genç kızın başka nasıl bir hayatı olması gerektiği hakkında en ufak bir fikrim yoktu.Kafam dolu oluyordu haliyle ve gergin oluyordum bu da insanlara kötü yansıyordu.Arada kafam dağılsın diye kafe tarzı yerlerde çalışmaya gidiyordum ama oraları da bilirsiniz ders çalışmaya gelenler de genelde kahve başında oturup sohbet etmek varken ders çalışma iradesini gösteremezler.Kafamın dolu olduğunu söylemiştim dimi,işte çok garip bir dönemden geçiyorum arkadaşlarımdan bile emin olmadığım bir dönem ve cildim.Kendimi su ara ne kadar sevmediğimi makyajımı bile silmediğimi söylemekle açıklayabilirim bence.Ama ben erken bunalıma girenlerdenim sınav yazında girenlerden yani.hala bir ay gibi bir sürem ve elimde bir yurt dışı konferans başvurum var ne kadar güzel değil mi...
Asla seçilmeyeceğimi düşündüğüm o konferans ve büyük ihtimalle yenilemiceğim bı başvuru.Son iki haftam sürekli maillerimi kontrol etmekle geçsede bı red mektubu bile yollamamaları gerçekten can sıkıcıydı ama onların olsun konferansları gibi boş laflar edicek durumda da değildim çünkü akademik kariyerim ve kişisel tatminim için çok önemli bir noktaydi.Yurt dışında bir konferansa katılıyordum ki bu büyük bir şey.Teknik olarak şuan katılmasam da kabul alırsam katılıcaktım.Red ve kabul mektuplarının çoğu gönderilmisti ve kendimi avuttuğum azınlık kısım kalmıştı.İçlerinde bende vardım ama garip hissettiriyor çok yakın olmadığım doğrusu hoşlanmadığım insanlarsan birinin kabul mektubu ilk haftalarda gelmişti ve kıskancligim bu konuda zirve yapmıştı.Ondan iyi olduğumu düsünmüyorum ama... gibi mütevazı cümleler kurmak isterdim ama gerçekten bana önce gelmesi daha yerinde bı karar  olurdu.Yinede moralimi bozmamak en mantıklı karardı(şu anlık).
Ders çalıştıktan sonra eve geçicektim ve bugün kimseyle görüşme planım yoktu kendimi hafif hissediyordum ama havanın 35 derece sıcaklığı bana meydan okuyordu.Cantami ve bu sıcağa rağmen giydiğim hirkami alip hazırlanmaya başladım.Bugunlük bu kadar yeterdi ve eve gidip kendimi avakado ile şımartma zamanı gelmişti ve geçiyordu bile.Kalktım ve yarım akıllının biri masama kahveyi resmen fırlatmıştı.Anlık gerginlik ve şoktan sonra insan olup olmadığını kontrol etmek için gözlerine bakmaya karar verdim.Kahveyi fırlatan bir kızdı ve tam yanımda da uzun ve sarışın bi çocuk dikiliyordu.Tahminlerime göre gerçekten uzundu ve ona kafa tutamazdım ama o dakika sinirimden titriyor olmasam kesinlikle gözlerinin rengine övgü yağdırabilirdim.Kız da onun aksine baş edebiliceğim bir tip gibi duruyordu.Benden kısaydı ama büyük ihtimalle benden büyük veya küçük değildi onun gözleri de aynı ela tonundaydı ama ikisinin de gözleri hiç görmediğim derecede güzel bir elaydı.İnsanları tacizci gibi izlemeyi bitirmeden kız bana bir adım atıp gerçekten çok üzgün olduğunu anlatır diye bekledim ama o an yaşanmadı.
"Yanlışlıkla oldu kusura bakmazsın artık" dedi ve gitti.İşin kötüsü ikisini incelemekle çok zaman kaybetmiş olmam ve bu yüzden kıza hiçbir şey diyemememdi.Resmen öylece kalmıştım ama en azından kitaplarım masada değildi diye düşündüm büyük ihtimalle günün diğer yarısı kıza neden cevap vermediğimi düşünücektim ondan dolayı biraz kendimi avutmam gerekiyordu.İnsanın kendini tanıması güzel bir şey.Eve gidip kalemliği çamaşır makinesine attım canım yıkamayı bırakın anneme anlatmak bile istememişti,kendimi o an çok özgüvensiz ve zayıf hissetmiştim ama hayat böylelerini takmak için aşırı kısa diyip özgüvenimi geri pompaladıktan sonra kendimi avakadoyla şımartma işlemine yöneldim.En sevdiğim meyvedir kendileri.Kendimi şımartma seansına önce abimin binbir dalgasına katlanarak maske yapmayla başladım ve avakadolarımın hepsini yiyip dizi izlemekle devam ettiriyordum ki camımdan tıkırtı gelene kadar bu birkaç gündür oluyordu ama önemseyip çok az bi ses çıkardığı için bakmamıştım ama bu sefer pek öyle değil gibiydi.Cama yöneldim ve perde aralığından etrafa göz gezdirdim tam ikna olmuşken gözümün önüne atılan taşla irkildim.Hayatım şu ara gerçekten hiç normal gitmiyordu.Baktığımda çok birine benzetemediğim bi erkek gördüm bir yerden tanıdık geliyor derken bugünkü sinir krizi geçirdiğim olayı hatırladım.Çocuk bu rezillikle ilgili bir şeyler desin diye bir kaç saniye bekledim ama galiba o beni tanımamıştı yada yanındaki kız gibi sıkıntılıydı.O arada yukardan "Geldim"diye bağıran bi kız sesi duydum ve camdan uzaklaşıp çocuğun sevgilisini bu saatte evinden aldığı skandalını düsündüm.Bizim kizlar burda olsa çok iyi malzemeydi.İcimdeki merak duygusunu asla bastıramadığım için tekrar cama yöneldim ve perdeyi araladım.Bu kadar çaba kızın kim olduğuna bakmak içindi,sabahki kız mıydı yoksa başka biri mi?Kız ışık hızında aşağıda olduğu için bugünki kız olmadığını anlamam uzun sürmedi ve çocuk da tekrar benim camıma bakmadı.Bazen herkesin benim gibi takıntılı olmadığını ve her yaşadığı rezil şeyi hatırlamaya da bu yüzden gerek duymadığını unutuyordum.Bu gereksiz anıyı hafızamdan silip gerçekten uyumam gerekiyordu çünkü yarın yine kütüphaneye gidicektim ve uzun bir süre kafelerden uzak duracağıma dair şuan kendime söz veriyorum.

Kamu telah mencapai bab terakhir yang dipublikasikan.

⏰ Terakhir diperbarui: May 13, 2023 ⏰

Tambahkan cerita ini ke Perpustakaan untuk mendapatkan notifikasi saat ada bab baru!

MaralTempat cerita menjadi hidup. Temukan sekarang