Eylül ve Ekrem kısa süre önce New york'tan bu orman yakınındaki kasabaya taşındılar.Eve geldiler ve eşyalarını yerleştirmeye başladılar ve yerleştirdiler.İlk birkaç gün hiçbir sorun yokken ertesi günlerde ormandan ses gelmeye başladı. Bu olay ikisini de korkutmuştu. Bir gece film izlerken çok garip bir şey oldu. Biri ya da bir şey cama vuruyordu. Camdan dışarıya bakınca sevimli bir kedi olduğunu gördüler. Rahatlamışlardı. Ekrem bir anda dedi ki;
-Kediyi neden içeriye almıyoruz. Hem acıkmış da baksana.
-Doğru söylüyorsun.
Ama olacaklardan habersizler di. kediyi içeriye aldılar. Ama kedinin farklı bir düşüncesi vardı. Kedinin düşüncesi onları kendine alıştırmak ve ormanın içine doğru kaçmaktı onlar da kedinin peşinden geleceği için onları sahibinin yanına götürebilirdi. Böylece sahibinden koca bir kutu mama kazanabilirdi ve sahibini de mutlu etmiş olurdu.
Aradan belli bir zaman geçti kedi iyice onların kendine alıştığını düşünüp ormanın içine doğru kaçtı. Eylül ve Ekrem de onun peşinden gitti.
Bu sayede ormana gittiler. Kedi her yarım saat sonra bir arkasına bakıyordu Eylül'de Ekrem orada mı diye. Onu yakalamaya çalıştığını görünce kedi rahatlayıp daha da hızlanıyordu. Kedi sahibinin evine gelince kapıyı tırmaladı. Bunu gören Eylül ve Ekrem burada bir gariplik olduğunu anladı ama çok geçti. Kedi içeriye girmiş ve sahibi onlara dik dik bakıyordu. En sonunda Eylül ve Ekrem'i eve çağırdı. Onlar da girdiler. Ev sahibinin aklından farklı bir fikir vardı.Onları hizmetçi yapmak.
Çocuklar bir gece uyurken ev sahibinin kediyle konuştuğunu duydular. Ve hemen sessizce onları dinlemeye koyuldular. Ev sahibi diyordu ki;
-mırnav bu çocuklar çok saf. Sanki evet dermiş gibi miyavlıyordu.
Ev sahibi yukarıdan bir ses geldiğini işitince ne olduğunu görmek için yukarıya çıktı.Ekrem adamın karşısında duruyor. Adam;
- sen bizi duydun mu? Diye sertçe bağırıyor.
- ha hayır
- oh tamam ne istemiştin?
-hey benim birazcık lavaboya gitmem lazım da lavabo nerede diye soracaktım.
-şu köşeden dön ilk kapı.
-teşekkür ederim.
Adam hiçbir şeyden habersiz çocuğa lavabonun yerini göstermişti. Çocuk biliyordu ki lavaboda bir pencere var içeriye girmeden önce görmüştü. Ve pencere o kadar büyüktü ki kendisi rahatça çıkabilirdi. Adam gidince Ekrem hiç vakit kaybetmeden Eylül'ün yanına gitti. Ve dedi ki;
-Eylül lavaboda bir pencere var. Senin de benim geçebileceğimiz kadar büyük dedi kısık sesle.
- Ekrem bunları nereden biliyorsun.
-içeriye girmeden önce görmüştüm. Ve adama lavabonun yerini sordum. Şimdi seninle beraber buradan kaçacağız.
