Merhaba! Başlamadan önce birkaç şey söylemek istiyorum; kurgu bana ait değildir. Orijinal halina Ao3 uygulamasından ulaşabilirsiniz.
Yazar, bakış açısının karakterler (çoğunlukla James, Sirius, Remus, Lily, Regulus) arasında değişeceğini belirtmiş. Ayrıca hikayenin uzun soluklu olacağını da eklemiş. Yani bir süre buradayız.
Kurguyu elimden geldiğince anlaşılabilir bir şekilde çevirmeye çalışacağım. Umarım hoşunuza gider.
İyi okumalar diliyorum<3
✧⋄⋆⋅⋆⋄✧⋆⋅⋆⋄✧
1. Bölüm- The Bites
"Remus?" Diye seslendi karanlıktan bir ses. "Remus, tatlım?"
Remus kafası karışmış ve sersemlemiş halde battaniyesinin altında kıpırdandı. Gözlerini yavaşça açtığında, yatağının yanına çömelmiş bir şekilde, komodinin üzerindeki gece lambasının yumuşak ışığıyla yüzlerini aydınlatan anne babasını buldu. Paltolarını ve atkılarını incelerken kaşlarını çattı. Arkalarına baktığında, koridordaki gelişigüzel paketlenmiş çantaları gördü.
Annesinin bakışları şefkatliydi, fakat etraflarındaki gerginlikte, tepeden ona bakarken gülümsemesindeki gerginlikte endişe belirtileri farkediliyordu.
Remus'un babası hiçbir zaman annesi kadar sevgi dolu olmamıştı, ama bu gece onun da ifadesinde bir şeyler vardı.. Neredeyse korkmuş görünüyordu denilebilirdi. Remus'un önünde daha önce hiç olmadığı kadar endişeli görünüyordu.
Bu Remus'u korkutmuştu.
"Merhaba," diye mırıldandı annesi elini yanağını tutmak için uzatarak. Remus dokunuşuna eğildi. "Anne ile babanın biraz dışarı çıkması gerekiyor, tamam mı? Sadece birkaç gün. Biz yokken teyzen ve amcan sana bakacak.”
Remus, uykulu gözlerini ovuşturarak kendini yukarıya doğru itti. Battaniye beline doğru düşerken tüyleri diken diken oldu. Hâlâ yarı uykuluydu ve kelimeler ona mantıklı gelmiyordu. "Gitmek mi?" Diye tekrar etti. "Nereye?Neden?"
Annesi tam konuşmaya başlamıştı ki babası araya girdi. "Yapmamız gereken bir şey," dedi ve Remus'un annesi ona, Remus'un çözemediği bir bakış attı. "Önemli ve sadece birkaç gün. Yakında döneceğiz.”
Remus tanıdık bir korkunun kemiklerine işlediğini hissetti.
"Gitmenizi istemiyorum," diye fısıldadı Remus. Göz kapakları sarkıyordu ama denemesi gerekiyordu. Tekrar yalnız kalmak istemiyordu. "Sizinle gelebilir miyim?"
"Hayır," dedi babası net bir sesle. "Bu bizim yapmamız gereken bir şey. Senin değil."
"Size yardım edeceğim," diye tekrar şansını denedi Remus. "Lütfen, tekrar yalnız kalmak istemiyorum. İyi olacağım, söz veriyorum."
Annesi ona doğru eğilip parmaklarını onun düşünceli saçlarının arasından geçirdi. "Her şey iyi olacak tatlım. Biz de seni bırakmak istemiyoruz. Geri döndüğümüzde dondurma yemeye gideriz, olur mu? Bu senin favorindi.”
"Tamam," diye mırıldandı Remus, gözleri yaşarırken. "Sizi özleyeceğim."
"Biz de seni özleyeceğiz tatlım."
Annesi onu sıkıca kendisine doğru çekti ve Remus, onu gözlerinden akmakla tehdit eden yaşlarla savaşırken annesine bir cankurtaran halatıymışcasına sarıldı. Neredeyse altı yaşında. Cesur olması gerekiyordu. Annesinin omzunun üzerinden babasının gözleriyle karşılaştığında babasının ona nazikçe gülümsediğini gördü. Bu onda ender görülen bir sevgi işaretiydi. Remus gözyaşlarıyla mücadele etmek zorlaşırken gözlerini sımsıkı yumdu.
ESTÁS LEYENDO
[DEVAM ETMİYOR] Tangled Webs | Wolfstar (türkçe çeviri)
FanfictionJames ve Remus, Oscorp Endüstrisi'nde bir geziye katıldıkları o güne kadar Hogwarts Üniversitesi'nde olaysız bir yıl daha geçirdiler. İki ısırık, iki arkadaş, iki süper kahraman. Romantizm, drama, uyanıklık ve arkadaşlığın kasırgasında Remus ve Jam...
![[DEVAM ETMİYOR] Tangled Webs | Wolfstar (türkçe çeviri)](https://img.wattpad.com/cover/333169008-64-k987005.jpg)