1.

30 9 7
                                        

Ilık suyun ellerimden akışına dalıp gitmiştim. Tırnaklarımın arasındaki biriken kanlar aynı tamamıyla kirlenmiş olan benliğim gibi beni asla bırakmıyordu. Ne oldumu bir kez daha hatırladım buruk bir gülümseme ile.

16.01.2007

Güneş usulca yerine bulurken uyanı verdim o gün garipti her şey , içimde bir şeylerin ters gittiğine dair hisler dolup taşıyordu. Belkide bu his yüzünden uyanmıştım sabahın köründe , camdan parlayan araba ışığına çarptı gözlerim . Soğuk kış gününde havanın uğultu seslerinde babamın boğuk sesi ilk duyuldu yalıda sonrada aşağıya gittine emin oldum ayak sesleri. Merakla kalktım camdan aşağı gelen hala çalışmakta ve farları koca yalıyı aydınlatan arabaya baktım. Ilk defa gördüm araba bu saatte bahçede olması garip olacak ki babamın kızgın ses tonundan belliydi bi bokların döndüğü. Hafif perdenin arkasına gizlenip ne yaptıklarını anlamaya çalışmak cok zordu. Aşağıda hararetli bir şekilde bir şeyler konuşuyorlardı babam dört dönüyordu bahçede , arada işaret parmağı kalkıp arabadan yüzünü adam akıllı görmedim insanlara  ahkâm kesercesine sallanıyordu. Her şey babamin belinden silahı çıkarıp adamlara doğrultunda yerli yerine oturdu . Korkuyla pencereden çekildim. Benim için babam hep kahraman kalmalıydı .
Korkuyla telefona sarıldım yüz elli beş  tuşladımda tereddüt içinde kaldım yapmalı mıydım?

10 dakika sonra

Her yer kırmızı mavi ışıklar ile aydınlandı bu sefer . Babam  şok geçiriyordu adamlara işaret verdi ve iki yabancıyı derhal yalıdan uzaklaştırdı. Kafasını yukarıya kaldırdığında gözleri gözlerime değmişti.
Kafamı iki yana hayır anlamında sallasamda babamın öfkeli bakışı az sonra olacakların habercisiydi.

Koşup duşa soğuk suyun altına girdim buz gibi su bedenimden aktıkça şok etkisi yaratıyordu yeterince sokun içinde olmamış gibi...

Ayaklarımı karnıma çekip buz gibi suyun basımdan aşağı akmasına izin verdim . Bir yandan bisi olmucak diye sallanıyordum ellerim benden habersiz titriyordu zamanı değildi zamanı hiç değildi .
Aradan ne kadar geçtiği konusunda bir fikrim yoktu ama babamın bir öfkeyle banyonun kapı kolunu zorlamasıyla ayıldım düşüncelerimden . Korkuyla  daha cok ayaklarımı kendimi çektim bir şarkı mırıldanmak ıyi gelirdi belki ama bu korku bile aklımdaki bütün şarkı sözlerini silmeye yetmişti. Cok geçmeden kilit bile dayanamadı babamın gücüne .

-ADA !!
diye girdi banyoya sesi bu sefer endişeli değildi dehşet vericiydi saçlarımdan tuttuğu gibi evin girişteki salonuna getirdi .
Annem , dedem , kardeşlerim, dayım , teyzem bana bakıyordu.
Anneme gözlerim ilişti birden tek sığınağım oydu ama o bile korkuyordu babamın dehşetinden ıslak saçlarımdan damlalar düşüyordu laminanta .
Babam daha fazla dayanamayıp tuttuğu kolumdan yere firlatı verdi beni . Ellerimdeki sızı, laminantın o soğukluğu ıslanmış kıyafetlerim bedenimi daha cok üşütüyordu .
Dönüp babama baktımda lafını esirgemeden konuştu .
- Ne günah islemistim de seni bana verdiler dicemde günahlarım ortada . Dedi
Parmaklarimdan daha cok öldürdüğü insan sayısı olan kisinin günahlarından daha beterdim demek ki .
Ben yinede bildim halde onu seviyordum görmesem bildiklerime inanmayacağımı kabullenmiştim ilk etapda şimdi bunuda görmek paniğe sokmustu beni .
+Baba dedim üşümekten titreyen sesimle .
Bu sefer dedem karışmıstı

Tok ve gür sesi
-KEEEES  diye bağırıp yalıyı kaldırmıştı.
+Dedeee dedim ağlamaklı sesle .
Umursamıyordu kimse panik atak geçirdiğimi , şuan odadaki herkes ölsem beni rastgele buldukları bir yere gömüp hayatlarına devam edeceklerine emindim.

Babam  sevda yengeye bakıp alın şunu kilere götürün ne kıyafeti degistirelecek ne  yemek ne de ışık hicbir şey olmayacak otursun beni beklesin .

Korkuyla babama döndü bu sefer bakışlarım .
Hayır anlamında kafamı salladım yok bunu yapamazdı.
Korktuğumu biliyordu yapamazdı .
Daha dogrusu kendine yediremiyordu insan babasının bu denli acımasız olduğunu. 

Sevda yenge ellerini koluma uzattığında hissizlesen bedenim babama baka kalmış bakışlarımla zor bela ayağa kalktı .
Anneme baktım sonra gözleri hala kapalıydı.
Annemin yanından geçerken kolumu sevda yengeden kurtarıp annemin elini tuttum .
+Anne bisi söyleseneee lütfen anne .
Annem gözlerini açıp elimin içindeki sıcak ellerini cekti.  Işte o zaman soğudu o eller. Kopmuştu benden artık .
+ Anne dedim tedirginlikle
Dedem daha fazla dayanamayıp kolumdan tutup kendine çektiği gibi yüzüme tokadı indirdi .
Küçük bedenim tokadın şiddetiyle yere kapaklandı.
Anneme dikiliydi halen bakışlarım sevda yenge dayanamicak oldu ki dayak yememe kolumdan zorla çeke çeke götürdü o da gizliden gizliden ağlıyordu belliydi burnunu derin derin içine çekişinden.
Uzaklaşırken bile dönüktü bakışlarım anneme .
Annem bana bakma gereksinimi bile duymuyordu.
Sevda yenge beni kilere soktuğu gibi sarılması bir oldu
+Bırak ıslanacaksın dedim kendimi kollarından ayırırken
Aç mısın diye sordu korkuyla
Aç olsam bile söylemezdim başı yanmasın diye.
Kafamı hayır anlamında ikiyi yana salladım.
Sızlayan yanağımdan nazik sıcak bir öpücük koyup çıktı anahtarın dönme sesi ile kilerde kilitlendim.  Bir, iki ,üç  diye saymaya basladım sayılar artık binlere gelmeye başladı.
+İki bin sekiz yüz dokuz , iki bin sekiz yüz on , iki ben sekiz yüz on bir , iki bi-
Kapı kilidinde dönen anahtarın sesi ile anne diye kalktım yerimden babam oldugunu gördümde tekrardan saymaya başladım
- Bir , iki...
Babam ilk o gün bana o yüzünü gösterdi. O şekilde de devam etti .
- dokuz yüz dicekken babam son kez yüzüme tükürdü.
Tamı tamına dokuz yüz saniye yani on beş dakika aralıksız dayak yemiştim. Her yerim ağrıyordu daha on yaşında olan bedenimde.

SINIRBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin