KIVANÇ GÜNDOĞDU(TİLKİ)

370 15 6
                                    

Arkadaşlar farkındayım yb çok gecikti her gün internete girmeme rağmen bi türlü yazamadım.Diğer bölümüde çok kötü bir yerde bırakmışım bunun için özr dlrm bundan sonra bölümleri daha uzun ve daha erken yazmaya çalışıcam bu arada vote ve yorumlar konusunda çok büyük bir hayal kırıklığı içerisindeyim.Neyse bu bölümü askerde olan biricik abim Adem Akgüne ithaf edyrm gelecek bölümü en uzun yorum yapana ithaf edcğm çok konuştum dimi neyse işte yeni bölüm☺☺☺

Aylinin ağzından devam;
Meltemi susturmak imkansız gibi anlatmaya kaldığı yerden dewam ediyor."İşte kader bizi aynı üniversiteye aynı sınıfa getirdi."Çok şanlısın diyor duru benimde sevdiğim biri vardı ama..." yanlış mı duyuyordum durunun sewdiği biri mi vardı inanamıyorum.Duruyla aynı sınıftan ve çok samimi olduğumuzdan biliyorum duru erkeklere asla yaklaşmayan çok abartıp onlara selam bile vermeyen bi kızdı _ ama bunu onumla yalnızken konuşmalıyım. Meltem veda edip kantinden hemen çıkıyor alışveriş yapmam gerekiyor diyerek hastalıklı bu kız onun arkasından duru sen onu boş ver de kimmiş senin bu sevdiğin "Aylin boş ver belki bi gün anlatırım."anlatmak istemediği belli üstüne fazla gitmemeliyim."Tamam belki bi gün anlatırsın,hadii hadii derse geç kalıcaz,diye soğuk havayı dağıtıyorum"geldim geldim başımın belası diyor gülümseyerek sınıfa girdiğimizde hemen hemen heryer dolu aman Allahım nereyeoturucaz derken Duru hemen bi kızın yanına ilişmiş bile Duruya çok kızıyorum ama belli etmiyorum,neyse biraz ilerledikten sonra boşyer buluyorum sırada ben tekim ohh böyle daha rahat ,dersin ortalarına doğru kapı açılıyor,içeriye sarışın kimine göre yakışıklı(bana değil) bi çocuk geldi sanki bu kadar çok geç kalaan o değilmiş gibi hocadan özür dahi dilemeden arkalara doğru ilerledi tabii tek boşyer benim yanım hayret hocada sanki kimse gelip dersi bölmemiş gibi kaldığı yerden dewam ediyor ozaman anlıyorum ki çocuk zengin vee zenginliğine çok güveniyor.Aslında sadece hoca değil herkes onu görmezden geliyor.duru dışında yüzü kıpkırmızı çocuğa kitlenmiş.beni şaşıttan diğer bi husussa hocadan özür dahi dilemeyen çocuk benim yanıma geldigi zaman otutmak için izin isteyip öyle oturuyor. savaş olarak tanıtıyor kendini aylin diyorum aylin diyorum buz gibi bir sesle nedense hiç kanım ısınmadı bu çocuğa o ise kişiliğine hiç yakışmayacak şekilde bana karşı nazik bende yeni tanıştığım insanlara karşı ön yargıları olmayan hatta bazen fazla abatıp çok sıcak davranan bi insanım neyse hiç bitmeyecek sndğm ders nihayet bitti,tam çantamı aldım çıkacaken duru yanıma gelip "sana ne dedi ne anlattı diye soru yağmuruna tutu beni "duru sakin ol bana bişey demedi ayrıcada sen nerden tanıyosun onu".dedim hemen "anlatıcam ecel terleri döktüm dets bitene kadar gidip kantide soğuk bi şeyler içelim,Orda anlatırım."duruyla. kantine inip biş bir masaya geçtik savaşı savaşla olan aşklarını savaşın üniversite bahanesiyle onu bırakıp gitmesini vee şimdi duruya yakallanması ewet savaş herzamanki karalı gendinden emin yürüyüşüyle masaya yaklaşıyor.Masaya geldiğinde ise "ben sizi yanlız bırakayım "deyip kantinden ewe gidiyorum hocamız yok iykide yok bi güne çok şey sığdırdım.tabii beni bekleyen aslında en öemlli günü yarın olacağından haberim yok
Eve gittiğimde yardımcımız zehra hanım dışında evde yok kimse yok eve gitiğimde günümün nasıl geçtiğiyle, ilgiili kısa bir bilgi verdikten sonra direk odama geçip uyuyorum uyuyalı bir saat bile olmamış ken telefonun sesiyle yataktn sıçrıyorum.
Arayan duru hayret neden aradıki hemen telefonu açıyorum,"Aylin çok kötüyüm."diyor ağlayarak endişileniyorum "Duru iyimisin buraya gelebilir misin? "Tamam yarım saate kadar ordayım"diyor güçlükle bende üzerimdeki eşofmanları çıkarıp kot darpaça pantollonumu üstüne pembe t shotümü giyip aşağı iniyorum zehra tayzeye"Arkadaşım gelecek bize bişey hazırlar mısın diye soruyorum" zehrada tam beklediğim cümleyi söylüyor"tabii canım ne zaman gelecek arkadaşın?vee onu korkutacak cümleyi soyluyoorum "Birazdan burda olur"oda durur mu" Ah be aylin ah be insan şimdi mi haber verir"?"Sakin ol zehra teyze gelen yabancı değil Duru biraz önce haber verdi geleceğini" kapının çalmasıyla salona koşuyorum,kapıyı açmamla bambaşka bi Duruyu karşımda görmem bir oluyor,ne olmuş bu kıza ağlamaktan perişan olmuş resmen,hemen endişeye kapılıyorum "Duru iyimisin?ne oldu"?diye onu soru yağmuruna tutuyorum içerden koşarak Zehra teyze geliyor,o benden dahada beter hasteneye götürelim diyor,sabahtandır konuşmalarımızı dinlemekle yetinen duru ilk defa söze karışıyor,"Bişeyim yok Zehra teyze Aylin yukarı çıkalım mı"?
"Olur canım"diyorum ve yukarı çıkıyoruz odaya girdiğimizde onu sıkmamak için kendisinin anlatması bekliyoorum ama onun anlatmaya yok niyeti yok gibi ağlmasına kaldığı yerden dewam ediyor ama daha fazla dayanamayıp "Duru ne oldu soruyorum",Aylin sen gittikten sonra uzun uzun konuştuk, beni hiç sewmemiş, benimle oynamış,benden sıkılıncada üniversiteyi bahane edip,benden kaçmış,bunları anlatırken tekar göz yaşlarına boğuluyor.Bende elimden geldiğince onu teselli etmeye çalışıyorum.Çok geçmeden eski neşesine kavuşamasada gülüp eğleniyoruz,içeriye kek ve meyve suyu tepsiyiyle Zehra teyze geliyor,bu halimize şaşırdığı belli ama hiçbirşey demeden tepsiyi bırakıp çıkıyor.Akşam olunca duru benim artık gitmem gerekiyor deyip çıkıyor,akşam yemeğinde ise Anne ve Babamın sevecen bakışları altında ilk günümün nasıl geçtiğini anlatıyorum.Uyuma vakti gelip yatağıma geçtiğimde uykum yok yarının nasıl geçtiğini hayal etmeye çalışıyorum.Duruyu,Savaşı,Meltemi vee Tilkiyi nasıl biri acaba diye geçiriyorum içimden,sonrada banane ya deyip uyuyorum.
Sabah kahvaltı yapmayıp okula gidiyorum,nede olsa okulda yaparım diyerek,Okulun kapısının orda Duruyla buluşup kantine geçiyoruz Kahvaltılıkları alıp masaya koyduktan sonra oturup yemeye koyuluyoruz ki kantinin kapısından Meltem ve Savaş görünüyor,meltem neysede savaş ne yüzle Durunun karşısına çıkabiliyor.Bunu duruya söylediğimde"Ben onu boşverdim sende boşver"diyor evet yanılmamışım ikiside gelip bizim masaya oturuyorlar,ve sabahtandır sinorden dikkitimi çekmeyen bişey dikatimi çekiyor.Meltem acayip güzel olmuş,siyah mini elbise,siyah rugan ayakkabılar,vee taa 10 km öteden fark edilecek makyajıyla gerçekten güzel olmuş,kabul etmeliyim ki siyah ona çok yakışıyor.Bi ara dayanamayıp "Okuldan sonra katalog çekimin mi var diye soruyorum" Duru bana dönüp "Aylin unutun mu sevgilisi gelecek bugün" Savaş melteme dönüp "Siz Tilkiyle sevgili misiniz?diye soruyor Meltem Duruya sert bi bakış atıp,"Hayır canım yani daha değil"diyor gülümseyerek "Sen tilkiyi tanıyor musun" diyorum savaşa,"Tabii canım Tilki benim liseden biricik kankamdır diyor savaş "Yani üçünüz aynı lisedensiniz diyorum"Meltemle Savaş evet anlamında kafalarını sallıyorlar.Kahvalımızı yaptıktan sonra derse girmemizede daha var.Napalım napalım diye düşünürken Duru birden"Biliyormusunuz Aylin çok güzel şiir okuyor deyiveriyor"Tabii bu kadr ısrardan sonra kendi yazdığım ve çok beğendiğim şiiri okuyup bitiriyorum Alkışlar kesildikten sonra bi ses arkamdan"Klasik dedi bi şiir için fazla bi şekilde okudun"dedi arkama döndüğümde kirli sakalı,iyi giyinimli,kabul etmeliyim ki çok yakışıklı bi gençle göz göze geldim."Sana fikrini soran olmadı" diyorum sinirli yüz ifademle Meltemin on "Tilki" deyip koşup sarımasıyla onun herkesin iki gündür herkesin balandıra balandıra anlatıkları Kıvanç Gündoğdu olduğunu anladım.İyide ben niye onu gördüğümden beri elim ayağım titriyor dahada önemlisi neden kalbim yerinden çıkacakmış gibi atıyor,ben derse gidiyorum deyip çantamı alıp kantinden çıkıyorum.Kantinden çıkarken tasadüfen arkama baktığımda bakışlarının bana odaklandığını gördüm.
Ertesi gün saate bakmakl dehşete düştüm dersin başlamasına 20 dakika kalmıştım 15 dakikada hazırlanıp bi taksiye atladım.

AYTİL ÜNİVERSİTE AŞKIHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin