Tohum

10 1 0
                                        

Sigara paketine elini uzattığında hava çoktan kararmıştı. Aklına hakim olamayan düşüncelerin kaosunda paketi ters tuttuğunun farkında bile değildi. Elinde ne kadar bir süre dolandırdığının bilincinden de  yoksun olarak bakışlarını pakete doğrulttuğunda kendine gelebildi. Yüzünde acı bir tebessümle , ellerinin arasında yorgun parmaklarının akışına bıraktığı paketin jelatinini yavaş yavaş sıyırarak içerisinden aldığı bir dalı solgun dudakları arasına sıkıştırdı. Yakıp yakmama arasında bocalarken yanlış solukladığı sigaranın dumanının ciğerini yakmasıyla acı acı öksürmeye başladı. Öksürdükçe gözünden yaş geliyordu ama zaten üç gündür ağlamaktan göz pınarları çoktan kurumuştu. Toparlanabilmek için bedenini sol tarafında ki balkona yöneltti ve elinde ne varsa masanın üzerine bir hamle de bırakarak kapısı aralıklı olan yerde birdenbire kendisini buldu.

Apartmanın en yüksek katında oturuyordu ve yükseklik korkusu yüzünden asla balkon demirlerinden tutunarak dahi olsa aşağıya bakamazdı. Düşüncelerinin karmakarışıklığı onu bütün hislerden yoksunlaştırmışcasına hareket ettiriyordu. Balkon demirinin sonuna kadar gidebilmesi bu duygusuzluğun göstergesiydi. Sakin adımlarla köşedeki sandalyeye vardığında bir kaç saniye durdu ve önce gökyüzüne sonra sokak lambalarının aydınlattığı yerden on dört kat yüksek olan daireden aşağıya doğru  baktı. Bir an gözlerinin karardığını hissederek dengesini kaybetti ve elini demire sıkıca tutuşturdu. Bedeni titremeye başlamıştı. Aklında ki bulanıklık yerini korkuya bırakıyordu. Ve bu duygu tüm bedenini kapladığında içeriye tek başına geçebilecek cesarette olabilecek miydi?  Bilmiyordu. Güneş görmekten derisi yırtılmış insanın bin bir türlü duygu yoğunluğuna şahit olmuş yılların sandalyesine oturabilmek için bütün gücünü sıkı sıkı tuttuğu demir üzerinde ki eline topladı. Korkudan öylesine kavramıştı ki acısını hissetmiyordu bile. Kenetlediği eli demirle bir bütün olmuştu ,ilerleyebilmek için hafifçe havalandırdığında eline giren kramp yeniden korku ağına hapsolmasına neden oldu. Zihninin odağını değiştirmesi gerektiğini biliyordu yoksa kalbinin iradesi dışında çarparak onu ele geçirmesine izin vermesi olası korkunç bir kazaya sebep olabilirdi. Gözlerini sıkıca kapattı ve derin bir nefes alıp vermeye başladı. Bu egzersizi kaç defa tekrarladığını bilmiyordu gözlerini açmaya da korkuyordu . Ama kalbinin sesine kulak verdiğinde normale doğru döndüğünü farketti.

Zaman durmuştu sanki , demire asılı eliyle yavaşça ilerlerken gözü kapalı olduğu için diğer eliyle de oturmaya çabaladığı sandalyeyi yoklayarak bulma gayretindeydi. Nihayet eline çarpan şeyin sandalye olduğunu hissetmesiyle bir nebze de olsa rahatlayan bedenini usulca sandalyeye bıraktı. Gözleri hala kapalıydı. Demire kenetlenmiş elini bırakıp kalbine doğru götürdü. ‘Oh çok şükür’ diye iç geçirirken kalbinin hala atışlarında bir anormallik vardı. Derin nefes alıp verişlerini bir kaç kez daha tekrarladıktan sonra zihninde canlandırdığı hayal alemine kendisini bıraktı. Bir deniz kıyısında çıplak ayaklarıyla kum üzerinde  sekerek giderken , bir yandan güneşin batışını izlediğini aklında canlandırmaya çalışıyordu . Yüzünde beliren tebessümle,  bilincinde var etmeye çalıştığı sahnenin içerisinde olduğunu anlamak mümkündü.Hala kapalı olan gözlerini açmadan önce iki elini yavaşça yanlara doğru açıp bedenini tahayyülünde ki suların akışına bıraktı. Az evvelki korkudan eser kalmamıştı. Biraz daha denizin kıyılarında dolaştıktan sonra gözlerini açmaya karar verdi. Göreceği manzaranın kendisini ürküteceğini biliyordu.

