We've updated our Content Guidelines.
Review the latest guidelines to keep sharing stories safely.

1.Bölüm

9.9K 272 130
                                        

Son kalan evrakları da imzalayarak derin bir nefes aldım. Sonunda bitmişlerdi.

Ah Selam ben Alara , Miya veya Elis de denebilir. 22 yaşındayım.

Size anlatacak olursam Miya benim mafya olan kimliğim, Alara şirketin başında patron olan kimliğim, Elis ise kendi kimliğim idi.

Şuan şirkette dosyaları imzalama işini yeni bitirmiştim. Daha fazla dayanamayarak çantamı koltuğun üstünden alarak odadan çıktım. Beni görenler selam verirken bende tebessüm ederek cevap veriyordum.

Dışarı çıktığımda gördüğüm arabam ile oraya doğru gittim ve arabaya bindim.

_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_

Sonunda eve gelmiştim. Arabayı garaja park ederek eve girdim. Ama tam girecekken kapının önünde bir zarf buldum. Elime alarak içeri girdim. Merak etmiştim. Hızla açtım.

Sevgili Elis Soylu ya da Elis Karv;

İlk öncelikle özür dileyerek başlamak isterim. Özür dilerim olanlar için. Baştan başlıyacak olursak. Baban yani Altan Karv benimle her zaman anlaşmazlık içerisinde idi. Babam yüzünden her zaman ona kin beslemiştim batması için elimden geleni yapıyordum ya da onun yıkılması için. Neden dersen sebebi şuydu onun babası benim annemi öldürmüştü. Babam her zaman onu yıkmam için büyütmüştü. Karısını bu kadar severken kaybetmek zordu. Benim içinde annesiz. Sonra içimdeki şeytanı susturamadım bebekleri karıştırdım biraz para karşılığında herkes sustu. Ama şimdi ne yaptığımı çok iyi anlıyorum. Sen bunu okuduğunda ben ölmüş olacağım. Tekrardan özür dilerim. Bu mektubun benzerinin Altan Karv'ada gittiğinden emin olabilirsin.

''Sinan Sayda''

Şaşkınlık içerisinde yazanlara bakıyordum. Nasıl olabilirdi böyle birşey hızla Hakan'ı aradım ikinci çalışta açtı.

"Efendim Elis" dedi.

"Hakan bana ***** hastanesinin 2001 29 Ocak gününde olan doğum belgelerini atarmısın hemen" dedim telaşla.

"Tamam hemen atıyorum" dedi ve kapattı.

Olanları az da olsa sindirdikten sonra koltuğun üstündeki bilgisayarı alarak Altan Karv ismini araştırmaya başladım.

Adam bana çok benziyordu. Gözleri, saç rengi, hatta burnu bile. Onu nasıl ilk defa gördüğüm hakkında kendime sövdüm. O da benim gibi iş adamıydı.

Gelen bildirim sesi ile telefonu elime aldım hızla. Belgeleri atmıştı. O gün içinde 3 tane doğum olmuştu. Biri ben diğeri Öykü diye bir kız son olan ise Enes diye bir erkekti. Daha fazla baktığımda Öykünün ailesi Altan Karv benim ailem ise Ahmet Soylu olarak gösteriyordu. Yani Enes ile bir bağlantı yoktu.

Öykü'ye baktığımda babaanne'me benzediği gördüm. Yalnız kızın Maşallahı var.

Saate baktığımda 22:47 olduğunu gördüm. Herşeyi kapatarak ayağa kalktım. Odama doğru yöneldim. Odama geldiğimde kıyafetlerimi çıkarıp bir kenara attım. Giyinme odasından kedili pijama takımımı giyerek yatağa bomba misalı atladım. Ve hemen uykuya kendimi bıraktım.

-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-

Sabah kalktığımda aşırı halsizdim. İçimden gelen bir dürtüyle tekrar yattım. Uyuduğumda kendimi bir rüyada görmeye başladım.

Aşağıya baktığımda uçtuğumu görüyordum bu çok eğlenceliydi. Seleneyı aşağıda görmem ile aşağı indim gökyüzüne kafamı kaldırıp baktığımda çok güzel ve masmavi olduğunu gördüm. Bu çok güzeldi.

Selenanın yanına geldiğimde yanında 3 kişi daha gördüm Selin Leyla Nazlı hiçbirisini sevmezdim eskiden Selena izlerken tek sevdiğim iki kişi vardı Selena Hades favlarım.

Selena ise bana bakarak konuştu.

"Yeni kardeşlerin ile tanış aşkom" demesiyle tiksinti ile 3lüye baktım. Gözüm vücutlarına kaydığında bunu nası fark etmedim diye kendime sövdüm.

Vücutları....kürdandandı.

Selena'nın vücudu normaldi. Birden yanımıza Hades gelmesi ile ona baktım.

"Naber aşkolarım" demiş ve Selenayı öpmüştü.......NE ÖPTÜMÜ

Ben onlara mal gibi bakarken bok üçlü 'baba!!' diye bağırarak Hadese sarılmıştı...... NOLUYO LAN

"Hadi kızlarım ve aşkilottam gidelim" dedi Selena.

Nereye kusuyoruz.

Hades onu kafası ile onayladı ve pembe fosforlu bir eve doğru yürüdük.

Tam o sırada birşey oldu

Yüzüme damlayan şey ile gökyüzüne baktım. Heryer kıpkırmızıydı. Yağan şey ise kırmızıydı kan gibi kokuyordu. Yüzümü silmeye çalışırken daha da batırmıştım.

Gördüğüm şey olduğum yere çivilenmemi sağlamıştı. Adeta toprak ruhumu çekip koparmak istercesine içine çekiyordu.

Korkuyordum.

Her şeyim karşımdaydı tam olarak ama onu yüzüne kan gelmemişti. Sadece bende vardı.

Bedenim kendi kirliliğine çok inanmıştı. Ama o kadar çabuk gitmezki o kir.

Ellerimdeki kan onun kanıydı.

Arkasında bir adam daha gördüğümde. Ruhum nefretle doldu. Bedenim ise 'belki onu öldürürsek kirimizden kurtuluruz' demiş gibiydi.

Her şeyim yani Deniz konuşmaya başladı.

"Senin suçun değildi"

Beynim bu cümleyi reddettiyordu. Gökyüzünden gelen sesleri kabul ediyordu.

Kimin umrunda ki.

Deniz'e yaklaşmaya başladım, her adımımda arkasındaki iğrenç adam kollarını daha çok açıyordu yüzünde o iğrenç gülümsemesi vardı gitgide büyüyordu.

Onun yanına gittiğimi sanıyordu ama ben 2. bir hataya hayatımda yer vermezdim.

Daha da yaklaştığımda Denizime dokunmak için elimi kaldırmıştım ki.

Gerçek hayata döndüm.

Aşırı bir şekilde terlemiştim. Kalkıp duş almak istiyordum aslında şuan bir ihtiyaçtı.

Kalkıp kısa bir duş aldım. Dişlerimi iyice fırçaladıktan sonra pijama olarak siyah bir şort ve salaş bir crop giydim. Kendimi direkt olarak tekrar yatağa attım.

Sonra tekrar uykuya daldım ama bu sefer bir rüya görmedim.

👾

İlk bölüm 730 kelime olduuu.

Umarım beğenirsiniz.

Bir sonraki bölümde görüşürüz.

MİYA |Gerçek Ailem|Stories to obsess over. Discover now