Orkide

27 2 4
                                        

Kadın akşam yemeğini güzelce hazırladı bu gün evlilik yıl dönümleriydi. Özenle hazırlanmış kocasının işten gelmesini bekliyordu. Oturma odasındaki koltuğa oturdu ve zamanın hızlı geçmesi için biraz telefona bakmaya karar verdi. Arkadaşından bir mesaj vardı. "Kocanı bu gecelik kaptım." ve altında bir fotoğraf.
Kadın bu kadarını da yapabileceğini düşünemedi. Bu gün onların günüydü diğerlerini yutmuştu ama unutmuş değildi. Bu mesajda üstüne tuzu biberi ekmişti. Çok sinirlenen kadın odanın içinde volta atıyor en yakınları tarafından yapılan bu ihaneti yediremiyordu. Gururu ayaklar altına alınması yetmiyor bir de sanki üstünde tepinmişler gibi hissediyordu.
Çığlık attı, geçmedi içindeki acısı. Kimsesi yoktu gideceği. Ne yapacağını bilemiyordu artık. Bu kadarına da susamazdı. Sakinleşmesi gerekiyordu önce ama deli gibi hissediyordu. Aklından canice planlar geçiyor ama bunları bastırıyordu. Belki de kocası gelince onunla konuşur ve burdan uzaklarda belki bir köyde yalnız ikisi yaşamaya giderdi. Kim bilir. Ona olan siniri hastalıklı aşkının önüne geçemiyordu. Evet onunla sakince konuşacak ve ondan özür bekleyecekti. Zaten kocası da bunu yapardı.

Akşam dokuz olmuştu ortalıkta ne gelen vardı ne de arayan. Kadın aşk ve sevgiyle kurduğu sofrayı kaldırdı. Kendisi de yememişti hiçbir şey. Nasıl yiyebilirdi ki zaten üstelik böylesine bir ihanetten sonra. Kendine bir kahve yaptı, sonra bir tane daha ve bir tane daha...

Yelkovan on ikiyi gösterdiğinde nihayet kapı açıldı ve içeriye sevgili kocası girdi. Yakası dağılmış, saçları karışmıştı... İçeriye ne kadar yorgun olduğunu, işlerin ne kadar yorucu ve yoğun olduğundan bahsederek girdi. Yalanlar yalanlar... Karşısındaki ikili koltuğa kendini bıraktı.
Kadın pencereden direkt gördüğü yarım ayı izlerken kahvesini yudumladı ve ona dönmeden:
-Neredeydin?
-Dedim ya, işteydim. Çok yorucuydu.
-Neredeydin dedim.
Kocası göz temasından kaçınarak:
-Tuhaf davranıyorsun sorun ne?
-Sorun ne mi, burda sana doğruyu söylemen için bir şans veriyorum ve sen inatla yalanlara sığınıyorsun
-Yalan değil işteydim. Dedi sesi titriyor eli kıravatını çekiştirip duruyordu.

Kadın bardağındaki son yudumu da alıp sessizce ayağa kalktı. Kocasına doğru bir kaç adım atıp elindeki bardağı salonun merdivenlerine doğru fırlattı. Adam dehşetle paramparça olan bardağa sonra karısına baktı. Hep o sessiz sakin karısının bu denli fevri davranması onu ürkütmüştü. Oturduğu koltuğa daha da sindi.
Kadın hiçbir şey olmamış gibi sakince camın önündeki bitkileri okşayarak anlatmaya başladı:
-Bugün çok değer verdiğim arkadaşımdan bir fotoğraf geldi. Arkadaşımın adını söylememe gerek yoktur herhalde. Fotoğrafta üstünde kırmızı derin yırtmaçlı bir elbise, oturuyor, önünde romantik bir yemek masası ve şaşkınım ki elini tutan sen.

Adam, karısının sakinliğinden de etkilenerek kendini kurtarmaya yöneldi, hafif öksürerek:
-Ahh tatlım. Aylin Hanım bugün bize bir iş teklif etti bu yüzden onun evindeydim. Ayrıca yemekten haberim yoktu.

Kadın dişlerini sıktı ve adama doğru yürüdü. "Seni seviyorum, seni delicesine seviyorum. Evleneli altı yıl oldu ve neden! İlişkimize başka insanlar sokmak neden!" Artık boğazında bir yumru, gözlerinin dışına bırakmadığı yaşları içinde daha fazla tutamadı ve yüksek sesle bağıra çağıra ağlamaya başladı. Ona göstermek istediği bir albüm vardı. Kocasının elini tutup onu bodruma sürükledi ve o etrafı pek de aydınlatmayan sarı ışıkta albümü bulma umuduyla kitaplıktaki her şeyi dağıttı. Sonunda bulmuştu. Albüm sevgili oldukları zamandan kalma günlük gibiydi. Belki bu albüm birbirleri olmadan yaşayamayacaklarını ona hatırlatırdı. Gitmezdi bir daha ondan. Hemen bir sayfayı açıp " Bak burda sana öpücükler vermişim, seni bırakmayacağıma dair yemin etmişim, sen de bana öyle, bak yazıyor işte." Kadın başka bir sayfayı açtı. Bu sayfaya kocasının ona ilk aldığı hediyeyi yapıştırmıştı. İlk zamanlar takmış ama daha sonra üstüne yenileri eklenince onu buraya bir fotoğrafla birlikte yapıştırmıştı. "Bak, bak burda bana ilk verdiğin sarı gül, başka bir sayfada bana verdiğin başka bir hediye, bir kolye... Her şey burda" kadın albümü sertçe kapatıp adamın göğsüne fırlattı. Loş ışıkta söylenerek ve ağlayarak devam etti.
-Doğruyu bana anlatman için sana şans verdim. Sen ise yalanlardan kendine bir duvar ördün. Onlara sığındın. Söyle koruyabildi mi o duvarlar seni?
Adam cevap veremezdi, ne söyleyebilirdi ki zaten. Sustu.
Kadın susmasına daha çok sinirlendi istiyordu ki bir hata olduğunu söylesin bir daha yapmayacağını söylesin.Affederdi onu, sevgisi gururundan büyüktü çünkü. Ama öyle olmadı. Adam aniden başını kaldırdı:

Bir BaşkaWhere stories live. Discover now