Derken cesaretini toplayıp  güneşin batmasının verdiği avantajla usul usul gözlerini açmaya başladı. Eğer gündüz olsaydı yüksekliğin verdiği korkudan sıyrılabilmesi çok daha zor olabilirdi. Gözlerini tamamen açtığında uçsuz bucaksız bir karanlığın içerisinde sanki ona gururla bakan gözler görüyordu. Bunlar gökyüzüne asılı parlayan yıldızlardan başka bir şey değildi tabi ki. Ama o an yıldızlar kendisini hayranlıkla izleyen insanlar gibi gelmişti gözüne ve bu duygunun tesiriyle yüzünde hüzünlü bir tebessüm oluşmuştu. Bedeninin tamamen rahatladığını anladığında içemediği sigarası aklına düştü ama sigara içmekten vazgeçmişti. Ruhunda tanımlayamadığı bir zaferin naraları kopuyordu. Yıldızları seyretmeye devam etti. Seyrederken içinden kendisiyle konuşuyordu ;

  ‘Hayat kimi zaman öyle uzağa savurur ki bizi, belleğimizde hissetttiğimiz tek şey bir kayboluştur.’

İnsanlar kaybetmeyi asla sevmez ve kabullenmez. Başına gelenlere yüklediği anlam tahayyülünden sakladığı özbenliğinin izdüşümleridir. Kendisiyle yüzleşmekten sürekli kaçar, onun için başına gelenlerin suçlusunu arar durur. İç dünyasında kendisiyle kavgalara tutuşur , önce ikiye sonra bin parçaya bölünür. Var olmaktan daha ötedir hayat oysa. İnsan olmanın bir parçasıdır var olmak ve en önemlisi iletişim halinde her daim her şeyle iç içe olmak . Sessizliğe terk edilen her olgu kaybolmaya mahkumdur.Bu yüzdendir çığlıkların en sessiz olanından,en gizlisinden duyulan   korkunun daha büyük olması. Bu yüzdendir derin sessizliklerin hakikatte ağır bir travmayı temsil etmesi. Hissettirdiği tek şeyin koca bir boşluk olması diye düşünürken buldu sonra kendisini.

Bomboş bir levha gibiydi zihni ve harflerin kendi kendilerine birleşerek hayata tutanabileceği sağlam bir tamlama yazmasını istiyordu. Bütün korkulardan arındığını hissettiğinde ayağa kalktı.Sarhoş bir bedenin adımlarıyla içeriye çalışma odasına doğru yol aldı. Bilgisayarını açarak istemsizce harflere gelişigüzel basmaya başladı.Satır sonuna geldiğinde delete tuşuyla anlamsız bütün harfleri tek tek silmeye başladı. Hepsini sildikten sonra sayfanın tam ortasına imleci kaydırarak anlamlı bir cümle yazmaya koyuldu. Ekranda yazılı cümleyi okurken gözlerinden akmasına mani olamadığı  iki sicim yaş yanaklarına doğru süzülüyordu.   Yüzünde zafer coşkusunun gözlerine yansıttığı ışıldama ise çoktan  dudaklarını kavisleyen  tebessüme dönüşmüştü.

-Asla pes etmeyeceğim!  Yazıyordu.

You've reached the end of published parts.

⏰ Last updated: Oct 14, 2022 ⏰

Add this story to your Library to get notified about new parts!

BoşlukWhere stories live. Discover now