ANGEL*
Sabah kalktığım da Jack hala uyuyordu. Stiw ise geç yatmasına rağmen çoktan uyanmış , evden çıkmıştı. Bu kadar erken kalktığına göre muhtemelen şirkette olmalıydı. Stiw'in yokluğun da rahatlamıştım. O çok sevdiğim adam bir an da benden uzaklaşmış ve beni de kendisinden uzaklaştırmıştı. Dün ki ukala tavırları ve hep ben hep ben endamları artık beni de çileden çıkartmıştı. Belki de Jack haklıydı. Babasının onu bu kadar fazla ezmesi , dalga geçmesi onurunu kırıp , içine kapanık bir çocuk yapmıştı.
Bunca zamandır niye ise oğlumu şimdi anlamıştım. Jack kendiden değil ,bu evden , babasından belki de benden sıkılmıştı. Ama her şey düzelmeli idi.
Oğlumu için de olduğu bu durumdan , yalnızlıktan kurtarmam gerekti.
Saatin erken oluşunu umursamadan arkadaşım Milly'i aradım. Her zaman ki gibi sesi ince ve çekiciydi.
" Alo günaydın Milly nasılsın ?
" Teşekkür ederim tatlım klinikteyim ve çok iyiyim sen nasılsın ?
" Bende iyiyim Milly sana yine ihtiyacım var. Bu sefer yalnızca Jack'in değil benim de sana ihtiyacım var.
" Tabi ki canım birazdan yanındayım.
" Teşekkür ederim Milly , seni seviyorum
" Bende canım..
Telefonu kapattıktan sonra rahatlamıştım. Nedense Milly ile konuşmak beni rahatlatır ve içimi ferahlatırdı. Kendisinden her daim pozitif enerji almam herhalde ki mesleğinden de kaynaklıydı. Yoksa bir insan her zaman için birinden nasıl güzel enerjiler alırdı ?
Ama zaten Millynin insana negatiflik vermesi imkansızdı. O her zaman için güler güzlü , ağzı kulağında bir kadındı.
Evlenmemiş bekar birisine kadın , belki de kız demeliyim.
Milly geleceği için derhal evi topladım. Mutfağa giderek masayı muazzam bir şıklıkta donattım. Artık misafir ağırlamak için hazırdım kaldı ki o bu evin bir insanı sayılırdı misafir bile demem doğru olmazdı.Çünkü o benim eski arkadaşım , gençliğim ve sırdaşımdı. Beni tanıyan ve beni rahatlatan tek kişi idi..
Masanın son hazırlıklarını yaparken kapının çaldığını işittim. Ayna da son kez kendime baktıktan sonra koşar adım kapıya yöneldim.
Kapıyı açtığım da Millynin gülen yüzünü görünce rahatlamıştım. Yüzünde her zaman ki gibi hiç bir sorunu olmayan insan ifadesi vardı.
- "Ah canım hoşgeldin.
Hoşbulduk hayatım.
Ayakkabılarını çıkartıp içeri girdi. Jackte çoktan uyanmış ve salona gelmişti.
- Günaydın jack nasılsın tatlım?
İyiyim Milly teyze sen nasılsın.
Bende iyiyim. Seni de oldukça iyi gördüm.
*********************************************
Hep beraber sofraya oturduk. Masa da yok yoktu.
- jack neler yapıyorsun tatlım. Annen çok fazla dışarı çıkmadığını söyledi. Evde oturmaktan sıkılmıyor musun ?
Jackin suratı bir an için gerildi. Kendisine karışan ve hayatına burnunu sokan insanları hiç sevmezdi.
Ama belliydi ki Jacki anlamak için onun derinliklerine inmek gerekirdi.
Milly konuşmalarına devam etti. Bir yandan sütlü çayını yudumluyor , bir yandan da Jack ile konuşuyordu.
-Tatlım ben psikoluğum. Seninle sadece biraz sohbet etmek istiyorum.
Sinirlenmişti Jack. Ne yani annesi jacki bir sorunlu gibi mi görüyordu ?
Jack yüzünü buruşturmuş ve öfkeyle masadan ayrılmıştı. Milly de Angelin omuzuna ben hallederim dercesine dokunmuş ve Jackin arkasından gitmişti.
Jack her zaman ki gibi kendisini müziğin dünyasına kaptırmıştı.
- Jack.
- Milly teyze seni severim ama lütfen çıkarmısın odamdan.
Milly Jackin ricasını duymamış ve odadan çıkmamıştı. Jackte sinirlenmiş ve müziği daha da açmıştı. Milly bir an için rahatsız oldu. Fazla müzik kulaklarını çınlatmış ve hızlı bir hamle yapıp müziği kapatmıştı.
