The Weeknd- Blinding Lights
"Efe,Bora bir gelsenize." Efe'nin kendi halinde takılan, bizim yanımızda konuşan ama genel olarak içine kapanık bir yapısı var. Bora iste tam tersi çok sosyal,konuşkan birisi.
Yarın ev arkadaşımız Umut'un doğum günü olduğu için bir plan yaptım. Umut ise benim çocukluk arkadaşım. İlkokuldan beri arkadaştık, kardeştik. Efe ve Bora ise lise arkadaşlarımdı. Şans eseri Efe, Bora ve ben aynı üniversiteyi tutturmayı başarmıştık. Efe Ege Üniversitesi mimarlık fakültesinde, ben Ege Üniversitesi hukuk fakültesinde, Bora ise Ege üniversitesi eczacılık fakültesinde okuyorduk. Umut, bizden 2 sene önce Dokuz Eylül Üniversitesinde Bilgisayar mühendisliği bölümünü kazanmıştı. Okulu eve biraz uzaktı ama kardeşine yakın olduğu için orda kalıyordu. Kardeşi de benim gibi Ege Üniversitesi hukuk fakültesinde okuyormuş. Bizim okulumuz da onun evine yakın olunca aynı eve çıkmaya karar verdik.
Planı bizimkilere anlatmak için çağırdım. "Abi bu sene bara gidelim diyorum. Hem bir değişiklik olur hepimiz için, kafa dağıtırız. Üniversiteye başlayıp bu eve çıktığımızdan beri doğru düzgün eğlenemedik zaten. Takılırız hem biraz kız görürüz fena mı?" "Güzel planda Umut kabul etmez ki. Kardeşi gelmez kardeşi olmadan da Umut gelmez biliyosun Bulut başka bir şey yapsak?" "Efe abartma istersen en fazla kardeşiyle sonra kutlar çok da lazımdı kardeşi. Biz erkek erkeğe takılırız bi gece." "Abi Bora haklı yarın akşam bara gidiyoruz itiraz kabul etmiyorum. Umut geldiğinde onu da siz ikna edersiniz hadi ben kaçtım." Kimsenin cevap vermesine fırsat vermeden odadan çıktım. Umut eve geldiğinde Efe ve Bora onu ikna etmeye çalıştılar ama Efe'nin dediği gibi Umut kardeşinden dolayı kabul etmeyince araya girdim. "Abi tamam o da gelsin o zaman hatta ev arkadaşı falan diyodun gelsinler beraber." "Bulut saçmalama kızları o ortama sokamam ben valla siz gidin sonra kutlarız biz sizinle" " Saçmalayacak bir şey yok yarın o bara gidilecek o kadar. Ayrıca senin izlediğin filmlerdeki gibi kötü bir bara gitmeyeceğiz herhalde hem kızların yanında biz de varız bir şey olmaz." "Offf Bulut şu inadı ne zaman bırakırsın? Tamam geliyorum. Ben bir Alya'ya haber vereyim. " Sonunda ikna edebilmiştim. Bu tutumu bazen beni sinirlendirse de kardeşine olan düşkünlüğünü anlayabiliyordum. Benim de ailemden görüştüğüm tek kişi kız kardeşim Cansu. Evden uzaklaşmak için İzmir'e geldim ama elimden geldiği kadar Cansu'nun yanına gidiyorum. O, bu hayatta değer verdiğim tek şey.
-Ertesi Gün-
Her zamanki gibi öğlene kadar uyumuştum. Bugün Umut'un telefon sesini Umut hariç hepimiz duyduğumuz için uyanmıştık. Zorla uyandırdığımızda çok gergindi. Bora ve Efe, zorla uyandığı için gergin olduğunu sandılar ama bence gerginliğinin sebebi başkaydı.
Umut da 22 yaşındaydı. Benden 3 yaş büyüktü. Çocukluğumuz birlikte geçmişti. Onu en iyi tanıyan kişi olduğum söylenebilir. Küçükken beni çoğu zaman eve almazdı, aldığında da kardeşi asla evde olmuyordu. Büyüdükçe anladım bazı şeyleri. Benden kıskanıyordu kardeşini. Evet, en eski ve en yakın arkadaşımdı ama kardeşini hiç görmemiştim. Muhtemelen hiçbir arkadaşı görmemişti ve bugün ilk kez biz göreceğimiz için gerilmişti. Bana zaten güvendiğini biliyordum ama Efeye Bora'ya nasıl güvenebildi anlamadım aslında ama sorgulamadım. Sonuçta uzun zamandır birlikte yaşıyorduk ve birbirimizi gayet iyi tanıyorduk.
Her zamanki gibi ilk hazırlanan ben olmuştum. "Kanka hazırlanmayı da abartmayın geç kalacağız!" Yaklaşık yarım saat sonra yola çıkabildik. Bora,Efe ve ben benim arabamla bara gidiyorduk. Umut kardeşini alıp öyle gelecekti.
Yaklaşık 1 saat kadar sonra Umut'u aradığımızda içeri girdiğini söyledi. Karşılamak için kapıya gittik.
Alya'yı ilk görüşümdü. O an ilk defa tarif edilemez duygular hissettim. Aşk dedikleri şey buysa eğer, en hazırlıksız anımda bulmuştu beni. Dilim tutuldu, konuşmayı unutmuştum. Büyülenmiştim.
Hemen kendimi topladım. Umut'a hiçbir şey belli etmemeliydim. Gerçi daha ne kadar durabilirdim bilmiyordum. Belli ki bazı şeyler değişecekti.
Umut,Efe,Bora ve Alya'nın ev arkadaşı Duygu sarhoş olmuş,dans etmeye kalkmışlardı. Onlar kalktığında Alya'ya baktım. Sıkılmış gibi bir hali vardı. Sanırım artık cesaretimi toplayıp yanına gitmem gereken andaydık. Öyle de oldu. Yanına gittim ve "Selam, naber?" Deme cesareti göstermiştim. Abisinden dolayı olduğunu düşündüğüm çekingenlikle cevap verdi; "İyi, senden?" Sesini duyduğumda daha çok aşık olmuştum sanki. " Bende iyiyim ama sanki sıkılmış gibisin. Öyle mi?" " Evet aslında sıkıldım biraz ama sorun değil." "Bak aklıma ne geldi buranın gürültüsünden uzaklaşmak için şarkı dinleyelim mi? Eğer istersen;)" . Şaşkın şaşkın yüzüme baktı. Gözleri gerçekten çok güzeldi. "Bilmem ki, iyi olabilir aslında." Bu kadar çabuk ikna olucağını düşünmemiştim ama bir yandan da sevinmiştim.
Kulaklığını çıkardım, bir tekini ona verdim, diğerini kendim taktım. Şarkı seçimini ona bıraktığımda beni pişman etmemişti. Şarkının melodisi yavaş yavaş kulaklarımıza dolmaya başladı.
"I said, ooh, I'm blinded by the lights"
(Dedim ki, aah, ışıklar yüzünden kör oldum.)
"No, I can't sleep until I feel your touch."
(Hayır, senin dokunuşunu hissetmeden uyuyamam.)
"I said,ooh, I'm drowning in the night"
(Dedim ki aah, gecede boğuluyorum.)
Kaç kere baştan dinlemiştik aynı şarkıyı, ne zamandan beri başımız birbirine yaslanmıştı, gözlerimiz kapalı şekilde ortamdan uzaklaşmıştık bilmiyordum. Bi an gözlerimi açtım. Kendini şarkıya kaptırmıştı. Ve çok güzeldi. Müzik dinlemesine engel olmadan profilini aradım. Son fotoğrafı bugün bara gelirken paylaşmıştı.
Yanındaki, adının Duygu olduğunu öğrendiğim ev arkadaşıydı.
Saate baktığımda 03.14 olduğunu farkettim. Daha toplamam gereken 4 tane sarhoş olduğu için ne kadar istemesem de bu anın büyüsünü bozmak zorunda kaldım. Ama Alya'dan numarasını istemeyi ihmal etmedim.
Bizimkileri topladıktan sonra herkesi arabaya alacaktım ki Alya, araba kullanmayı bildiğini, abisinin arabasını alacağını söyledi. Duygu ile beraber Umut'un arabasıyla gittiler. Bende bizimkileri eve götürdüm. Hepsi ayakta durmakta zorlanıyordu. Bu yüzden hepsini eve tek tek çıkardım. İlk buldukları yere sızmışlardı. Bende Blinding Lights dinleyerek Alya'nın fotoğraflarına bakıyordum.
Aşk, benden çok uzak bir histi. Hele ilk görüşte aşka asla inanmayan biriydim. O'nu görene kadar... Aşk denen şeye bile inanmayan Bulut Demir, Alya Akar'a aşık olmuştu.
KAMU SEDANG MEMBACA
Gökyüzünde Kayboldum
Fiksi RemajaAlya gökyüzü demekti. Bulut'un evi gökyüzüydü. Alya benim evimdi.
