|1|Kaba Herif

737 56 8
                                        


Genç çocuk sabahın erken saatlerinde çoktan uyanmıştı. Artık onun için bu saatlerde kalkmak normal bir şey olmuştu. Alışmaya zorunda tutulduğu bu durumun sebebi çoktu. Ailesinin soyunu devam ettirecek bir alfa olmamasıydı en büyük sebebi.
Bu yüzdendi ya evde hizmetçi muamelesi görmeleri.

Genç çocuktan 3 yaş büyük bir tane ablası vardı. Ablasının omega türünde çıkmasının üstüne babasının gözleri, ilgisi ve alakası genç çocuğa dönse bile o da omega çıkmıştı.
Jeonlar soyunun devam etmeyecek olması babasının tepesini attırmış, hem fiziksel hem psikolojik şiddet uygulamıştı bir süre.

Busan'ın bilindik ailelerinden olduklarından dolayı uygulanan fiziksel şiddet kısa bir süre sürse de psikolojik olan asla bitmemişti.
Gitmek istiyordu genç olan. Annesini, ablasını alıp uzaklara okumaya gitmek istiyordu. Eğer ki ayakları üstünde durursa kimsenin ona dokunmayacağını sanıyordu olacaklardan habersiz bir şekilde.

Ablasını uyandırmamaya dikkat ederek yavaşça kalktı yatağından. Hızlı hareketlerle yatağı topladığı sırada genç olanın kulağına ablasının yeni uyandığı için kalın çıkan sesi ilişti.
"Jungkook saat kaç oldu?"
Genç olan soruyla beraber kafasını ablasına doğru çevirdi.
"Altı, biraz daha uyu istersen. Ben uyandırırım seni."

Jungkook'un sözleriyle ablası bir kaç mırıldanma ardından arkasını dönerek geri uyumuştu.
Ablasıyla arası iyiydi, birbirlerine her zaman arka çıkıp koruyup kolluyorlardı. Tabi her kardeş arasında yaşanan sürtüşmeleri de yaşıyorlardı.
Jungkook sessizce gülerek ablasına bakmayı kesmiş, küçük ama hem ablasına hem kendisine yetecek olan dolaba ilerlemişti.

Dolaptan aldığı yeşil gömlek altına krem pantolonla banyoya doğru geçmişti. Hizmetçi muamelesi derken kinaye yapmıyordum. Genç olan, ablası ve annesi bu evin hizmetçileri rolündeydi gerçekten. Giyecekleri giysiler belliydi. Yiyecekleri yemekler ise babası ve babaannesinin yemeklerinin artıklarıydı.

Genç çocuk yaklaşıp 5 yaşından beridir sofraya oturmamıştı. Doğru ya o zaman açıklanmıştı türü. Babasına göre sofraya oturmayı hak etmeleri için alfa olmarı gerekiyormuş. Yaşanan olaylar ne kadar geçmişte kaldı dense bile elbette bir yerlerde kanamaya devam eden yaralardı.

Genç olan çoktan odadaki işlerini halletmiş, saate baktıktan sonra odadan çıkarak mutfağa ilerlemişti. Seslenmese bile ablasının birazdan kalkacağını biliyordu zaten.
Mutfağa geçtiğinde annesinin çoktan kalktığını, tezgah başında kahvaltılıkları hazırladığını görmüştü.
Annesi, ufak tefek çekinik bir omegaydı. Babasıyla görücü usulü evlendirilmişti. Geçmişte ve hâlâ devam eden para için evlendirme kurbanlarından birisiydi.

Jungkook, bazen annesinin baskın bir omega olup başka birisiyle evlenseydi nasıl olurdu diye düşünmeden edemiyordu. Düşünceleri sebebiyle öfkeli bir nefes veren genç kapıda dikilmeyi kesip annesinin yanına ilerlemişti.

Annesinin yanağına ufak bir buse kondurup gülümseyerek günaydın demiş daha fazla oyalanmadan kahvaltı hazırlıklarına başlamıştı.

***

Sonunda biten kahvaltı faslından sonra mutfakta kahvaltılarını etmişlerdi. Jungkook başta yemeyeceğine dair inatlar etse bile annesini üzmemek adına ufak ufak atıştırmış ardından bulaşıkları yıkamıştı.

Yorgunlukla oturduğu sandalyede nefeslenen Jungkook, babaannesinin içeriye girmesiyle yüzünü asmıştı.
Babaannesine karşı herhangi bir şey hissetmese bile onlara karşı yapılan tavırlar sebebiyle pek samimi bulmuyordu.

İçinde yanıp tutuşan arsız huyunu bastırıp karşılık vermemek için her zaman yanak içlerini kanatıyor, sağlıksız olduğunu bilse bile.
"Yoon-Hee çocukları al çalışma odasına gel. Sizi çağırıyor saatlerdir. Yine attıracaksınız tepesini."

obligation | taekookStories to obsess over. Discover now