Herkesin hayatında bir dönüm noktası vardır kimse bunu inkar edemez. Ben daha lise sonu yeni bitirecek klasik bir öğrenciydim. Sınıfta kızların yaklaşmış olan yıl sonu yapılacak balo için elbise düşüncelerini dinliyordum ama ben ne giyeceğime karar verdiğim için muhabbetleri ilgimi çekmiyordu. Ayağa kalkıp fakülteden çıktım çünkü bir şeyler yemek istiyordum.
Ne zaman doydun acaba sen?
Kapa çeneni iç ses lütfen.
Kantine girdiğimde kimisi en köşe masalara kimisi de en orta masalarda oturuyordu. Okulda ilgimi çeken pek kimse yoktu her zaman birlikte olduğumuz Melis, Ela ve Hatice vardı o kadar. Melis ve Ela okuduğum ortaokuldan, Hatice küçüklüğümden beri arkadaşımdı o yüzden sürekli onların yanındaydım. En köşe masalardan birinde oturduklarını görünce yiyecek bir şeyler alıp yanlarına gittim. Beni gördüklerine şaşırmış bir şekilde yüzüme bakıyorlardı.
Dışarı adım atmıyorsun da ondan olabilir sanki.
Hiç bir şey yetmiyor gibi birde iç sesimle uğraşıyorum, gerçekten bu hayat bazen çekilmez oluyordu.
-Neden ucube görmüş gibi bakıyorsunuz bana?
H:Dışarı çıkacağını düşünmüyorduk da ondan güzelim.
Melis ve Ela Haticeyi başıyla onayladıklarında hepsine vay anasını der gibi bakıp yerime oturdum.
Boşuna kızlara triplenme haklılar ceylin.
Kızım senin benimle derdin ne sende benim içimdesin kendine gel.
Kendimle olan kavgamı bitirip kıtlıktan çıkmış gibi yemeye başlayınca hepsi bana gülüyordu.
Hepsine ters ters baktım
-Biraz daha bana gülerseniz hepinizin ağzına şu kağıtları tıkarım.
Gülmemek için kendilerini tutsalarda umurdamayıp yemeğimi bitirdim ve yine aynı konu açıldı "Baloda ne giyeceksiniz" adlı senfoni tekrardan başlıyordu.
M:Benim var aklımda bir şeyler sizin var mı?
E:Benim de var yani sanırım.
H:Eh en mükemmeliniz ben olduğum için tabiki var.
Gülümseyerek onları izliyordum ki hepsi aynı anda bana döndüklerinde boş boş onlara bakmaya başladım.
-Benimde var merak etmeyin geliyorum.
Memnun bir şekilde bana bakıp kendi aralarında sohbete daldıklarında saatlerdir bakmadığım telefonumu açmak aklıma gelmişti. Ekranı açtığımda karşıma ilk çıkan şey okul sayfasında kızların daha önce hiç görmediğim bir çocuğa yaptıkları aşk itiraflarıydı. Yüzümü buruşturup telefonu kapattım, kızlara sonra görüşürüz diyip fakülteme yöneldim. Zaten yarın bu lanet yere tekrar gelmeyecektim çünkü artık mezun oluyorduk ve balo öncesi parti vardı. Partinin yarın olduğu aklıma gelince derin bir nefes alıp verdim ve Elalarla olan gruba partiyi haber verip kendi sınıfıma girdim. Hoca geldiğinde kafamı sıraya koyup uyuma kararı almıştım çünkü ders işlemeyeceğini söylemişti. Etraftaki kıpırdanma sesleriyle gözlerimi açıp saate baktım, ders bitmiş herkes çıkmıştı. Hatice beni kapının önünde bekliyordu çünkü aynı evde kalıyorduk Melisle Ela önden gitmişti.
H:Yarın partiye gidiyor muyuz?
-Evet kafa dağıtmaya ihtiyacım var.
H:Ben yarın gidip annemleri görmeyi planlıyordum baloya bir hafta var nasılsa.
-Git güzelim benim için problem yok.
Gülümseyip başıyla onayladığında aynı şekilde gülümsedim. Otobüs sonunda geldiğinde en arkaya geçip oturduk. Günün en sıkıcı kısımlarından biri de otobüslerdi, her ne kadar sevmesemde binmek zorundaydım.
Sen neyi seviyosun zaten depresif bozuntusu.
Gözlerim yoldaydı; bir sürü insan evine, işine yetişmeye çalışırken bazıları hiç acele etmeden kendini yalnızlığa mahkum ederek yürüyordu o yolları. Evimizin ordaki durağa geldiğimizde otobüsten indik ve eve doğru yürümeye başladık. Telefonumdan saate baktığımda ekranda yazan "22.00" gözlerimi kocaman açmama neden olmuştu. Hava kararmıştı ama bu kadar geç olduğun fark etmemiştim, eve girdiğimizde çantamı rastgele bir koltuğa fırlatıp bende oturdum.
H:Açsana televizyonu bakalım neler varmış.
Haticeyi başımla onaylayıp televizyonun rastgele bir kanalını açtım. Gece yayımlanan magazinlerden birisi başlamıştı.
"Magazin dünyasının baş yapılarından Ayaz Karahan'ı ****barının çıkışında kızıl bir hanım efendiyle görüntüledik."
-Şu adamın görüntülenmediği kadın kalmadı ne zaman bir karar verecek merak ediyorum. Eskisinden de beter olmaya başladı
H:Zengin aile çocuğu ne olacak işte boşversene.
Gülüp kanalı değiştirdim ve başlayan filmi izlemeye başladık. Kaç saat sürdüğünü fark etmediğimiz için saatten haberimiz yoktu. Esneyip saate baktığımda saat gece bir buçuğu gösteriyordu.
Yarın nasıl uyanacaksın merak ediyorum Ceylin.
Şu sesini kesmezsen senin konuşacak bir iraden olmayacak.
-Güzelim hadi yatalım artık sabah erken yola çıkacaksın dinlenmen lazım.
H:Yatalım madem sabah birlikte kahvaltı yaparız ama.
Göz kırpıp odamıza çıktım, aynı odada kalıyorduk. Üstümü bile değişmeden sabah yedi buçuğa alarm kurup telefonumu şarja taktım. Hatice de yatağına uzandığında kendimi uykunun kollarına bıraktım.
***********
Mükemmel arkadaşlıklar ve kocaman bir hikayeyi yazmaya başladığım ilk gün bugün :) Hayatın benim için zor geçtiği bir dönemde yanımda olan kalpten değer verdiğim insanlara da yer verdiğim ama asıl başlangıcı çok farklı bir hikayeyi yazıyorum..
Umarım beğenirsiniz, oylayıp yorum yaparsanız ve destek olursanız okunması için çok mutlu olurum:))
CZYTASZ
Gecenin Son Şarkısı
Dla nastolatków"Ben buyum,kalbi kapkara o kızım. Kurtulmak için değil ölmek için yaşıyorum."
