büro

55 0 14
                                        

Ufka dalmış çayımdan bir yudum alırken maviliğin tuzlu kokusunu içime çekiyordum.çoğu zaman rahatsız etsede nem bana tatlı rehavet havasını,bıkkın bir eylül tatilini hayırlatırdı.bir yanımda kafda toplamaya çalıştığım polisiye işler diger yanımda ezberlenmiş bir hesap kitap.mersinin sıcak sahil tebessümü altında kafamda rutin bir kargaşa...
Memet de geldi ooo paşam gözlerimiz yollarda kaldı yav
Kusura bakma abi geciktik biraz
Düğün ne zaman
Bu yaz kısmetse
          
O yıl emekliligime üç sene kalmıştı şehrin yogunlugu üstüme çökmüş
İçinde küçük bir panik sızısı gizli bi yorgunluk sarmıştı bütün hareketlerimi
Büro da bile farkedilir olmustu veda eden dalgınlığım her yer kasvetli bi kasım yağmuruna bürünmüştü benim için tüm o hareketlilik benim için bi sey ifade etmiyordu artık bi parçası degildim.Oysa nasıl başlamıştım bu işe
O gunlerde içimde görmezden gelip zevkini sürdügüm bi gurur ve gözlerimde ateş vardı şimdi tüm bunlar gençligin tatlı birer anısı.

Her zamankı gibi buroya gittim karton bardakta çayımı alıp masama kuruldum
Dosyaları incelemeye dalmış çayımı yudumluyordum.dosyalardan biri dikkattimi cekti ondokuz yaşında tanıdık bi yüz nerden tanıdıgımı çıkartamadığım bir çift öfkeli göz.farkında olmadan hafızamı yoklarken bi yandan dudak bukup diger dosyalara geçtim.eskiler ellili yaşlar insanın en verimli çağı derler ama yinede insan yoruldugunu hissediyor.tüm bu kalabalık artık yavaşca sinirlerime batıyor  arkama yaslanıp gözlerimi biraz kapadım ve tekrar actıgımda gözlerim buronun koşuşturması arasından önünde ceviz dikili pemcerieyi aradı böylece dalmışken memet geldi...

Abi naber
İyilik memedim seni sormalı
İyidir abi şu dosyalara bi bakar mısın
Ne bu
Serhat demir yirmi yaşında
İçicilikten sabıkası var
Geçen gun bi barda bi çocukla tartışmıs oğlan zengin e tanıdıkları da var
Fena hırpalamış bizimki bunu bu dosyanın peşini bırakmazlar

Hmm

E sende ne var ne yok

Aynı.Sıkıldım be memet hergün aynı koşuşturmaca

E nolcak be abi.Neyse ben geçiyorum sen haber edersin

Yavaşca gözlerimi avuşturup diger dosyalara baktım daha saat onbir yapıcak çok iş var

Memet masasına geçip etrafa baktıgında kafasından hala şu çocuk icin yukardan şıkıştırmasalar bari diye geçiyordu.polislikte beşinci yılıydı onca sitres yirmilerin ortasında gençlik heycanını üzerinden alamamıştı
Biraz saf bi çocuk olmasına karşın agrasif bir tarzı vardı.

AnaforWhere stories live. Discover now