- Jack lütfen sen artık kocaman bir delikanlısın.
Bu hareketler sana hiç yakışmıyor.
Jack gözlerini Millye dikti.
Peki o halde ne konuşmak istiyorsunuz benimle?
- Tatlım annen , annen senin sosyal birisi olmamandan yakïnıyor. Kimseyle görüśmüyor ve arkadaşlık kurmuyormuşsun.
-İyi de bunun kime bir zararı var ki ? Dışarı çıkmaktan hoşlanıyorum ancak şuan için dışarda ki insanlar bana uygun değil.
- Uygunluktan kastın nedir Jack ?
- Annem devamlı kızlarla görüşmemi istiyor. Oysa ben kızlardan pek fazla hoşlanmıyorum benim tek bir kız arkadaşım var oda Emy. Kız arkadaş olarak bana bir tek o iyi geliyor. Çünkü o diğerleri gibi değil.
- Diğerleri ?
- Ukalalar, havalılar , burnu havada olanlar , kıskanç olanlar ve hem cinslerine bir düşman gibi bakanlar...
- Tatlım iyi ama her kız böyle değil ki. Mesela annen o öyle biri mi ?
- Hayır ama o benim annem. Belki de oda onlar gibi birisidir ama bana öyle gelmiyordur.
- Yanlış düşünüyorsun Jack. Etrafını biraz daha gözlemle olur mu tatlım?
Umursamaz bir tavırla kafasını salladı Jack. Anlaşılıyordu ki Millynin dedikleri bir kulağından girip , ötekinden çıkıyordu...
Milly bütün bu olup bitenleri bir türlü anlayamıyordu. Jack evin tek çocuğuydu ve etrafın da psikolojisini bozacak her hangi bir kız yada kadın yoktu. Anlaşılan oydu ki kendi derinliklerin de saklı ve kendisine göre geçerli sebepleri vardı. Jack kafasını yastığa koyup müzik dinlerken Milly'de çoktan odadan çıkmış ve Jack'İ kendisi ile baş başa bırakmıştı..
*****************************************************************************
Ne oldu Milly ? Konuşabildin mi Jack ile ?
Konuştum tatlım ama fazla sabırsız. Beni çok fazla dinleyip umursadığını söyleyemem sadece tek tuk cevaplar alabildim buda onu anlamak için yetersiz..
Offfffff. Ne yapacağım ben bu çocukla ? Onu anlamak ve kendini dinletmek gerçekten çok zor. Ne olduğunu , neden böyle durgun ve içine kapanık olduğunu anlayamıyorum. Hiç bir şey ona iyi gelmiyor. İki yıl öncesine kadar yine 18 yaşında , düzelir diyordum ama üniversiteye gitti halen aynı şuan 20 yaşın da ve o genç bir delikanlı gibi değil üzgünüm ama genç kızlar gibi Milly..
Angelin yanaklarından süzülen yaşlar Milly'i oldukça üzmüştü. Koca bir delikanlının sorunları ile uğraşmak gerçekten ne kadar da zordu..
Angel üzülme lütfen. Hepsi geçecek sen yeter ki hep yanında ol bana kızları fazla sevmediğini söyledi. Havalılarmış , burnu büyük davranıyorlarmış.
Ha Bir de Emy'den bahsetti onun öyle diğerleri gibi bir kız olmadığından anlaşılan Emy ona iyi geliyor onu çağırmaya ne dersin ? Belki de Emy ona yardım eder.
Biraz düşündükten sonra kafasını olumlu anlamda sallamıştı Angel. Anlaşılıyordu ki iş yine Emy'e kalmıştı.
Kahvaltı sofrası hala yerli yerin de duruyordu. İkisi de Jack ile uğraşmaktan bir türlü oturamamış ve zaman geçirememişlerdi. Oysa şimdi Emy'i çağırma fikri bir nebze de olsa iyi gelmiş ve yüzlerini güldürmeye yetmişti.Kahvelerini yudumlarken Angel'da Emy'i aramak ile meşguldü.
DU LIEST GERADE
Arayış (Genç Bir Erkeğin Cinsel Tercih Romani)#wattys2019
JugendliteraturBU KİTAP GERÇEK KİŞİLERLE KONUŞULARAK , GERÇEK BİLGİLERİ , GERÇEK YAŞAMLARI KALEME ALINARAK YAZILMIŞTIR Jack kendi halinde gizemli bir çocuktur. Yaşıtlarından daha farklı giyiniyor ve daha farklı bir hayata sahip olmak istiyordur. Babası Stiw oğl...
