Kim Taehyung
Oturduğum koltuğa iyice yayılmış, uykuya dalmıştım. Çektiğim baş ağrısı yüzünden kafam patlayacaktı neredeyse. O şekilde ne kadar uyudum bilmiyorum ama, uyuduğum koltuğun sahibi, sınıf ve yakın arkadaşım Jungkook'un beni dürtmesiyle olduğum rüyadan çıkıp gerçek hayata dönmüştüm. Kalkıp kafasını duvara sürtmemi istiyordu herhalde. Dürtülerek uyandırılmaktan nefret ettiğimi biliyordu. Anlaşılacak şekilde küfürlerimi savurmuştum yüzüne ve o sadece gülerek yetinmişti.
Ve Tanrım, hala bağırarak ve dürterek konuşuyordu! Delirtecekti beni.
Koltuktan kafamı kaldırıp oturak vaziyete geldim.
"Ne var amına koyim bi izin ver kestireyim şurda."
O ise yine gülerek cevap vermişti.
"Kestirmek mi? Sabah oldu hyung, okula geç kalıcaz, kalk artık."
Sabah mı?
Aklım olayları yeni idrak ediyordu. Dün gece hayvan gibi içmiş, ailemin beni öyle görememesi için de Jungkook'un evine gelmiştik. Aileme de Jungkook'ta kalacağımı söylemiştim.
Bu arada ev dediğime bakmayın, malikane bildiğiniz. Ama Jungkook burda yanlız yaşıyordu, o yüzden rahattım.
"Hyung, iyi misin? İlaç getirmemi ister misin? Dün çok içmiştin."
Düşüncelere dalmış haldeyken bana seslenen Jungkook'un sorusuna karşı kafamı sağa sola sallamıştım. Sadece hareket edip ayılmaya ihtiyacım vardı. Ayaklanıp dün gecenin yorgunluğu atlatmak amacıyla kocaman gerilmiştim. Bu sırada Jungkook merdivenlere ilerlerken yine konuşmuştu.
"Hyung ben çıkıp üstümü değiştirip ineceğim. Geç kalmayalım."
"Tamam Jungkook. Bu arada gelirken telefonumu da getirsene."
"Tamam, hyung."
Aradan nerdeyse 10 dakika geçmişti. Bu üst değiştirme neden bu kadar uzun sürmüştü? Merdivenlere yönelip yukarı, ikinci kata çıkıp sağ kolidordan ilk odaya - Jungkook'un odasına girdim.
Tanrım! Niye bana duş alacağını söylememişti ki? Salak herif.
Garip olan hala pişkin pişkin karşımda sadece bel kısmı havluya sarılmış şekilde durmuş, telefonuna bakıyordu. Az önce geç kalacağız diyen çocuk değil mi bu?
"Neye bakmıştın birader?"
"Lan mal, söyleseydin ya duş alıcam diye, ağaç oldum burda. Telefonumu alıcaktım."
Sanki dediklerimi umursamamışcasına, bi de yanlızmış gibi belindeki havluyu indirmeye kalkmıştı.
"LAN! Bunu görmeye hazır değilim, ogh! "
"Girerken kapıyı çal o zaman, hyung. Ayrıca ne bakıyorsun? Telefonunu al çık."
"Ay meraklı değilim seni böyle görmeye zaten. Şu siktiğimin telefonunu alıyordum."
Bunu diyip telefonu almış, kapıyı kapatmıştım.
Merdivenleri inerken düşünüyordum. Tamam, Jungkook'la uzun zamandır yakın arkadaşız, ama ilk defa böylesine çıplak görmüştüm. Ve, bilemiyorum, pek de fena görünmüyordu. Islak saçları, pek bakamadığım ama bi o kadar burdayız diye bağıran kasları, fena değildi. Ah, ne diyordum ben! Kızsızlıktan saçmalıyordum. Yanlış anlamayın, beni kızlar çok beğenirdi, ama ben reddederdim. Çünkü hepsi dış görünüşe bakardı. Ben de aynısını yaptığım için reddetmiştim.
Telefonu kurcalıyordum. Aradan yarım saat geçmişti, nerde bu çocuk?
Tam bu sırada merdivenlerden inen Jungkooku görmüştüm. Üstüne büyük siyah bi tişört, altına siyah bol bi pantolon giymişti. Ve tabii ki, olmazsa olmazı, kova şapkası.
Onu süzerken o da bana seslenmiş, başıyla kapıyı işaret etmişti.
"Çıkalım, hyung."
Dediğini yapmış, bu büyük malikaneyi terk etmiş, bahçedeki garajdan Jungkook'un milyon dolarlık arabasına binmiştik. Böyle anlattığıma bakmayın. Benim ve çevremizdeki arkadaşlarımızın da durumları gayet iyiydi. Ama Jungkook üst seviye zengindi. Annesi çok başarılı bir avukat, babasıysa ünlü bir iş adamıydı. Ama Jungkook bunu hiç bir zaman kötü bir fırsata çevirmemiş, hep bizimle - diğer sınıftakilerle uyum içinde olmuştu.
Jungkook hep diğerlerinden farklıydı benim için, bunu diğer çocuklar da biliyor. O hep bi şekilde anlardı beni, ben de onu. Sadece göz göze gelmemiz yetiyordu.
Ama bunu yanlış anlayanlar da yok değildi. Sınıftaki iki kız, sürekli bizi izler, ve bizi shiplediklerini söylerlerdi. Tanrım! Tahminen ne zaman bu çocukca düşüncelerden kurtulacaktık?
Bunları düşünürken çoktan okul kapısının önüne gelmiştik.
YOU ARE READING
Classmate
FanfictionDaegu mahallesinde büyüyen liseli Kim Taehyung, Busandan bu şehire taşınan Jeon Jungkookla çok yakın sınıf arkadaşıydı. Ancak daha sonra bu yakınlık yerini farklı duygulara kaptırır.
