1. Bölüm

39 4 0
                                        


2006 Kasım...

Annem hasta olduğundan bir süreliğine yurdu Gülse'ye emanet etmiştim. Gülse küçüklüğümden beri en yakın arkadaşımdı ve ona güveniyordum. Hiç beklemediğim bir anda telefonum çalmaya başladı, arayan Gülse'ydi. Elimdeki telefonu endişeyle açtım Gülse'nin sesi çok endişeli geliyordu bu yüzden korkmaya başladım fakat ona yanıt vermekten çekinmedim ve Gülse'ye yanıt verdim ''Gülse ne oluyor endişeleniyorum.'' Gülse ardından hemen cevap verdi

 ''Seda...'' bir süre bekledi ve cümlesine devam etti  ''Her ne olmuş bilmiyorum ama Seda'nın koluna kaynar su dökülmüş ve şuan kızı hastaneye götürüyorum. Acil yurda gelmelisin sen gelene kadar Nur hanım çocukları sakinleştircektir elbet.''  o an ne yapacağımı bilemedim ağzıma gelen ve o toparlayamadığım cümlelerle konuşmaya başladım '' Geliyorum olabildiğince hızlı olacağım Seda hakkında olanları sonra anlatırsın ama anlatmayı unutma'' dedim .

Gülse bana veda edip aramayı kapattı ve bende koşar adımlarla yurda gitmeye başladım. Ta ki yolda gördüğüm o bebeklere kadar. Adımlarım yavaşlamıştı ve yavasça bebeklere doğru yaklaşmıştım. Üstlerinde bir zarf vardı ve zarfta şöyle yazıyordu:

''Ben başta annelik yapabileceğimi düşünmüştüm ama olmadı, yapamadım iyi bir anne olamadım. Bebeklerimi bırakıyorum yapamadığı anneliğimi gösteren tek kanıtı burada bırakıyorum. Sağdakinin adı Nil çok tatlı bir bebektir çok fazla ağlamaz ve benden çok babasını sever ama olsun onun beni sevdiğini biliyorum. Ya da sadece öyle düşüyorum ama annesiyim değil mi beni seviyordur. Soldaki Işıl bir yaşında olmasına rağmen çok asi bir bebektir istediği olmayınca hep ağlar ama onu burnundan öpünce susar ve gülümsemeye başlar. O da babasını çok sever ve belki de beni... Umarım onlara annelik yapmak isteyecek kişiler olacaktır belki de o kişi bunu okuyordur eğer okuyorsan benden daha iyi bir anne olacağından eminim. 

                                                                                      -- Nil ve Işıl Soyer'in annesi--

Bu mektubu okuduktan sonra yolun ortasında hüngür hüngür ağlamaya başladım. İnsanlar bana bakıyordu ama şuan bu önemli değildi önemli olan bir annenin yavrularını sokağın ortasına bırakıp kimsenin onları önemsemiyor oluşuydu. Mektubun yazılı olduğu kağıdı ters çevirince arkasında küçük bir çocuğun renkli kalemlerle karaladığı bir çizim olduğu gördüm. Bir anda telefonum çantamda çalmaya başladı ve irkildim telefonu elime aldığımda arayanın Gülse olduğunu gördüm. O an aklıma gelmişti Gülse'ye yurda gideceğimi söylemiştim ve hala varamamıştım. Onu bekletmemek adına telefonu açtım ve Gülse konuşmaya başladı:

''Aynur Seda'nın durumu iyi yurda gelince detaylı bir şekilde anlatacağım. Ayrıca yurda varabildin mi?''

''Hayır henüz değil yolda iki tane bebek ve bir mektup buldum onları alıp yurda geçeceğim birazdan.'' ardından telefonuma gelen bildirimle irkildim. Gelen bildirim şarjımın %5 olduğu ile ilgili uyarı veriyordu.

''Gülse şarjım %5 bu konu hakkında yurtta konuşalım acil bir şey olursa diye şarjım bitmemeli''

''Tamam Aynur bizde zaten 1 saate çıkarız hastaneden. Hadi görüşürüz öptüm.''

''Bende öptüm görüşürüz.''

Bebekleri de alıp yurt yoluna koyuldum yolda bir çok kez bir annenin neden bunu yaptığını düşündüm ama nedenini bulamadım. Ardından yurda vardığımı fark ettim. 



Merhaba ben İlkim 

İlk defa aksiyon/cinayet üzerine bir kurgu yazıyorum hatalarım olabilir bunları bana söylerseniz çok sevinirim. Umarım yazacağım bu kurguyu beğenirsiniz. Şimdiden kurgum hakkındaki düşünceleriniz için teşekkürler. Yazacağım bu hikaye size hitap ederse çok sevinirim.

Henüz kurgum için doğru ismi bulamadım( aynı zamanda kapak) şimdilik bir adı olmayacak ama önerilerinize tabii ki de açığım.

Yorum yapıp oy verirseniz sevinirim

Son PerdeHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin