BÖLÜM-1

1K 129 75
                                        

Alberta, ağacın altında bir tahtaravellinin başında öylece etrafı izliyordu. Karşısında yaşıtları oyun oynuyor ve gülüp eğleniyordu. O ise yalnızdı. Nedenini bilmiyordu. Akranları onu farklı görüyordu. Görünümü ve yaptığı davranışlar nedeniyle  dışlanıyordu. Ve o henüz daha 17 yaşındaydı.

Çok geçmeden yanına üç tane kendi yaşıtında genç kız geldi. Kızlar Katy, Bella ve Alice' di. Alberta bu kızlarla kasaba içinde pek çok kez tartışma içine girmişti.

Katy ağzını büzerek,

" Vay vay vay bakın kimler buradaymış? "

Kızlar Katy'e gülerek eşlik ettiler.
Bella, Alberta'yı itekleyerek,

"Çekil şuradan. Bu alet iki kişilik tatlım."

Sözlerine ağzını büzerek ve ağlamaklı bir ses tonuyla devam etti:

" Ama ne yazık ki senin bu alete binecek hiç arkadaşın yok."

Bella ve arkadaşları hep bir ağızdan gülmeye başladı. Alberta ise çok kızgındı, insanların kendine gülerken izlemekten nefret ediyordu. Ama hep o anlarda vücudu kitleniyordu. Kastakı kesiliyor, ağzı mühürleniyordu. Vücudu soğuk soğuk terliyor, elleri titriyor ve hareket edemiyordu. Katy,

" Sana burdan çekil dedik aptal! Bizi duymadın mı ?"

Diyerek onu koluntan tuttu ve yere fırlattı. Alberta yüz üstü düşmüştü ve canı acıyordu. Katy o yerde acı çekerken etrafında yürüyerek konuşmaya devam etti:

"Biliyor musun Albert'a, senin annen ve baban yok. Bi abin, ablan ya da kardeşin yok. Yani bu kasabada seni kimse koruyamaz.  Sana sen istemediğin zaman dokunduğumuzda gidip bizi şikayet edebileceğin kimsen yok. "

Alberta' nın baş ucuna geldi ve ona doğru eğildi. Elleriyle Alberta'nın yüzüne gelen saçlarını geriye attı. Başı kanıyordu ve öfke doluydu. Katy kibirli bakışlarıyla,

" Daha açık konuşayım tatlım. Aileme gelip kimse 'Kızınıza sahip çıkın çünkü kızımın kıçını pataklamış' demeyecek. Zavallı..."

Alberta bu sözlerin ardından daha da öfkelendi. Katy'nin gözlerinin içine bakıyordu o an gözlerinin önüne tüm yaşadığı kötü olaylar geldi. Defalarca yalnız kaldığı, dışlandığı hatta dövüldüğü anlar tek tek gözlerinin önüne geliyordu. O en çok kendine kızgındı. Çünkü o anlarda hiç bir şey yapamamıştı. Karşılık vermeyi bırakmış kendini bile koruyamıyordu. Belkide buna son vermek isteyerek başını biraz daha kaldırdı ve Katy'e yaklaşarak onun yüzüne tükürdü.
Katy çok şaşırmış ve sinirlenmişti. Kızların hepsi bakakalmıştı. Alberta ilk defa karşılık vermişti. Ve bu karşılık ise Katy'i  en utandıracak şekilde gerçekleşmişti. Katy sağ eliyle yüzünü sildi,

" Demek Karşılık vermek istiyorsun kaltak."

Ayağa kalktı ve Alberta'nın karnına bir tekme attı. Alberta acıyla cenin pozisyonunu aldı. O sırada ağaçtan bi kaç yaprak döküldü. Katy,

" Bu nasıldı pislik!"

Ve bir tekme daha attı ve ardından bir tane daha, defalarca vurdu. Her tekmesinde Alberta acıyla kıvaranıyordu. Kıvrandıkça hava iyice kararıyordu. Güneş çekilmiş ve havayı kara bulutlar sarmıştı. Kızlar ani hava değişiminden endişelenmiş ve korkmaya başlamışlardı.
Alberta acıyla inliyordu. Ayağa kalkmaya çalıştı ama geri düştü. Katy, tekrar eğildi ve Alberta'nın kulağına yaklaştı,

" Nasıldı, sevdin mi?"

Alberta daha da öfkeliydi. Ağzından kanlar akmıştı. Sol gözü tamamen açıkken sağ gözü kısık bir şekilde bakıyordu. Gülümsedi,

"Devam et Katy, çünkü bu canımı hiç acıtmadı!"

Alice endişeyle araya girdi,

" Katy yeter gidelim burdan biri gelicek." Dedi.

Bella, Katy'nin kolundan tutarak onu ayağa kaldırdı,

" O haklı gidelim burdan. Napacaksın öldürecek misin?"

Katy kolunu sertçe kendine çekti.

"Tamam gidelim."

Tam gidiyorlardı ki Katy arkadasına döndü ve Alberta'nın karnına sert bir tekme daha attı. O anda öyle bir şiddetli gök gürledi ki kızların yürekli ağzına geldi.
Bella yüksek ve korkmuş bir sesle,

" NOLUYOR?"

Alice,

"Bilmiyorum hemen defolup gidelim burdan!"

Üçününde Kalp ritimleri korkudan değişmişti. Bella ve Alice Katy'e bakıyordu. Katy ise önce havaya sonra Alberta'ya baktı. Korkuyordu ama diğerlerine korktuğunu belli etmek istemiyordu. Ayağıyla Albertanın sol kolunu itti ve sırt üstü yatmasını sağladı. Bella ve Alice de Katy'nin yanına geldiler ve hepsi Alberta'ya bakmaya başladılar. Kanlar içinde ve acı çekiyordu. Gözlerinden yaşlar aklamaya başladı. Tam o anda yağmur yağmaya başladı. Şiddeti giderek artıyordu. Herkes olanları şaşkınlık ve korkuyla izlerken Katy,

"O bir şeytan!"

Diyerek geri geri adım atmaya başladı. Sonra arkasına dönüp koşmaya başladı. Kızlar ise hemen arkasından onu hızla takip etmeye başladılar. Çok geçmeden oradan uzaklaştılar.

( Herkese selamlar💙 kitabımı yazmaya devam ediyorum. Yazdıkça yayınlayacağım. Eleştirileriniz olursa lütfen çekinmeden yazın🙏

OYLARINIZLA DESTEK OLABİLİRSİNİZ🌸🙏 ŞİMDİDEN TEŞEKKÜR EDERİM ❤💙

Büyüyeceğimizden eminim. Çünkü yapmaktan keyif aldığım ve kendimden tamamen emin olduğum tek şey yazmak... Bu yolda beraber yürüyebiliriz... Okumaya devam edinn💙💙💙🙏

ALBERTA: DOLUNAY'IN SON IŞIĞIStories to obsess over. Discover now