Buz gibi havanın içinde,yavaş adımlarla parka doğru yürüdüm.Karanlıktı.Soğuktu.Ama yinede dışarıda hattı sayılacak kadar insan vardı.Ben bile bu soğuğu bu derece hissediyorsam onlar neden hâla buradalardı?
El kadar bebekler,küçük çocukler,ve onların ebeveynleri...
Parkta hiç boş bank yoktu.Ve hiç boş salıncak.Buraya son geldiğimde kaydırak sağlam ve sağlıklı tahtadandı.Şimdi ise o tahta kaydırağın yerinde -belki sağlam- ama sağlıksız plastik bir kaydırak vardı.
Salıncaklar boşalana kadar biraz bu yeni kaydırağı incelemeye karar verdim.Yönümü değiştirdim.Kaydırağa birde köprü eklemişlerdi.Güzel duruyordu aslında...
Sonra salıncağın boşaldığını gördüm.Biraz yürüdüm.Arada pek bi mesafe yoktu zaten.
Tam bindiğim sırada bir çocuk koşarak bana doğru geliyordu.Derin nefes aldım.Kurtsal hormonlarıma sakin ol dedim.O küçük bir çocuk,tehlikeli değil.
Benim bindiğimi gören çocuk ağzını büzerek bana baktı.Gözlerini kıstı.Bu bir erkek çocuğu idi.10-11 yaşında var idi.
Bana öyle bakmasından hoşlanmamıştım.
Bana bakarak o cırtlak sesiyle 'Anneee' diye bağırdı.Arkasını döndü ve koşarak Annesi olduğunu tahmin ettiğim kadının yanına gitti.
O tüm bunları yaparken ben hiç çaba sarf etmeden salıncakta hızla bir ileri bir geri sallanıyordum.'O kız benim yerimi kaptı' dedi annesine.Annesi çocuğu kolundan tuttuğu gibi diğer boş salıncağa doğru sürükledi.
Onu boş verdim.Alttarafı küçük bir çocuktu.Etrafıma bakındım.Parkın süs havuzunda su yoktu.Işıklar insanın gözünü kamaştırıyordu.İnsanların...Ama ben insan değildim.Ve bir daha hiç bir zaman insan olamayacaktım.
Sonra rüzgarın etkisiyle burnuma gelen kokulara baktım.Çoğunlukla insan kokusuydu.Yağmur ile ıslanmış ağaçların,çiçeklerin ve çimen kokusu..Ve keskin bir koku..Çamaşır Suyu gibi bir koku..
Bu koku ancak b...
Vampir!
Oradaydı ağaçların arasından bana bakıyordu.Kanlı gözleri ve bembeyaz dişleriyle bana gülümsüyordu...
HERKESE MERABA.UMARIM BEĞENMİŞSİNİZDİR.
